Coğrafi İşaretli ürünlerle markalaşma yolunda önemli adımlar atan Antalya, kendine has ürünlerle ön plana çıkmaya devam ediyor. Turizm Rehberi Semra Demirağ, Antalya’nın önemli markalarından zeytin ve zeytinyağını, turizm ile entegre etmesi halinde iki sektörde birden önemli mesafe alabileceğini söyledi.
BİLİNEN EN ESKİ MEYVESİ; ZEYTİN
Zeytinin Antalya’da 2500 yıldır bilindiğini belirten Semra Demirağ, “Tarihi çok eskilere dayanan zeytin, Milattan Önce (MÖ) 6 bin yılında Yukarı Mezopotamya’da çıkmış ve Anadolu’dan önce Girit, ardından Yunanistan üzerinden Avrupa’ya gitmiştir. ‘Ölmez ağaç’ olarak adlandırılan Zeytin, dünyanın en eski meyvesi olarak bilinir. Milattan önce 2000 yıllarına ait antik belgelerde, zeytinyağının değerinin şarabın 5, diğer tohum yağlarının 2.5 katı olduğuna dair kanıtlar var” bilgilerini verdi.

TÜM ANTİK KENTLERDE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI VAR
Antalya’daki antik kentlerde zeytin ve zeytinyağı ile ilgili kalıntıların bulunduğunu belirten Demirağ, şunları söyledi: “Perge Antik Kenti’nde zeytin sıkım araç ve gereçleri hala duruyor. Zeytin sıkım değirmeni, hamamları ve 3-4 katlı yapılar var. Antalya’nın 640 kilometrelik sahilinde yer alan Patara, Myra, Lymra, Phaselis, Treberna, Neapolis, Siedra gibi yüzlerce antik kentlerin tamamında zeytin içlikleri var. Bu nedenle Antalya’da tarih boyunca zeytinyağı üretilmiş ve limanlar aracılığıyla satılmış. Antik kentlerdeki taşlar ve zeytinlerin sıkıldığı taş değirmenler, Antalya’daki zeytinin geçmişini bize anlatıyor”.

OLEO TURİZM YAYGINLAŞIYOR
Son yıllarda ‘Zeytin Turizmi’nin geliştiğini ve buna ‘Oleo Turizm’ adı verildiğini belirten Semra Demirağ, sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir turizm, Agro turizm, Eko turizm, yürüyüş yolları, Antik zeytin kentlerine trekking rotaları, zeytinyağı müzeleri ve Likya Yolu’nun bu kapsamda ön plana çıktığını ve üretim tekniklerinde eski yöntemlerle yeni yöntemlerin inovasyonunun sağlanması gerektiğini ifade etti.

ANTALYA’DA OLEO TURİZM İÇİN HERŞEY VAR
Antalya’nın Oleo Turizm’den hak ettiği payı alabileceğini belirten Demirağ, “Bu kentte otel var, havayolu ulaşımı var, turizmin başkenti olmamız nedeni ile tanınırlık da var. Böyle bir kentte zeytin ve zeytinyağı turizmini çok rahatlıkla geliştirebiliriz. Antalya’ya gelen turistlere, ülkelerine giderken yanlarında götürebilecekleri kaliteli bir zetinyağı markamız mutlaka olmalı” şeklinde konuştu.
ULUSLARARASI KONSEYDE ZEYTİN TURİZMİ ZİRVESİ YAPILDI
Uluslararası Zeytin Konseyi’nin Aralık 2025’te ‘Oleo Turizm’ başlıklı seminer düzenlediğini belirten Rehmet Semra Demirağ, “Zeytin turizminde nelerin olabileceği ele alındı. Bu kapsamda; zeytin hasadı, yağ fabrikaları ve zeytin müzelerine ziyaret, zeytinyağı tadımlarına katılmak, duyusal analiz atölyeleri, zeytinyağı ile hazırlanmış yerel mutfağı deneyimlemek, çiftlik evlerinde konaklamak, hasat festivallerine katılmak, tüketicileri üretim süreçleri ve kalite standartları konusunda bilinçlendirmek, zeytin rotalarının geliştirilebileceği önerildi” şeklinde konuştu

ZEYTİNYAĞI MÜZESİ SAYIMIZ AVRUPA’NIN GERİSİNDE
Kayıtlı zeytinyağı rotası ve müzesi konusunda Avrupa’nın ciddi yol aldığını belirten Demirağ, konuşmasını şöyle tamamladı: “İspanya’da 19, Fransa ve İtalya’da 6’şar müze ve rota bulunurken, Türkiye’de bu sayı 3’te kaldı. Bu sayıları çoğaltmamız gerekiyor. Anadolu’nun bilinen en eski zeytin işliği, İzmir Urla’da bulunan Klazomenai’dir. Antalya’da ise Syedra Antik Kenti’nde Alanya’ya 30 kilometre mesafededir. Diğer zeytin müzesi ise Çanakkale Adatepe Müzesi’dir”.





