Gelin sizi biraz geçmişe götüreyim. Hasan Subaşı gençliğinden itibaren siyaset yaptığı DYP’den teklif alıp önce reddedip sonrasında kabul edip Antalya Belediyesi’nin son, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ise ilk Belediye Başkanı oldu. Subaşı’nın başkanlığı dönemde partisinin il örgütü ile arası hep açıktı. İl teşkilatı ile ilçe teşkilatı ile hatta milletvekilleriyle sorunlar yaşadı, sesi çıkmadı. İki dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra da seçimi kaybederek koltuğunu CHP’li Bekir Kumbul’a bıraktı.

Bekir Kumbul aday olduğunda ise bir ağlamadığı kalmıştı. O dönem Milletvekili olan Kumbul, 1999 seçimlerinde belediye başkan adayı değil, yeniden milletvekili adayı olmak istiyordu. Hatta hedefi Sağlık Bakanlığı’ydı. O dönem Baykal ile adaylık konusunda ters bile düşmüştü. Ancak parti disiplininden çıkmadı. Aday oldu ve kazandı. Seçim gecesi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesine rağmen partisi barajı aşamayınca gözyaşlarını tutamadı. Kumbul sadece 2 meclis üyesi ile partisi mecliste temsil bile edilmezken bir gün bile parti değiştirmeyi düşünmedi.

Menderes Türel ilk döneminde adeta tombaladan çıktı. O zamana kadar AK Partili olarak bilinmeyen Türel önce AK Parti’den teklif aldı sonra AK Partili oldu. Hiç beklenmedik bir anda aday gösterildi ve seçimi kazandı.

Sonrasında Mustafa Akaydın dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal tarafından belediye başkan adayı olması için ikna edildi ve aday oldu. Seçimleri de kazandı. Zaman zaman il teşkilatı ile kapışsa da seçimi kaybettikten sonra da partisi CHP’den Antalya Milletvekili oldu.

Menderes Türel ikinci döneminde genel merkezde teşkilatlardan sorumluydu. Son ana kadar aday belirlemede etkin rol oynadı. Hatta seçime kısa bir süre kala geldiği için kampanyaya geç başladı arayı çabuk kapattı ve bir dönem ara verdikten sonra yeniden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.

Muhittin Böcek hakkında Konyaaltı Belediye Başkanı iken hep AK Parti’ye geçeceği şeklinde söylentiler oldu. Kendisi de “Ben Deniz Baykal’a söz vermiştim” sözleri ile bu dedikoduların sürmesine neden oldu. 4 dönem süren Konyaaltı Başkanlığı sonrası CHP’den iki dönem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Zaman zaman partisi ile ters düştü. Özellikle pandemideki rahatsızlığı sırasında genel merkez ile sorunları zirve yaptı. Sonuç şu anda tutuklu bulunan Böcek hala CHP’li Belediye Başkanı.
Şimdilerde belediye başkanlığında yeni bir dönem başladı. Adayların belirlenme sürecinde gidiyorsun CHP genel merkezine. Elinde yöresel ürünler. Kapı kapı dolaşıp hediyeni dağıtıyorsun. Yalakalık diz boyu. Sonra Genel Başkan Özgür Özel’e ulaşıyorsun. Burada yalakalık zirve yapıyor. Sonra seçimlerde belediye başkan adayı olmayı başarıyorsun ve seçiliyorsun. Ardından soruşturmanın kokusunu alır almaz düne kadar kapısında dolaştığın Özgür Özel bir anda tukaka oluveriyor.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nda bunu yaşadık. Özgür Özel’e kızdı partisinden istifa etti. Ama ne hikmetse hiç partisiz kalamadı ve ver elini AK Parti. Geçtik Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a. CHP İlçe Başkanı Hamza Erdem üstü kapalı Yıldırım’a verdi veriştirdi. İsa Yıldırım’da güya Erdem’e kızdı ve partisinden istifa etti. Üç gün bağımsız kalmaya dayandı ve cupppp ver elini AK Parti.

Şimdilerde ise Türkiye’nin gündemi Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan. Özarslan her ne kadar “Asla CHP’yi bırakmam” diye antlar içse de bırakmış. Ancak Özarslan bir anda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisi ile yaptığı yazışmaları deşifre ederek adeta ülkenin gündemini değiştirdi. Bu konuda da Türk halkı adeta ikiye bölündü. Kimisi Özel’i üslubundan dolayı suçlarken, kimisi ise Özel’in sözlerini doğru buluyor.
Elbette Özgür Özel’in üslubunu savunmak mümkün değil. Ancak konuyu da mecrasından çıkarmamak gerekir. Sonuçta CHP oyları ile seçilen Özarslan, ilk fırsatta dümenini AK Parti’ye kırdı. AK Parti ise en azından şimdilik bu transferin kapısını kapattı gibi duruyor.
İşte yukarıda da yazdığım belediye başkanları kendi dönemlerinde ne böyle yalakalık yaparak aday oldular, ne de daha ilk krizde kendilerini güvenli sulara atacak transferler yaptılar.

Şimdi Özgür Özel’i beğenmedin, seni belediye başkanı yapan partini de beğenmedin. O zaman belediye başkanlığından da istifa edeceksin. Yok etmedin o zaman bağımsız kalacaksın. Antalya’da son örnek İsa Yıldırım. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’e her bulduğu mecradan sallıyor. İyi de birader sen aylar önce o partinin belediye başkanıydın. Şimdi ne oldu?
Bence bu ülkenin yeniden ahlak ve etik kurallara ihtiyacı var. Maalesef bu kadar yozlaşmanın yaşandığı bir toplumda bazı kuralların kendiliğinden oluşmasını beklemek ütopya. Bir siyasi partiden milletvekili, belediye başkanı, belediye meclis üyesi, İl Genel Meclis Üyesi seçilen kişilerin parti değiştirmesini yasaklayacaksın. Belli ki bazen siyasilere bile demokrasi bol geliyor. Bu yasa çıkmadığı sürece daha biz çok kişiye ‘Fırıldak Kubi’ lakabı takarız.
Esen kalın…





