Antalya Manavgat’ta yapılmak istenen GES projesine karşı Manavgat halkı birlik oldu. Bugün Alara Park Düğün Salonu’nda düzenlenen ÇED “Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılım Toplantısı”nda GES’e hayır sesleri yükseldi. Toplantıya katılan Antalya Barosu’na kayıtlı Avukat Salim Berkay Aksu, Manavgat Oymapınar halkının temiz su, yaşam alanı ve doğanın korunması mücadelesine destek verdi.

“YERELİN SESİNE KULAK VERİN”
Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Aksu, verilen mücadelenin helal amaçlı bir demokratik insan hakkı mücadelesi olduğunu belirtti. Oymapınar’ın kara teslim edilmeyeceğinin altını çizen Aksu, yerelin sesine kulak verin çağrısı yaparak, “Buranın halkı, burada bozulan içme suyu, tahrip edilen doğa ve geri dönüşsüz olarak ortadan kaldırılan ormanla baş başa kalır” dedi.

“HELAL AMAÇLI BİR DEMOKRATİK MÜCADELEDİR”
Düzenlenen toplantıda Antalya Barosu adına konuşan Avukat Aksu şu ifadelere yer verdi:
“Antalya Barosu olarak buraya Oymapınar Manavgat halkıyla destek ve dayanışmada bulunmak için geldik. Biz de bu konuda sözümüzü söylemek istiyoruz. Az önceden beri biz söylenenleri dinliyoruz. İnsanlar içme suyundan, temiz gıdaya erişimden bahsediyor. Yenilenebilir enerji ve iklim adaleti meselesi her şeyden önce insanların içme suyuna ve yaşam alanına sahip çıkma mücadelesidir. Bu onların var olduğu koşulları ortadan kaldırarak gerçekleştirilemez. Biz şunu açıkça vurguluyoruz. Anayasanın 56. maddesi gereğince sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı bir insan hakkıdır. Dolayısıyla burada verdiğiniz mücadele bir insan hakkı mücadelesidir. Helal amaçlı bir demokratik mücadeledir.

“HALK İSTEMİYOR”
Burada bazı teknik verilerden bahsediliyor. Sorun bu zaten. İnsan hayatı, doğayla ilişkisi teknik bazı parametrelere ilgili indirgeniyor. Demokrasi denilen olay sadece işe yaradığında, pratik işler olduğunda veri kabul edilmesi gereken bir olay değildir. Bu halk bunu istemiyor ve bunu vurguluyorsa bu yapılmamalıdır, yapılmayacaktır. Burada bu insanlar yaşamaya devam edecekler. Şirket burada karını ortaya koyduktan sonra başka bir kar alanı bulup oraya yönelecek.
“DOĞA KAR ALANI HALİNE GETİRİLEMEZ”
Bugün depremzedelerin Hatay'da yaşadığı rezerv alan dramı da trajedisi de aynı şeyi ifade etmektedir. Şirket başka bir yerde yine bir ÇED toplantısı yapar, yine başka bir yerde bir yatırım yapar. Ama buranın halkı, burada bozulan içme suyu, tahrip edilen doğa ve geri dönüşsüz olarak ortadan kaldırılan ormanla baş başa kalır. Yerelin hassasiyetlerine kurak verin buranın kadınlarının, çocuklarının, yaşlılarının, gençlerinin her birinin doğadaki bitki örtüsünün, hayvanlarının, kuşlarının, böceklerinin seslerine kurak verin. Doğa kar alanı haline getirilemez. Oymapınar kara teslim edilemez. Bu ÇED toplantıları kağıt üzerinde kalmamalıdır.”





