Antalya’nın en önemli alanlarından biri olan Dokumapark’ta Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz yeni proje duyurusu yapmıştı. Bu duyuru ilk başta endişe yaratmış tepkiler gelmişti. Ancak Kocagöz’ün şeffaf ve ortak akıl tutumuyla tepkiler sona erdi. Dokumapark Projesi’ne bir destek de Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi eski Başkanı Cem Arüv’den geldi. Arüv, şu sözlere yer verdi;
ENERJİ İÇİN TASARLANMIŞTI
“Söz konusu alan esas itibarıyla eski Antalyalıların çok iyi hatırlayacağı bir yerdir. Adeta Antalya’nın eski organize sanayi bölgesi olarak adlandırabileceğimiz bir yer, yani dokuma fabrikasının bulunduğu alan. Zaten bu bölgede biliyorsunuz pil fabrikası, Ferrokrom fabrikası vardı. Eskiden Antalya Yağ Sanayi A.Ş. de oradaydı. Pek çok sanayi tesisi Antalya’nın 1950’li ve 60’lı yıllarında hep burada kurgulanmıştı. Kepez 1 ve Kepez 2 hidroelektrik santralleri de benzer şekilde bu bölgenin enerji temini için tasarlanmıştı.
ŞEHİR KALKINMA SÜRECİNE GİRMİŞTİ
Antalya’da o günün koşulları son derece sınırlıydı. Şehir bir kalkınma sürecine girmişti. Bu anlamda Antalya’da yapılan önemli yatırımlardan birkaçını oluşturuyordu buradaki sanayi tesisleri. Zaman içerisinde buradaki kapasitesini dolduran tesisler, bir de şehrin içerisinde kalmaları nedeniyle, yeni organize sanayi bölgesinin 1980’li yıllarda ilan edilmesiyle üst bölgeye taşındılar. Altta kalan tesislerin önemli bir kısmı ise faaliyetlerine son vermek zorunda kaldı. Bu aşamadan sonra biliyorsunuz, o bölgede artık Ferrokrom fabrikası dışında herhangi bir sanayi tesisi faaliyet göstermiyor.
ELİMİZDE KALDI
Kentsel gelişim çok hızlı bir şekilde arttı. Bölge tamamen yapılaşmaya açıldı. Kepez, nüfusuyla ve yerleşim şekliyle ilimizin en büyük ilçelerinden biridir. Kepez’de sosyal donatı alanları açısından özellikle dokuma çevresindeki yerleşimlerde, kuzey tarafının ilk yerleşimi olan Dokuma Caddesi’nde yoğun yerleşimin sosyal donatı alanına ihtiyacı açıkça ortadaydı. Tabii bu fabrika alanlarının özelleştirme idaresiyle varılan mutabakat neticesinde Kepez halkının kullanımına sunulması büyük faydalar sağladı. En azından bölgede oturan yaşlıların, emeklilerin, gençlerin ve çocukların değerlendirebileceği bir alan ortaya çıktı. Dokuma fabrikasının bulunduğu yerle ilgili geçmiş yıllarda pek çok faaliyet gerçekleştirilmek istendi. Sivil toplum örgütleri değişik görüşler açıkladılar ve bunun neticesinde en azından halkın sosyal faydalanması için bir alan olarak elimizde kaldı.
KEPEZ HALKINA KAZANDIRILMALI
Ancak bölgeyi bütünsel olarak değerlendirecek olursak, ben olayı bir “fabrikalar mahallesi” mantığı içerisinde görüyorum. Yani Antalya’nın çevre yolunun kuzeyini kapsayacak şekilde, karayollarının arka tarafına kadar, Ferrokrom fabrikasının sonundan Akdeniz Sanayi Sitesi’ne kadar olan bölgeyi ve vakıf zeytinliğini içine alacak şekilde bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Bu alanın bir bütün olarak değerlendirilerek Kepez halkına kazandırılması gerektiğini düşünüyorum.
