Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ALDAŞ’a ilişkin yürütülen dava kapsamında Muhittin Böcek’in ifadesi alınmaya başlandı. Savunmasında ALDAŞ’ın belediyeye bağlı 16 şirketten biri olduğunu belirten Böcek, şirketin yönetim yapısından ASAT ile yapılan iş birliği protokolüne, temsil ve ağırlama giderlerinden seyahat harcamalarına kadar çeşitli konularda açıklamalarda bulundu.

BÖCEK’İN İFADESİ BAŞLADI
Başkan Böcek şu sözlere yer verdi;
“İlk olarak, savcılık makamına daha önce vermiş olduğum ifadeyi aynen tekrar ediyorum. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden 2024 yerel seçim dönemine kadar Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüttüm. ALDAŞ, Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı 16 şirketten biridir. Bu şirket, 1995 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulmuştur.
Konyaaltı Belediye Başkanı olduğum 1999 yılından Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum 2019 yılına kadar, aralıksız 20 yıl boyunca ALDAŞ Yönetim Kurulunda üye olarak görev aldım. 2019 yılı itibarıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olmamın ardından ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak da görev yapmaya başladım.

TÜREL DÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ
2019 yılında önceki Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'den görevi devraldıktan sonra, Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla yönetim ve denetim alanındaki işlemlere kaldığımız yerden devam ettik. Yasal çerçevede yürütülen uygulamalarda mevcut durumu değiştirecek herhangi bir işlem yapılmadı.
Şirketin kurulduğu 1995 yılından bu yana yönetim ve denetim süreçlerinde görev alan, aynı zamanda ASAT ve Büyükşehir Belediyesinin birinci hukuk müşaviri olan ALDAŞ Genel Müdürü Avukat İbrahim Kurt ile çalışmaya devam ettik. Kendisine, iş ve işlemlerde herhangi bir değişiklik yapılmayacağı ve ALDAŞ'ın ASAT ile olan ilişkilerinin mevcut çerçevede yürütüleceği yönünde güven duyduk.
ÖNCEKİ SÖZLEŞME YENİLENDİ
ALDAŞ, ASAT'ın bazı işlemlerini gerçekleştirmesi amacıyla Dünya Bankası, Fransız Kalkınma Ajansı ve İller Bankası gibi kurumlardan kredi temin edilmesine yönelik süreçlerde danışmanlık hizmeti vermektedir. Nitekim ASAT'ın kurulmasının ardından, ALDAŞ ile ASAT arasında 12 Ağustos 1996 tarihinde müşavirlik ve danışmanlık sözleşmesi imzalanmıştır. Önceki belediye başkanları döneminde de sözleşmenin süresi uzatılmış, 2017 yılında yapılan uzatmayla sözleşme, hükümleri korunarak 2027 yılına kadar yürürlükte kalacak şekilde düzenlenmiştir.
Bu sözleşme kapsamında, belediyenin su ve atık su hizmetlerini yürüten ASAT'a müşavirlik ve danışmanlık hizmetleri verilmesi konusunda anlaşma sağlanmıştır. Yapılan harcamalar üzerinden yüzde 15 oranında ödeme alınması ve bu harcamaların ASAT'a fatura edilmesiyle ilgili adli ve idari bir süreçle de karşı karşıya kaldık. ALDAŞ, bir kamu iştiraki olması nedeniyle ASAT'a sunduğu müşavirlik ve danışmanlık hizmetleri kapsamında, taraflar arasındaki protokole bağlı olarak bu yüzde 15'lik ödemeyi almaktadır.
TALİMAT VERİLDİ
Bir kez daha vurgulamak isterim ki tüm bürokratlarıma olduğu gibi, bu iştirak şirketinin yöneticilerine de her zaman, yapacakları iş ve işlemlerde kendilerinin ve kurumlarımızın zarar görmemesi için yasal mevzuat neyi gerektiriyorsa onu uygulamaları ve bunun dışına çıkmamaları yönünde talimat verdim.
