Şair Şükrü Erbaş, Kepez Kitap Fuarı’nda, okurlarıyla şiir üzerine çok özel bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide şiirlerin ilham verici dünyasına dair düşüncelerini paylaştı ve okurları için şiirler okudu. Etkinlik sonunda kitaplarını imzalayarak okurlarıyla bir araya geldi.
Şair, şiirlerin yazım süreci ve ruhuyla ilgili “Bir şiiri yazarsınız; üç ay, beş ay kendinizi ikna edemezsiniz” dedi. Erbaş, şiirin sadece kağıda dökülen sözlerden ibaret olmadığını, ortaya çıkması için zaman, sabır ve derin içsel yoğunluk gerektirdiğini vurguladı.
Söyleşide Türk şiirinin usta isimlerine de değinerek, “13. yüzyıldan Yunus Emre, 16. yüzyıldan Pir Sultan Abdal, 17. yüzyıldan Karacaoğlan, 20. yüzyıldan Nazım Hikmet… Bizim yazdığımız şiirin temelini oluşturan bu isimler, tek bir şiir, tek bir türkü dinlemedi. Eğer bunu bilmiyorsanız gaflet, dalalet, hatta hıyanet içinde olabilirsiniz. Ama ruhunuz bunu bilir, genetiğiniz bilir. Bu dört isim hepimizin öğretmenidir” diye konuştu.
Erbaş, şiire yaklaşımını ve yazım sürecini de şöyle özetledi: “Ben yola çıkarken masamda ‘yarım bir şey bırakmayacağım’ diyerek çıktım. Şiirin yazım aşamalarını atlattığınızda, sekiz şiirden sonra gideceğiniz yeri görürsünüz. Şiirde gidilecek yer; çocukluk, aşk, ölüm, yalnızlık veya ayrılıktır.
Şiir aynı zamanda bir insanın dünyayla ve toplumla kurduğu ilişkiyi de yansıtır” dedi. Erbaş’ın söyleşisi, katılımcılara şiirin hem bireysel hem de toplumsal gücünü hatırlatan keyifli bir deneyim sundu.




