Antalya Eğitim ve Araştırma Vakfı Başkanı Gülen İkizoğlu, Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşanan facianın ardından Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşanan okul saldırısıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Olayın sosyolojik bir vaka olduğunu belirten Gülen İkizoğlu, konunun çok taraflı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

ÖĞRENCİLERE MADDİ VE MENTÖRLÜK DESTEĞİ

Başkanlığını yaptığı Antalya Eğitim ve Araştırma Vakfı’nın; Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Sanayici ve İşinsanları Derneği’nin iştirakiyle kurulduğunu hatırlatan İkizoğlu, iş dünyasının yanı sıra 50 gönüllünün destek verdiği kuruluşlarıyla başta üniversite öğrencileri olmak üzere maddi ihtiyacı olan başarılı, yalnızca desteğe ve yönlendirmeye ihtiyacı bulunan öğrencilere burs, mentörlük ve kariyer planlaması alanlarında destek verdiklerini söyledi.

Manisa’daki Olaydan Sonra Dikkat Çeken Tespitler! Bu Çocuklara Ne Oluyor (1)-1

TEK BAŞINA GÜVENLİK ÖNLEMİ YETERLİ DEĞİL

Kahramanmaraş’ın ardından Manisa’da yaşanan olayı tek başına bir şiddet problemi ya da eğitimde bir güvenlik problemi olarak ele almanın doğru olmayacağını belirten Gülen İkizoğlu, “Buraya daha multidisipliner bir yaklaşımla yaklaşmamız gerekiyor. Bu sorunun temelinde birçok dejenerasyon var. Okullarda güvenlik önlemleri ve tedbirleri alınabilsin isteğimiz var. Ancak tek başına güvenlik tedbiri almanın yeterli olmayacağını yurt dışındaki örneklerde de gördük. Nitekim geçen seneki Maraş olayından sonra aslında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda çok ciddi güvenlik tedbirleri alındı” diye konuştu.

ALINAN ÖNLEMLER YETERLİ DEĞİL Mİ?

Alınan güvenlik tedbirleri kapsamında okullara velilerin girişinin dahi kısıtlandığını, öğretmen-veli görüşmeleri yapabilmek için Milli Eğitim Bakanlığı’nın sistemi üzerinden randevu planlayarak okula gitmeyi sağlayan bir sistem kurulduğunu belirten İkizoğlu, kapıda güvenlik için gerekli tedbirlerin alındığını söyledi.

İkizoğlu, “Dolayısıyla bu sadece devletin bir güvenlik açığı olarak değerlendirilebilecek bir durum değil. Ancak böyle bir olay yaşanıyorsa elbette güvenlik sorunu ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

Manisa’daki Olaydan Sonra Dikkat Çeken Tespitler! Bu Çocuklara Ne Oluyor (1)

BİREYSEL SİLAHLANMA ARTIK CİDDİ BİR SORUN

Olayın sosyolojik olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Antalya Eğitim ve Araştırma Vakfı Başkanı Gülen İkizoğlu, şunları söyledi:

“Bireysel silahlanma problemini ele almalıyız. Küçük bir çocuğun pompalı tüfeği nasıl bulduğunu sorgulamalıyız. Küçük bir çocuğun yanı sıra sıradan bir vatandaşın pompalı tüfeğe nasıl erişebildiğini değerlendirmeliyiz. Bireysel silahlanma konusunda ciddi bir problemle karşı karşıya kaldığımızın öncelikle farkına varmamız gerekiyor.”

DİZİ, OYUN VE SOSYAL MEDYANIN ŞİDDETE ETKİSİ

Şiddetin artık normalleşmeye başladığını belirten İkizoğlu, “Özellikle diziler, oyunlar, internet ve sosyal medyayla şiddet eylemi normalleşti. Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki şiddetin yanlış olduğunu ifade ettiğimiz, şiddetin hatalarına ve zararlarına ilişkin yayınların, paylaşımların dahi şiddet fiilini artırdığını gösteriyor. Yani bir şeyi sadece pozitif olarak adlandırmamız değil, negatif olarak göz önüne sermemiz de şiddete teşvik edebiliyor.