ALDAŞ ile ASAT arasında imzalanan protokolün benim dönemimde imzalanmamış olması, yine benim dönemimde uzatılmamış olması ve yürürlükteki protokolün kurumlarımız aleyhine olacak şekilde değiştirilmemesi, mevcut düzenlemenin aynı şekilde devam ettirilmesi; herhangi bir suç işleme veya şahsi menfaat sağlama amacımın bulunmadığının göstergesidir.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının temsil ve ağırlama ödeneği bulunmaktadır. Bu ödeneğin dayanağı Belediye Kanunu'dur. Kanun gereğince temsil ve ağırlama niteliğindeki harcamalar bu ödenekten karşılanmaktadır. ASAT'ın da kendi bütçesi içerisinde temsil ve ağırlama ödeneği bulunmaktadır.

ASAT'A FATURA EDİLDİ
Bu ödenekler, özellikle yurt dışından ve yurt içinden gelen, diplomatik veya kamu görevi sıfatı taşıyan kişilerin ağırlanmasına yönelik organizasyonlarda kullanılmaktadır. ALDAŞ aracılığıyla Dünya Bankası, Fransız Kalkınma Ajansı ve İller Bankası gibi kurumlardan alınması planlanan kredilerle ilgili temsil ve ağırlama faaliyetleri söz konusu olduğunda, bildiğim kadarıyla bu kapsamda yapılan harcamalar ALDAŞ tarafından karşılanmış, sonrasında müşavirlik sözleşmesi kapsamında ASAT'a fatura edilmiş olabilir.
HİÇ BİRİNDEN HABERİM YOK
Bunun dışında, kişisel nitelikte olduğu ileri sürülen harcamaların ALDAŞ tarafından ASAT'a fatura edilmesi konusunda herhangi bir talimatım kesinlikle olmamıştır. Mülkiye başmüfettişi raporunda tespit edilen ve şahsi harcamalara konu olduğu iddia edilen işlemlerden hiçbir şekilde haberim yoktur. Bu konuda tarafıma herhangi bir bildirim yapılmadığı gibi, şahsımın kamu zararı oluşturabilecek işlemlere yönelik bir onayı da söz konusu değildir.
ALDAŞ AŞ, yeminli mali müşavirlerden oluşan bağımsız bir denetim kuruluşu tarafından sürekli olarak denetlenmektedir. Düzenlenen raporlarda usulsüz herhangi bir iş veya işlem bulunduğuna ilişkin olarak Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla şahsıma herhangi bir bildirimde bulunulmamış, uyarı yapılmamıştır.
Şirket Yönetim Kurulu Başkanı olmamın yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini de yürütmem nedeniyle, şirket bünyesindeki bütün iş ve işlemleri tek tek kontrol etmem mümkün değildir. Şirketin iş ve işlemlerini yerine getirebilmesi için yönetim kurulu kararıyla ALDAŞ AŞ Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısına müşterek imza yetkisi verilmiştir. Bu uygulama, önceki dönemlerde olduğu gibi benim dönemimde de aynı şekilde sürdürülmüştür.
BİLGİ SAHİBİ DEĞİLİM
Kıvanç, Kulem ve Murat Zeydanlı'nın bu konudaki iş ve işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük yapıp yapmadıkları hakkında bilgi sahibi değilim. Mülkiye başmüfettişi raporunda yer alan faturalara göre, şahsımla ilişkilendirilen 14 adet otel faturası bulunduğunu ifade sırasında öğrendim.
ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığım dönemde, altyapı yatırımlarıyla ilgili olarak ALDAŞ aracılığıyla yürütülen uzun görüşmeler sonucunda Fransız Kalkınma Ajansından yaklaşık 59 milyon 800 bin avro kredi alınması gündeme gelmiştir.
İKİ KEZ ZİYARET ETTİK
Bu kredinin temin edilmesi amacıyla Fransız Kalkınma Ajansı yetkilileriyle görüşmeler yapılmış; ASAT Genel Müdürü ve ALDAŞ Genel Müdürüyle birlikte Fransa'nın Paris şehrine iki kez seyahat edilmiştir. Birkaç gün süren konaklamaların ardından Türkiye'ye dönülmüştür. Bu konaklamalar, söz konusu kredinin temin edilmesi amacıyla gerçekleştirilen görüşme ve toplantılardan kaynaklanmaktadır. İşin gereği dışında kişisel veya başka herhangi bir gerekçe bulunmamaktadır.
Kredi işlemleri kapsamında ilgili görevlilerle birlikte Paris'e iki kez gidilmiş, Fransız Kalkınma Ajansının Türkiye koordinatörlüğüyle yapılan görüşmeler için de İstanbul'a iki kez seyahat edilmiştir. Bu ziyaretler kapsamında İstanbul'da da konaklanmıştır.

