Dünyanın büyük kısmı suyla kaplı olsa da kullanılabilir tatlı su oranı yüzde 1’in altında bulunuyor. Başta Antalya olmak üzere su kaynakları Türkiye için önemini koruyor. Özellikle tarım ve turizm açısından kritik bir noktaya sahip olan Antalya’da suyun tasarruflu kullanımı konusunda pek çok kez uyarılar yapılmıştır. Dünya Su Haftası kapsamında da bu konu tekrar hatırlatıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Mustafa Sarı, mevcut su kaynaklarının yanlış kullanımı ve aşırı tüketimi nedeniyle sık sık susuzluk krizleri yaşandığını vurguladı. Musluktan akan suyun, tarlaların sulanmasının ve pazardaki ürünlerin su kıtlığını çoğu zaman gözden kaçırmamıza neden olduğunu belirterek uyarılarda bulundu.

Su Krizi Kapıda Mustafa Sarıdan Antalya Ve Dünyaya Uyarı (3)

MİLYONLARCA TÜR İÇİN ÖNEMİ VAR

Prof. Dr. Sarı, suyun sadece insan yaşamı için değil, içinde yaşayan milyonlarca tür için de hayati öneme sahip olduğunu hatırlattı. Planktondan köpek balığına kadar yaklaşık 2 milyon türün su ekosisteminde yaşadığını, bu türlerin %90’ının hâlâ keşfedilmediğini aktardı. Nehirleri, gölleri ve denizleri atık çukuru olarak kullanmaya devam etmenin, yanlış balıkçılık ve kirlilikle birleşerek canlıların büyük bir kısmının yok olma riskini artırdığını ifade etti. Suyun bilinçli kullanımı, ekosistemin korunması ve hem insanların hem de diğer canlıların geleceği için hayati öneme sahiptir, diyerek sözlerini tamamladı.

Su Krizi Kapıda Mustafa Sarıdan Antalya Ve Dünyaya Uyarı (3)-1

“SUSUZLUK KRİZİYLE YÜZLEŞİYORUZ”

“Dünyanın 4’te 3’ü suyla kaplı olsa da tarımsal üretim, sanayi, evsel kullanım, canlıların yapısındaki su, yeraltı suyu, atmosferdeki su buharının hepsini topladığımızda tatlı suyun oranı yüzde 1’den daha azdır” Prof. Dr. Sarı, “Zaten kıt olan bu suyla ilişkimiz de yanlış olunca sık sık susuzluk kriziyle yüzleşiyoruz. Suya bakışımız kendi çıkarlarımızla ilgili, yani şaşı! Eğer musluğumuzdan su akıyor, tarlada, bahçede sulama suyu ihtiyacı karşılanıyor, pazarda aradığımız sebzeyi, meyveyi uygun fiyata buluyorsak su kıtlığı hiç aklımıza gelmiyor. Oysa su bizim için hayatın kaynağı olduğu kadar içinde yaşayanlar için de yaşama ortamıdır. Yani suyun bir de canı var, su birilerinin yaşama ortamı, evi. Planktondan köpek balığına kadar tahminen 2 milyon civarında tür yaşıyor suyun içinde. Ve bu türlerin henüz %90’nı keşfedilmedi! Oysa suyla ilişkimizi değiştirmez, nehirleri, gölleri, deniz ve okyanusları atık çukuru olarak kullanmaya devam eder, yanlış balıkçılık adı altında canlıların kökünü kazırsak muhtemelen biz keşfetmeden bu canların büyük bir kısmı yok olacak!” sözlerine yer verdi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