Şiddet haberi de bunu teşvik ediyor. İntihar haberlerini vermek, insanları intihara teşvik edebiliyor. Çünkü görünür kılıyor” şeklinde konuştu.

Manisa’daki Olaydan Sonra Dikkat Çeken Tespitler! Bu Çocuklara Ne Oluyor (2)

ŞİDDETİ NORMALLEŞTİRİYORUZ

Eskiden şiddetin daha az olmadığını belirten Gülen İkizoğlu, şöyle devam etti:

“Şimdi sosyal medya ve bireysel açıklamalarla artık kamuya erişim çok daha hızlı ve kolay. Dolayısıyla biz artık eskiden tek tük duyduğumuz haberleri her gün duyuyoruz. Duydukça normalleştiriyoruz. İlk gün duyduğumuzdaki hissettiğimiz acıyla aynı olayı 10’uncu kez duyduğumuzda hissettiğimiz acı aynı değil. Bu sadece şiddet için de geçerli değil. Her gün kanser haberi duyarsanız kansere karşı duyarsızlaşırsınız. Dolayısıyla şiddeti de sürekli duymak, özellikle genç nesilde bu duyarsızlığı artırıyor” ifadelerini kullandı.

ONLİNE OYUNLAR ŞİDDETİ VE ÖLÜMÜ TEŞVİK EDEBİLİYOR

Bu tür haberleri yaparken haberin psikolojisinin ve toplumu nasıl dönüştürdüğünün de değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Gülen İkizoğlu, “Şiddetin bir diğer ayağı, çocukların özellikle online oyunlarla çok genç yaşta tanışıp o oyunları anlayamıyorken ve algılayamıyorken şiddeti ve öldürme fiilini bir normalleşme çerçevesinde alması, bilinçaltına yerleşmesi. Bu konuda tedbirler alınıp yasak konuluyor. Telefonlar bununla ilgili yazılımlar yapıyor. Aileler ellerinden geldikçe dikkatli oluyorlar ama tabii ki bu tek başına çözüm olmuyor” şeklinde konuştu.

Manisa’daki Olaydan Sonra Dikkat Çeken Tespitler! Bu Çocuklara Ne Oluyor (2)-1

EBEVEYNLERE DÜŞEN ÖNEMLİ GÖREVLER

Sosyal medyadaki bazı kanallarla, internetteki bazı ağlarla ya da bazı oyunlarda çocuklara şiddet içeren görevler verildiğini belirten İkizoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Benzer oyunlar hemen hemen her yıl çıkıyor. Bu tip zararlı zihinlerle karşılaşan çocuklar şiddet meyilli büyüyor. O yüzden ailelerin yapabileceği en önemli şey, çocukların internette neyle karşı karşıya kaldıklarını dikkatle izlemek. Oynadıkları oyunlarda özellikle sürelere dikkat etmek zorundalar. Ebeveynlerin, özellikle online yazışmalı oyunlarda çocuklarımızın kimlerle iletişim kurduğuna dikkat etmesi gerekiyor. Şiddetle ilgili aile içinde eğitim vermesi gerekiyor.”

SUÇLU TEK BİR ODAK DEĞİL, HERKES SORUMLU

Yaşanan şiddet olaylarının sorumlusu olarak tek bir odağı suçlamanın doğru olmayacağını belirten Gülen İkizoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Burada ailelere, öğretmenlere, devlete, sosyal medyada içerik sağlayıcılarına, basın-yayın kuruluşlarına görev düşüyor. Bunu tek başına, tek bir yeri suçlayarak anlatamayız. Ama her şeyden önce bizim hep beraber oturup bireysel silahlanmanın nasıl bu kadar kolaylaştığını konuşmamız gerekiyor.”

Muhabir: HASAN YAVAŞLAR