AYRINTILARLA İLGİLENMEM MÜMKÜN DEĞİL
Büyükşehir Belediye Başkanı olarak böylesine yoğun bir çalışma programında, hangi otelde kalınacağı, toplantıların nerede yapılacağı ve diğer katılımcıların konaklama düzenlemeleri gibi ayrıntılarla doğrudan ilgilenmemin mümkün olmadığını takdir edersiniz. Bu tür iş ziyaretlerinde konaklama yerleri, toplantıların yapılacağı yerler, diğer katılımcıların programları ve güvenlik koşulları dikkate alınarak belirlenmektedir.
Bir Büyükşehir Belediye Başkanının konaklayacağı oteli kişisel olarak belirlemesi, ayarlaması ve planlaması işin doğasına uygun değildir. Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız ve diğer üst düzey devlet görevlilerimiz de iş programları kapsamında konaklayacakları oteller ve temsil-ağırlama kapsamındaki davet, yemek ve benzeri organizasyonlar için belirli programlar çerçevesinde hareket etmektedir.
ÜST YÜZEY AĞIRLAMA
Uluslararası görüşmelerde devletimizin itibarı her şeyden önce gelmektedir. Örneğin, dört yıldır Antalya Büyükşehir Belediyesini temsilen Moskova Hükümetiyle yürütülen çalışmalar kapsamında Dünya Ulaşım Zirvesi'ne konuşmacı olarak katılım sağlanmaktadır. Bu tür programlarda ev sahibi kurumlar tarafından üst düzey ağırlama gerçekleştirilmektedir.
BUNDAN RAHATSIZLIK DUYUYORUM
Bu çerçevede, özellikle uluslararası görüşmelerde devlet geleneğimizin gereği olarak misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamak ve devletimizin itibarını en üst seviyede tutmak önemlidir. 32 yıldır siyasetin içindeyim. Gecemi gündüzüme katarak turizmin başkenti Antalya'nın ve Antalyalı hemşehrilerimizin huzuru, refahı ve mutluluğu için çalıştım. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı 16 şirket ve iştirak bünyesinde 7 gün 24 saat esasına göre yürütülen çalışmalar kapsamında, konaklama ve yeme içme gibi konuların işin gereğine uygun biçimde düzenlenmesinden rahatsızlık duymuyorum.
ŞİDDETLE REDDEDİYORUM
Bugüne kadar hiçbir bürokratımın benden belirli bir restoranda rezervasyon yaptırmamı veya belirli bir yerde konaklamamı istediği olmamıştır. Çalışma arkadaşlarımın ve ailelerinin bu konularda açıklama yapabileceklerini düşünüyorum. ALDAŞ'ın bu harcamaları ASAT'a fatura etmesi nedeniyle kurumun zarara uğratılması gibi bir kastımız veya niyetimiz kesinlikle bulunmamaktadır. Bu nedenle kamu zararına neden olduğum yönündeki iddiaları şiddetle reddediyorum.
Mülkiye başmüfettişi raporunda şahsımla ilişkilendirilen 14 adet konaklama faturası bulunduğu belirtilmektedir. Bunlardan Paris'teki iki ve İstanbul'daki iki konaklama ve ziyaret işlemi dışındaki harcamaları kabul etmiyorum. Şahsımın tatil veya kişisel amaçlarla yaptığı iddia edilen harcamalarla ilgili bilgim bulunmamaktadır. Bu konuda Antalya Büyükşehir Belediyesinden araştırma yapılmasını, hangi tarihlerde görevde olduğumun veya başka bir şehirde bulunduğumun resmi kayıtlar üzerinden belirlenmesini talep ediyorum.

İDDİALARI KABUL ETMİYORUM
Dönemin Mali Hizmetler Daire Başkanı Selahattin Altun'un beyanlarıyla ilgili de açıklama yapmak isterim. Kendisi hem benim dönemimde hem de benden önceki belediye başkanları döneminde Mali Hizmetler Daire Başkanı olarak görev yapmıştır. Türkiye'nin en borçlu belediyelerinden biri olan kurumumuzu, birlikte yürüttüğümüz çalışmalar ve tasarruflarla borçlarını yönetebilir hâle getirmek için çaba gösterdik. Kendisinin aleyhimde olduğu ileri sürülen beyanlarını kabul etmiyorum. Gözaltına alınması ve tutuklanma tehlikesi altında bulunması nedeniyle bazı yanlış beyanlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum.
