Gazeteci Ali Buldu’nun Muhittin Böcek ile ilgili sosyal medya paylaşımı dikkatleri üzerine çekti. Buldu’nun iddiasına göre; Böcek’in tarafını belli ettiği ve CHP tarafından yalnız bırakıldı. Buldu şu sözlere yer verdi;
“Kendine yakın ziyaretçilerin izlenimlerine göre Muhittin Böcek; “Hukukçu olsa bile kendi isim vermediği sürece kimseyle görüşmüyor. Zira gereksiz bilgiler veya dedikodular yüzünden tahliyesine odaklanamıyor. Sevmediği veya tavır koyduğu insanları ayıramayacağı ‘sen gelme’ diyemeyeceği için listeyi bizzat kendi oluşturuyor. Listede olmayanlar hukukçu veya milletvekili olsa bile cezaevine alınmıyor.
Eskisi kadar belediye işlerine karışmıyor hatta hiç karışmıyor artık. Büşra Özdemir’in vekil gibi değil asil olarak çalışması için özgüven oluşturma çabasının sonuç verdiğine inanıyor. Ne terfi, ne atama ne de görevden almayla ilgilenmiyor. Büşra Özdemir’in muhalefet karşısında duruşu, kendisi için çabası, saygısı ve Ankara dengesini koruması karşısında boşuna güvenmediği görüyor. Bir anlamda ‘emeklerim boşa gitmemiş’ diyor.
DEĞİŞTİĞİ ANLATILIYOR
ilk günlerindeki sert ve dik duruşunun bir yıl içindeki gelişmeler sonrası yerle bir olmasını ‘insan’ oluşuna bağlıyor. Belediyemden, ailemden ve en önemlisi halkımdan uzaklaştırılmam hele ki yalnızlaştırılmam yüzünden derin üzüntü duyduğunu her fırsatta söylüyor. Bu durumun hayata bakışını ve dolayısıyla ifadelerinin de bu yüzden değiştiğini anlatmaya çalışıyor.
Tutuklandığı ilk zamanlarda Özgür Özel’e güveniyor, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan nefret ediyordu. Şimdi tam tersi; Özgür Özel’in kendisini yalnız bıraktığı için nefret ediyor. Kılıçdaroğlu’na sonuna kadar güveniyor. Bir ara istifayı bile düşünürken şimdi partisi CHP’ye sarılmış durumda. Özel’e yakın isimlerle görüşmüyor bile. Avukatları bile değiştirip Kılıçdaroğlu’na yakın isimleri tercih etti.
EV HAPSİNE ÇIKACAĞINA İNANIYOR
Yakın zamanda ev hapsine çıkacağına inanıyor. Önceleri tüm partililer ve Antalyalıların sokaklara dökülüp mahkemeye baskı yapacağını böylelikle de anında tahliye olup çıkacağını düşünürken günden güne gerçeklerin böyle olmadığını anladı. Şimdi ‘Hukuk gerçekleri istiyor. Ben gerçekleri fazlasıyla anlattım’ diyerek ev hapsini hak ettiğini düşünüyor. Hukukta güvendiği kişilerin güvenilir olmadığını, en iyi savunmayı kendisinin sadece gerçeklerle yapabileceğini anladı.
Boş yere tartışmanın, insanlarla küsmenin ve düşman edinmenin gereksizliğini görüp yok yere cephe yaratmanın anlamsızlığını gördü. Parayla her şeyin satın alınabileceği inancının yıkılmasını bizzat yaşayınca ‘hayatta tek gerçek aile ve sağlık’ olgusunu benimsemeye başladı. Çok kızdığı oğlunu bağrına basmaktan başka çaresinin olmadığı ve suçlu görünmesinin nedenini kendine bağlayıp tahliyesi için çırpınmaya başladı. Tahliyesi sonrası kısa vadede suçsuzluğuna herkesin inanacağını ve siyasete devam edip farklı bir ‘Muhittin Böcek’ olarak yeniden başarı elde edip güvenilir bir isim olarak hafızalara kazınıp köşesine çekilmek istiyor."