MERKEZLERLE DONATILMALI
Dolayısıyla elbette Kepez Belediye Başkanımız bu bölgeyle ilgili projeler geliştirmiş olabilir. Mevcut bir proje veya hayal vardır. Son derece saygı duyuyor ve destekliyorum da. Ancak planlama bütünlüğü açısından alanın bir bütün olarak değerlendirilmesi daha uygun olacaktır. Ferrokrom fabrikası, vakıf zeytinliği, Otokar’ın taşınması, pil fabrikası ve dokuma fabrikasıyla birlikte bu bölge, Antalya şehir merkezinde yeşil alan kavramı içerisinde ele alınmalıdır. İnsanların sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilecek park alanları ve kültürel merkezlerle donatılmalıdır.
ANTALYA’DA YEŞİL ALAN YOK
Özellikle insanların ortak kullanım alanı olarak projeler üretilen, çözümler geliştirilen ve tanımladığımız çerçevede gerçekleşmesi planlanan her faaliyete bizim Antalya olarak sempatiyle bakmamız gerekiyor. Yapı yoğunluğu şehir merkezinde anormal derecede artmış durumda. İnsanların yazın sıcak havalarda gezecekleri, rahatlayacakları bir yeşil alana ihtiyacı var. Şehrimizde mezarlıklar ve kamuya ait binaların dışında bir yeşil alan yok. Bir tek Karaalioğlu Parkı’mız var. Kuzeyde böyle bir yeşil alana ihtiyaç var. Bu ihtiyaç nereden karşılanıyor? İşte bu tip alanları yeşil alan olarak geliştirerek, yeşil doku oluşturarak şehir merkezinde yaratmak zorundayız.
ISI ADASININ ÖNÜNE GEÇİLMELİ
İklim değişiklikleriyle sıcaklıklar anormal derecede hissediliyor. Dolayısıyla bu bölgelerde oluşturulacak yeşil alan, özellikle şehirdeki “ısı adası” oluşumunun önüne geçmekte de önemli bir parametre olarak karşımızda durur. Vakıf Zeytinliği ’nin korunmuş olması Kepez’e büyük bir avantaj sağlamıştır. Eğer Vakıf Zeytinliği yapılaşmaya açılmış olsaydı, civarındaki yerleşimlere göre sıcaktan Kepez bölgesi oturulamaz hale gelecekti. Ancak Vakıf Zeytinliği sayesinde arka tarafta konutlar yapılabildi ve bir şekilde yerleşim kurulabildi. Düzlerçamı ve Kepez Üst Ormanı sayesinde de bölgede yerleşimler oluşabildi.
ANTALYA PROJELERE HASRET
Yeşil alanlar hayatın varlığı için zorunlu olan alanlardır ve Antalya’nın geleceği için mutlaka oluşturulması gereken yerlerdir. Antalya uzun zamandır projelere hasret. Dolayısıyla ilk defa Kepez Belediyesi tarafından bir proje önerisiyle karşılaştık. Projeyi incelediğimizde belediye başkanının gerek meclis konuşmalarında gerek basına yansıyan açıklamalarında ortak akılla, tüm sivil toplum örgütlerinin görüşlerine açık bir şekilde hareket etmek istediğini görüyoruz. Açık bir ihale sistemiyle bu işi yapmak istediklerini anlıyoruz.
KEPEZ BELEDİYESİ’NE DESTEK OLMALIYIZ
Bu kadar net ortaya konan projeyle ilgili sürecin halkın görüşleri çerçevesinde gelişeceğini desteklemekten başka yapılacak bir şey kalmıyor. Antalya halkının geleceği için üretilen her türlü projenin arkasında olduğumuzu ifade etmek isteriz. Elbette bu planlama bölgesi farklı amaçlarla da kullanılmak istenebilir. Halk gözetilmeden, belirli menfaat gruplarının lehine düzenlenebilir. Ancak belediyenin samimi ve dürüst bir tavır sergilediğini, meclis konuşmalarındaki açıklıkla gördüğümüz için böyle bir niyet olmadığını düşünüyoruz.
Biz bu iyi niyetli açıklamaları halkın bilgilendirilmesine yönelik bir adım olarak görüyor ve memnuniyetimizi ifade ediyoruz. Dolayısıyla projeye iştirak etmeli, görüş ve önerilerimizi sunarak destek olmalıyız. Kepez Belediyesi’nin bu projeyi hayata geçirmesi noktasında katkı koymamız gerektiğini düşünüyorum.”