Daha önce de ifade ettiğim gibi, temsil ve ağırlama ödeneği kapsamında harcama yapılmaması gereken misafirler veya kişiler için ne ALDAŞ ne de başka bir şirket üzerinden harcama yaptırmam söz konusu olmuştur. Bu yönde hiç kimseye sözlü veya yazılı talimat vermedim.
YAZI TALİMATIM BULUNMUYOR
Temsil ve ağırlama kapsamında yapılan işlemlerin ve harcamaların ALDAŞ tarafından ASAT'a fatura edilmesi konusunda da yeterli bilgim bulunmadığını düşünüyorum. Kişisel nitelikte olduğu iddia edilen harcamalar, kişisel harcamalar değil, iş gereği gerçekleştirilen yurt içi ve yurt dışı resmi ziyaretler kapsamında yapılan harcamalardır. ALDAŞ tarafından şahsımla ilgili kişisel bir harcama için fatura düzenlenmesi yönünde herhangi bir talimatım olmamıştır. Bu yönde sözlü veya yazılı bir talimat verdiğime ilişkin bilgim bulunmamaktadır.
Bunun dışında, diğer sanıkların gerçekleştirdiği ileri sürülen ve kamu zararına yol açtığı iddia edilen harcamalar hakkında da bilgi sahibi olmadığımı bir kez daha vurgulamak isterim.
Mülkiye başmüfettişi raporunda kiralanan araçlardan birinin oğlum Gökhan Böcek tarafından kullanıldığı ve bazı cep telefonlarından birinin gelinime verildiği yönünde tespitler bulunduğu belirtilmektedir. Bu araçların oğlum Gökhan Böcek'e veya başka bir kişiye şahsi kullanım amacıyla verildiğine ilişkin herhangi bir bilgim ya da talimatım kesinlikle olmamıştır.
MELEK KURUKAMA AÇIKLAMASI
Murat Erviş'in 2025 yılında ALDAŞ bünyesinin satış bölümünde çalıştığını soruşturma nedeniyle öğrendim. Daha önce bu konuda herhangi bir bilgim bulunmuyordu. Mülkiye başmüfettişi raporunda adı geçen Melek Kurukama, şirketin yönetim kurulu kararıyla şirket bünyesinde iç denetçi olarak görev yapmıştır. Kendisi, eğitim geçmişi ve mesleki yeterliliği nedeniyle bu görevi bağımsız olarak yerine getirmiştir.
Şirketin resmi kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere, iç denetim müessesesi benim dönemimde alınan bir kararla şirket organı hâline getirilmiş değildir. Bu organ, şirketin kuruluşunda ana sözleşmeyle öngörülmüş bir yapıdır. Önceki Büyükşehir Belediye Başkanı döneminde de ana sözleşmede değişiklik yapılmıştır.

KURUKAMA NEDEN İÇ DENETÇİ?
Genel kurulun, şirket personeli olmayan ortaklar arasından veya dışarıdan üç yıl için iki denetçi seçmesini öngören ana sözleşme maddesi, 14 Nisan 2014 tarihinde Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünde tescil edilerek düzenlenmiştir. Bu bakımdan Melek Kurukama'nın iç denetçi olarak atanmasında ve görevine devam etmesinde şahsımın herhangi bir suç işleme kastı veya ihmali bulunmamaktadır. Melek Kurukama'nın tutuklanmasının ardından yaşanan süreç nedeniyle, aramızdaki duygusal yakınlıktan kaynaklanan zor bir dönem geçirmiştir. Bu nedenle ifade sırasında, denetçilik göreviyle ilgili kendisine söylediğim sözleri yanlış anlamış ve bu şekilde ifade etmiş olabileceğini düşünüyorum.
