Antalya’da son günlerde Aksu, Serik, Kepez, Manavgat ve Kumluca’da çıkan yangınlar gündemdeki yerini korurken, son yıllarda art arda yaşanan orman yangınları iklim değişikliğinin etkilerini kentin günlük yaşamında doğrudan görünür hâle getirdi. Antalya Barosu’ndan iklim politikalarına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu Başkanı Av. Salim Berkay Aksu, orman yangınlarının yalnızca dönemsel afetler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, bu durumun tüm canlıların yaşamını tehdit eden bir boyuta ulaştığına dikkat çekti.

İKLİM KRİZİ BUGÜNÜ ETKİLİYOR
Av. Aksu, Antalya’da yaşanan yangınların iklim değişikliğinin etkilerinin artık geleceğe dair bir tehdit olmaktan çıktığını ve bugünün gerçeği hâline geldiğini söyledi. Akdeniz havzasında, özellikle orman yangınları başta olmak üzere iklim kaynaklı afetlere karşı giderek daha fazla risk bulunduğunu belirten Aksu, iklim adaleti talebinin merkezinde bu risklere karşı hem önleyici hem de yangın ve afetlerle mücadeleyi güçlendiren uyum politikalarının yer alması gerektiğini vurguladı.

“VİTRİN POLİTİKALARI İLE MÜCADELE EDEBİLMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu Başkanı Av. Salim Berkay Aksu, açıklasında ise “Antalya'da yaşanan orman yangınları bugün iklim değişikliğinin etkilerinin soyut, belirsiz ve geleceğe dair bir tehdit olmadığını, tüm canlı yaşamını tehdit eden bir düzeye ulaştığını bir kez daha ortaya koydu. Bugün iklim adaleti talebinin merkezinde Akdeniz havzasını tehdit eden sel ve orman yangınlarına karşı önleyici ve bastırıcı uyum politikaları bulunmaktadır. Her yıl yaşadığımız bu felaket tutarlı, sistematik ve yapısal bir iklim değişikliği politikasının yokluğuyla ilgilidir. İklim değişikliğinin sonuçlarıyla vitrin politikaları ile mücadele edebilmek mümkün değildir” ifadelerine yer verdi.





