Antalya Alevi Bileşenleri, 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren 33 aydın ve 2 otel çalışanını katliamın 33. yıl dönümünde Antalya Kültür ve Cemevi önünde toplanarak ortak açıklama yaptı. Madımakta işlenen katliamın insanlık suçu olduğunu belirten Antalya Alevi Bileşenleri, dosyadaki zaman aşımı kararını asla kabul etmeyeceklerini vurgulayarak iktidara seslendi.

Madimak Katliaminin 33 Yilinda Antalyadan Adalet Cagrisi (8)

NAİL KAMACI DESTEK VERDİ

Görevden alınan CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı’nın da destek verdiği açıklamaya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı katılım sağladı.

NATO’YA SERT TEPKİ

33 yıl önce yaşananların derin acısının hala içlerinde bir ateş gibi yandığını belirten Antalya Alevi Bileşenleri, Ankara’da yapılacak olan NATO zirvesine ise ateş püskürdü. NATO’nun Türkiye’yi yeni savaş senaryolarının merkezi haline getirme çabası olduğunu söyleyen Antalya Alevi Bileşenleri, NATO’yu istemediklerini vurguladı.

Madimak Katliaminin 33 Yilinda Antalyadan Adalet Cagrisi (5)

“2 TEMMUZ TARİHİN İYİLEŞMEYEN BÜYÜK UTANCIDIR”

Antalya Alevi Bileşenleri adına açıklamayı okuyan Hatice Aksoy şu sözlere yer verdi:

“2 Temmuz 1993, tarihimizin en ağır, en zifiri karanlığı ve bu ülkenin dinmeyen, iyileşmeyen büyük utancıdır. Sivas Madımak Oteli’nde gerici karanlık güçlerin ve onların eli kanlı tetikçilerinin harladığı o ateşle 33 canımızı, aydınımızı, fidanımızı sonsuzluğa uğurlayışımızın üzerinden tam 33 yıl geçti. 33 yıl önce bugün yakılan ve canlarımızı hayattan koparan o kor ateş, bugün hâlâ canlarımızın ailelerinin, yakınlarının, yoldaşlarının ve yüreği eşitlik ile özgürlük yolunda atan bütün direngen insanlarımızın içinde yanmaya, ciğerini dağlamaya devam ediyor.

Madimak Katliaminin 33 Yilinda Antalyadan Adalet Cagrisi (6)

“YAŞANANLARI UNUTTURMAYA ÇALIŞTILAR”

Bizlere yaşattıkları bu büyük acıyı sessiz sedasız unutturmaya, hafızalarımızdan silmeye çalıştılar; oysa hesaba katmadıkları, asla anlayamadıkları bir gerçek vardı: Hesabı sorulmayan acı unutulmaz. Unutulmamakla kalmaz, akıllarda her zaman ilk günkü tazeliğiyle dururken, katillere ve o katilleri besleyen sisteme karşı harlanan bir öfkenin, hesap sorma bilincinin her gün yeniden yeşerdiği bir dirence dönüşür.

Madimak Katliaminin 33 Yilinda Antalyadan Adalet Cagrisi (3)

“ZAMAN AŞIMI KARARINI KABUL ETMİYORUZ”

Bugün buradan, siz değerli basın emekçilerinin ve halkımızın huzurunda yeniden haykırıyoruz: Madımak’ta işlenen insanlık suçuna verilen zaman aşımı kararını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz! Madımak’ın eli kanlı katillerinin tek tek, sudan bahanelerle sırtları sıvazlanarak, cumhurbaşkanının iki dudağı arasından çıkan "affettim" sözüyle serbest bırakılmasını, tahliye edilmesini asla kabul etmiyoruz. Bizler biliyoruz ki bu katliamlar sadece gelip geçici iktidarların değil, faşist sistemlerin bir sorunudur.

Madimak Katliaminin 33 Yilinda Antalyadan Adalet Cagrisi (4)

“TARİHSEL BİR SORUMLULUKTUR”

Kendinden görmediği inançlara, işçiye, köylüye, kadına, doğaya ve hayata dair hiçbir saygısı olmayan mevcut AKP-MHP faşist bloku da bu uygulamaları en etkili silah olarak kullanmaktadır. Ses çıkaran herkesi abluka altına almaya çalışan, milyonların iradesini, tek adam rejiminin anti demokratik müdahaleleri ile, "Mutlak Butlan" kararlarıyla, kayyum darbeleriyle hiçe sayan bu düzene karşı mücadele etmek bizler için artık bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluktur.