TEKNOKENT YAZIM PROJESİ YARIM KALMADI
Mülkiye başmüfettişi raporunda kamu zararına yol açtığı iddia edilen Teknokent Yazılım Projesi, yarım bırakılmış bir proje değildir. Bu proje, yönetim kurulu kararıyla başlatılmıştır. Antalya genelinde kayıt dışı ve kaçak sudan kaynaklanan zararın önlenmesi amacıyla su ve atık su işlemlerinin teknolojik imkânlarla takip edilmesini hedefleyen bir projedir. Proje tamamlanmadan önce altyapı yazılımının sağlanması amacıyla, raporda adı geçen Usta Yazılım programının ALDAŞ bünyesinde satın alınması gündeme gelmiştir. Yazılım programına destek sağlayan başka bir programın da kullanılması söz konusu olmuştur.
Proje tamamlandıktan ve yazılım devreye alındıktan sonra, kayıt dışı ve kaçak sudan kaynaklanan zararın büyük ölçüde önlendiği ve belediyemize ekonomik katkı sağlandığı görülmüştür. Projeyle ilgili belediye meclisinde sunum yapılmış ve ASAT Genel Kurulunda projenin kabulüne ilişkin karar alınmıştır. Bu konunun tüm ayrıntılarına ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt hâkimdir.
Bu projeden kaynaklı olarak herhangi bir kamu zararına yol açılması söz konusu değildir. İbrahim Kurt'un Usta Yazılım programının doğrudan benim talimatımla ilgili firmaya verildiğine ilişkin beyanları gerçeği yansıtmamaktadır. Benim bu firmayla sözleşme imzalanması yönünde doğrudan veya dolaylı herhangi bir talimatım olmamıştır.
Hatırladığım kadarıyla söz konusu firma, yazılım programını tanıtmak amacıyla ASAT Genel Kurulunda bir sunum gerçekleştirmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, ALDAŞ ile adı geçen firma arasında sözleşme yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar, ASAT Genel Kurulu tarafından alınmıştır.

AYRICALIK SÖZ KONUSU DEĞİL
Adı geçen firmaya herhangi bir kişi lehine ayrıcalık tanınması veya iltimas geçilmesi söz konusu değildir. Yazılım programı tamamlandıktan sonra kaçak su oranının yüzde 1 seviyesine düşürülmesi hedeflenmiştir. Bu yazılımın başka belediyelere de satılması amacıyla görüşmeler yapılmıştır. Programın siyasi ayrım gözetilmeksizin farklı belediyelere sunulması söz konusu olmuştur.
İbrahim Kurt'un beyanlarında belirttiği üzere, belediye meclisindeki farklı partilere mensup üyeler de kayıt dışı ve kaçak sudan kaynaklanan zararların önlenmesi için çeşitli tavsiyelerde bulunmuştur. Söz konusu firma bu süreçte belediyemize olumlu katkı sağlamış olabilir.
Ancak Mülkiye Başmüfettişliğinin, Teknokent Yazılım Projesi kapsamında yüksek tutarlı harcamalar yapılmasına rağmen projenin tamamlanmadığı ve sonrasında Usta Yazılım programının satın alındığı yönündeki tespitlerini kabul etmiyorum. Soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra hazırlanan rapor ve bilirkişi değerlendirmelerinde aleyhime yer verilen hususları da kabul etmiyorum.
SORUMLU TUTULMAM DOĞRU DEĞİL
ALDAŞ'ın belirtilen tarihler arasında Yönetim Kurulu Başkanı olmama rağmen, yönetim kurulu kararıyla şirket genel müdürü ve genel müdür yardımcısına müşterek imza yetkisi verilmiştir. Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimin yoğunluğu da dikkate alındığında, meydana geldiği iddia edilen kamu zararlarından denetim görevimi yerine getirmediğim gerekçesiyle sorumlu tutulmam doğru değildir.
Kişisel harcamalar olduğu iddia edilen ödemelerin şahsi harcamalar olmadığını açıkça ifade ettim. Zimmet ve zimmete konu olduğu ileri sürülen diğer eylemler bakımından denetim görevimi yerine getirmediğim yönündeki iddiaları kabul etmiyorum. Bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.
BERAATİNİ İSTEDİ
Gerek belediye başkanlığı gerekse ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerim sırasında kamu zararına yol açacak herhangi bir iş veya işlem içerisinde bulunmadım. Otuz iki yıllık siyasi hayatım boyunca hesabını veremeyeceğim hiçbir yanlışın altına imza atmadım. Bu nedenle hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyor, beraatimi talep ediyorum."





