Antalya’da unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden müzik aleti tamirciliği adeta can çekişiyor. Babasının 30 yıl önce açtığı atölyeyi işletmeye devam eden Haydar Keçebaşoğlu, işyerinde müzik aletli imalatı, tamiratı ve bakımını yapmaya devam ediyor.
BAŞKA HİÇBİR MESLEĞE BENZEMİYOR

Nadide bir mesleğinin olduğunu ve hiçbir mesleğe benzemediğini belirten Keçebaşoğlu, mesleğinde hatanın geriye dönüşünün olmadığını anlattı. Hata yapması halinde sil baştan başladığını ve tekrar düzeltme şansının olmadığını belirten Keçebaşoğlu, ut tamiratı, keman tamiratı, viyolonsel, viyola ve gitar gibi müzik aletlerinin bakım ve onarımını icra ettiğini belirtti.
KULLANILAN AĞAÇ ÇOK ÖNEMLİ

İyi bir sazın, iyi bir ustayla özdeş olduğunu belirten Keçebaşoğlu, yaptığı işin inceliklerini şöyle anlatı: “Usta işinin ehliyse, saz da iyi olur. Bu noktada kullanılan malzemenin büyük önemi var. Malzemenin kuru olması lazım. Geri kalan kısımda mobilyayla alakalı. Akustik özelliği olan ağaçlar kullanıyorum. Kestane, dut, ardıç cd kokulu ardıç tercihlerim arasında. Ağacın kuru olması lazım. En az altı ay dik olarak nemini atması lazım. O dönemde ağaç kendini belli ediyor”.
BU İŞ SADECE PARA İÇİN YAPILMAZ
Dünyanın tek ortak dilinin müzik olduğunu belirten saz ustası Haydar Keçebaşoğlu, “Dünyanın en uzak ülkelerinde bile müzik notaları geçerli, Enstrüman değişik olabilir, figüranlar değişik olabilir ama sisteme hitap eden notalar aynıdır ve hiç değişmeyecektir. Bu iş sadece para için yapılmaz.
Para için yapan satanlar, ‘ne kadar ucuza mal ederim ne kadar ucuza satarım’ hesabını yapınca ortaya fason işler çıkıyor. Bu tür anlayışlar, bizim gibi mesleğin gerçek emekçilerine de zarar veriyor. Biz sattığımız malın arkasında duruyoruz."