“BİZLER ASLA DEVLETİN ALEVİSİ OLMAYACAĞIZ”

Bizler Aleviler olarak Yol’un yolcudan öte olduğunu, bu yolun bedellerle bezeli bir Hak yolu olduğunu bilenleriz. Bu anma bir yas günü değildir; bu anma 33’lerin, egemenlerden ve zalimlerden daha çok yaşayacaklarının mühürlü bir yeminidir. Ancak daha geçmişin yaralarını saramamışken, bizi inancımızdan koparmanın, asimile etmenin başka yollarına başvuruyorlar. Cemevlerimizi imar mevzuatında "kültürel tesis" olarak tanımlayarak ibadetimizi yok saymaya, cami, kilise, havra gibi diğer ibadethaneler ile eşit statüye getirmekten kaçarak anayasal haklarımızı ihlal etmeye yelteniyorlar. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Cemevleri yönetmeliklerle geçiştirilemez, doğrudan Anayasa'da ibadethane olarak tanımlanmalıdır. Bizler asla devletin Alevisi olmayacağız!

Madimak Katliaminin 33 Yilinda Antalyadan Adalet Cagrisi (2)

“BU SAVAŞ ÖRGÜTÜNÜ VE ZİRVESİNİ TOPRAKLARIMIZDA İSTEMİYORUZ”

Değerli Canlar, mazlumun coğrafyası tektir. Bugün emperyalist saldırganlık dünyanın dört bir yanında halklara kan kustururken, Filistin'de halk, Siyonist barbarlığın soykırımı altında bir ölüm kalım savaşı verirken, antiemperyalist bir tutum almak kaçınılmazdır. Tam da bu dönemde, emperyalizmin kanlı savaş örgütü NATO'nun zirvesinin Ankara'da yapılacak olması, coğrafyamızı yeni savaş senaryolarının merkezi haline getirme çabasıdır. Bizler, halkların boğazlanmasını hedefleyen bu savaş örgütünü ve zirvesini topraklarımızda istemiyoruz.

Madimak Katliaminin 33 Yilinda Antalyadan Adalet Cagrisi (7)

“EMPERYALİST PROJELERİN BİR SONUCUDUR”

Unutmayalım ki Suriye'deki Alevi canlarımızın cihadist barbarlar eliyle katledilmesi de bu emperyalist projelerin bir sonucudur. Geçtiğimiz aylarda HTŞ denilen eli kanlı selefi çetenin yönetimi ele geçirmesiyle başlayan barbarlık; başta Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus'ta olmak üzere Alevilere yönelik katliamlarını sistematik bir soykırıma dönüştürdü. Bu barbarların liderleri ülkemizde kırmızı halılarla karşılanırken, meclis kürsülerinden "Şimdi mi Aleviler için ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz" deme pervasızlığını gösterdiler. Bu sözler ve bu tavırlar, bizler için direnmekten, yan yana gelmekten ve örgütlenmekten başka bir seçenek olmadığının en açık kanıtıdır.

“ÜLKENİN VE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA ADALET ATEŞİNİ YAKTIK”

İşte bu yüzden sevgili canlar, omuzlarımızda tarihin bize yüklediği bu zorlu görevle hafızamızı diri tutmanın, sesimizi çoğaltmanın tam vaktidir. Tüm Alevi kurumlarımız, yöre derneklerimiz ve demokratik kitle örgütlerimizle birlikte ülkenin ve dünyanın dört bir yanında adalet ateşini yaktık. 2 Temmuz’da "33 Can, 33 Yıl" şiarıyla başta Sivas olmak üzere yurdun dört bir yanında, Avrupa'da, Britanya'da, Avustralya'da ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bağlamalarımızla, semahlarımızla, deyişlerimizle ve sarsılmaz inancımızla alanlarda olduk. Haklı taleplerimizi haykırmak, canlarımızın anısını gökyüzüne nakşetmek için tüm halkımızla beraber bir kez daha alanlardayız. Bu mücadele sadece birkaç güne sığdırılamaz.

Madimak Katliaminin 33 Yilinda Antalyadan Adalet Cagrisi (1)

“KATLİAMIN ARKASINDAKİ YAPILAR AÇIĞA ÇIKANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

"33 Can, 33 Yıl" şiarıyla yürütmeye başladığımız anma programlarımız, adalet ve eşit yurttaşlık taleplerimiz yıl sonuna kadar kesintisiz bir şekilde devam edecektir. Madımak Oteli amasız, fakatsız bir "Utanç Müzesi" olana dek, bu katliamın arkasındaki derin yapılar açığa çıkıp yargılanana dek mücadelemiz durmayacaktır.

“BU DAVA, BİZ BİTTİ DEMEDEN BİTMEZ”

Bizler, Pir Sultan Abdal’ın torunları, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin yolundan ayrılmayanlar, Kalender Çelebi'nin yoldaşları olarak, Zulme sessiz kalmayacağız, karanlığa teslim olmayacağız, Pir Sultan'ca yol yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz. Gelin canlar bir olalım, bu gerici, çağ dışı barikatları yıkalım, adaleti birlikte haykıralım. 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı, İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımı olmaz. Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava, biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız... Unutmadık, Unutturmayacağız!”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