Manisa'nın Soma ilçesindeki bir maden ocağında 1 Ekim 2026 tarihinde öğleden sonra meydana gelen göçükte, ilk belirlemelere göre 7 maden işçisinin göçük altında kaldığı bildirildi. İlk açıklamalarda 2 işçinin sağ olarak kurtarıldığı, 2 işçinin hayatını kaybettiği ve diğer işçilere ulaşılması için kurtarma çalışmalarının sürdüğü aktarılmıştı. Son gelişmelerin ardından 5 maden işçisinin daha yaşamını yitirdiği öğrenildi. Bunun üzerine DİSK Genel-İş Antalya Şube Başkanı ve DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi Oya Küçük, yazılı bir açıklama yaptı. Madenlerde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin üretim ve kâr hedeflerinin gerisine itilmemesi gerektiğini vurgulayan Küçük, göçüğün yaşandığı galeride yapılan denetimlerin, risk analizlerinin ve alınan güvenlik önlemlerinin kapsamlı şekilde araştırılmasını talep etti.

“MADENLERDE ÖLÜMÜ NORMALLEŞTİREN DÜZENE SON”
DİSK/Genel-İş Antalya Şube Başkanı ve DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi Vedat Küçük, açıklamasında ise “Manisa’nın Soma ilçesinde, İmbat şirketine ait maden Ocağında 1 Ekim 2026 tarihinde öğleden sonra meydana gelen göçükte ilk belirlemelere göre 7 maden işçisinin göçük altında kaldığı, 2 işçinin sağ olarak kurtarıldığı, 2 işçinin hayatını kaybettiği, diğer işçiler için kurtarma çalışmalarının devam ettiği bildirilmiştir. Acımız, öfkemiz ve endişemiz büyüktür. Soma’nın kara tarihinin dönüm noktası 13 Mayıs 2014’tür. O günden sonra hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair sözler tutulmamış, işçinin yaşamını üretim ve kâr hedeflerinin gerisine iten anlayış değişmemiştir. “Daha fazla kâr, daha fazla kan” politikası devam etmektedir” dedi.

MADENDEKİ GÖÇÜK İÇİN DENETİM ÇAĞRISINDA BULUNDU
“Cezasızlık patronlara cesaret verirken, üretim zorlaması ve kâr hırsı yüzünden işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini hiçe sayılmaktadır” diyen Küçük, “Soma’dan sonra Ermenek, Amasra ve İliç’te kitlesel maden facialarının yaşanması, bu vahşi birikim rejiminin sonucudur. Üstelik bu, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki kara tablonun sadece madenlerdeki yansımalarıdır. Göçüğün yaşandığı madende yeni açılan bir galeriden bahsedilmektedir. Galeride hangi denetimler yapılmıştır? Olası riskler değerlendirilmiş midir? Tahkimat ve kullanılan araçlar uygun mudur? Bu konularda kamu denetimi yapılmış mıdır? Unutulmamalıdır ki denetimin ölçüsü evrakların tamamlanması değil, işçilerin yaşamının korunmasıdır. Ve işçilerin yaşamı bir kez daha korunamamıştır” ifadelerini kullandı.

“TÜM SORUMLULUK ZİNCİRİ ARAŞTIRILMALI”
Yaşamını yitiren işçilerin ailelerinin başsağlığı dileyen Küçük, “Önceliğimiz, göçük altındaki işçilerin sağ salim kurtarılmasıdır. Yaşamını yitiren maden işçisi kardeşlerimizin ailelerine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Hiç zaman kaybetmeden, işverenden denetimle yükümlü kamu makamlarına kadar tüm sorumluluk zinciri araştırılmalı; ihmali ve kusuru bulunanlar yargı önünde hesap vermelidir. İşçilerin yaşamını hiçe sayan düzene ve cezasızlığa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.





