Türkiye’nin en önemli örtüaltı üretim merkezi olan Antalya, narenciye üretiminde de liderliğini sürdürüyor. Türkiye’nin hemen her ilinin narenciye ihtiyacını karşılayan kent, özellikle Avrupa Birliği ülkelerinin ve Rusya’nın narenciye tedarikçisi ili konumunda bulunuyor.

YÜK GEMİLERİ VURULDU, İHRACATÇI ZORDA KALDI
Başta portakal, limon ve mandalina olmak üzere çok sayıda narenciye ürün çeşidini üreten Antalyalı çiftçiler, ürünlerinin hasat zamanı gelmesine rağmen sorunlarına çözüm arıyor. Devam eden Rusya-Ukrayna savaşı nedeni ile bazı yük gemilerinin vurulması nedeni ile Rusya’ya ihracatın donma noktasına gelmesi, üreticileri zor durumda bıraktı.

GEMİ HATTI AÇILMAZSA SORUN BÜYÜK
Finike’de narenciye üretimi ve ihracatı yapan Ferda Tekin, Rusya’ya olan gemi seferlerinin tekrar açılmaması halinde kendilerini zor günlerin beklediğini belirterek, “Narenciye maalesef kan kaybediyor. Rusya’ya gemi hattı açılmazsa üretici büyük sıkıntı yaşar. Nar üreticisi de aynı sıkıntıyı yaşıyor. İç piyasanın talebi var. Ancak yıllardır ihracat yaptığımız ülkelerde sorun yaşanınca ürünler elde kalıyor” dedi.

KAPIKULE’DE BEKLEME SÜRESİ 36 SAATİ BULDU
Rusya’nın yanısıra Avrupa Birliği’ne gönderdikleri ürünler için ciddi lojistik giderlerinin olduğunu belirten Ferda Tekin, “Şu anda Kapıkule Gümrük Kapısı’nın Bulgaristan tarafında tadilat olduğu için geçişlerde sıkıntı yaşanıyor. Tırların bekleme süresi 36 saati kadar varıyor. Bu durum hem ürünlerin bayatlamasına hem de lojistik giderlerimizin artmasına neden oluyor” dedi.

BİR TIRIN MALİYETİ 12 BİN DOLARA ÇIKTI
Antalya’dan çıkan bir tırın Moskova’ya veya Avrupa’nın herhangi bir ülkesine ulaşmasının maliyetinin 10-12 bin Dolar olduğunu belirten Ferda Tekin, şunları söyledi: “Mersin’den projelendirilen bir tren yolu projesi vardı. Bunun bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Girdi maliyetlerinin artması nedeni ile yaşadığımız sorunlara, döviz kuru eklenmişti, şimdi de ihracatta yaşadığımız lojistik sorun baş gösterdi. Üretici ve ihracatçının mağdur olmaması için bir an önce çözüm bulmalıyız”.





