Günümüzün masa başı iş yaşamı, hareketsiz geçirilen uzun saatler ve ergonomik olmayan çalışma ortamları omurga sağlığı açısından risk oluşturuyor. Zayıf kas yapısı, fazla kilo, sigara kullanımı ve düzenli egzersiz eksikliğinin de eklenmesiyle bel ve boyun rahatsızlıklarının görülme riskinin arttığı belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, 2020 yılında dünya genelinde 619 milyon kişinin bel ağrısından etkilendiği, bu rakamın 2050 yılına kadar 843 milyona ulaşmasının beklendiği bildiriliyor. Türkiye Sağlık Araştırması 2022 verilerine göre ise 15 yaş ve üzeri bireylerde son 12 ay içerisinde bel bölgesi problemleri yüzde 24,6 ile en sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir, Omurga ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Akyüz, uzun süre oturmanın omurga üzerindeki etkileri, korunma yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.

"AĞRILAR 6 AYDAN UZUN SÜRÜYORSA DİKKAT"
Omurga problemlerinin en yaygın ilk belirtisinin ağrı olduğunu ifade eden Akyüz, genetik yatkınlık, vücut ağırlığı, meslek, yaşam biçimi ve geçmiş yaralanmaların rahatsızlıkların ortaya çıkmasında etkili olduğunu belirtti. Başlangıçta belirli aralıklarla görülen ağrıların zaman içerisinde şiddetlenebildiğini, kollara veya bacaklara yayılan elektrik çarpması benzeri hislerin ortaya çıkabileceğini kaydetti. Hastalığın ilerlemesiyle karıncalanma, yanma, uyuşma ve güç kaybının da görülebileceğine dikkati çeken Akyüz, 6 aydan uzun süren, tekrarlayan ve geçmeyen kol veya bacak ağrılarının omurga kireçlenmesi ya da fıtık gibi rahatsızlıkların habercisi olabileceğini bildirdi.

"İÇ ORGANLARA YANSIYAN AĞRILARLA KARIŞTIRILABİLİYOR"
Omurga kaynaklı rahatsızlıkların bazı durumlarda böbrek, safra kesesi, mide veya kalp gibi organlardan kaynaklanan ağrılarla karıştırılabileceğini belirten Akyüz, ani hareketler, kas zorlanmaları ve travmaların da benzer şikayetlere yol açabileceğini ifade etti. Uzman muayenesi ve gerekli radyolojik görüntülemelerle vakaların büyük bölümünde tanının konulabildiğini kaydetti.

"TEDAVİDE ÖNCELİK KORUYUCU YÖNTEMLER"
Omurga rahatsızlıklarının tedavisinde öncelikle risk faktörlerinin azaltılmasının amaçlandığını belirten Akyüz, ilaç tedavisi, istirahat ve kişiye özel fizik tedavi egzersizlerinin ilk aşamada uygulandığını ifade etti. Şikayetlerin devam ettiği ve cerrahi müdahalenin gerekli görüldüğü hastalarda mikrocerrahi yöntemlerinin uygulanabildiğini kaydeden Akyüz, yaklaşık 2 santimetrelik kesiyle gerçekleştirilen müdahalelerin ardından hastaların genellikle aynı gün ayağa kalkabildiğini ve bir gün içerisinde taburcu edilebildiğini belirtti. Gerektiğinde üçüncü haftadan itibaren rehabilitasyon programının uygulanabileceğini aktardı.
"MASA BAŞINDA ÇALIŞANLARA 8 ÖNERİ"
Omurga sağlığının korunması için günlük yaşam alışkanlıklarının önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mahmut Akyüz, dengeli ve doğal beslenilmesi, vücut ağırlığının ideal aralıkta tutulması ve sigaranın bırakılması gerektiğini belirtti. Masa başında çalışanların her saat başı kısa molalar vermesini ve basit germe hareketleri yapmasını öneren Akyüz; haftada en az 3 gün yüzme veya omurgayı destekleyen hafif sporların yapılmasını, kısa mesafelerde yürüyüşün tercih edilmesini, düzenli sağlık kontrollerinin aksatılmamasını, ağır yük kaldırmaktan ve ani zorlayıcı hareketlerden kaçınılmasını tavsiye etti.





