İzmir’in Menemen ilçesinde görev yapan 26 yaşındaki avukat Özge Penbegül, polis memuru nişanlısı tarafından silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından yazılı açıklama yapan Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu, olayın münferit bir şiddet vakası olmadığını vurguladı.
Olayı “önlenebilir bir kadın cinayeti” olarak nitelendiren Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu, yaşanan bu tablonun bütününün ele alınması gerektiğini belirtti. Süreçte ihmali veya denetim zafiyeti bulunan bütün sorumluların tespit edilmesi için gerekli hukuki girimlerde bulunacaklarını belirten Kurul, “Yaşam alanlarına ve ikili ilişkilere dâhil edilen her denetimsiz silah, yurttaşların yaşam hakkını tehdit eden potansiyel bir tehlikedir” dedi.

“ÖNLENEBİLİR BİR KADIN CİNAYETİ DAHA”
Olayın ardından yazılı açıklama yapan Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu, şu sözlere yer verdi:
“Önlenebilir bir kadın cinayeti daha: 26 yaşındaki meslektaşımız Av. Özge Penbegül'ün katledilmesi; denetimsiz silahlanmanın ve sistematik kamusal ihmaller zincirinin sonucudur. İzmir'in Menemen ilçesinde görev yapan 26 yaşındaki meslektaşımız Av. Özge Penbegül'ün; toplumun can güvenliğini ve asayişi sağlamakla yükümlü bir kamu görevlisi olan polis memuru nişanlısı tarafından ateşli silahla katledildiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Failin olay sonrasında aynı silahla yaşamına son verdiği gerçeğiyle birlikte, yaşanan bu tablonun bütünü dikkatle ele alınmalıdır.
“MÜNFERİT BİR ŞİDDET VAKASI OLMANIN ÖTESİNDE”
Savunmanın, hukukun ve adaletin temsilcisi olan bir kadın meslektaşımızı daha erkek şiddetine kurban vermiş olmamız, sorunun yapısal boyutunu ve durumun vahametini açıkça ortaya koymaktadır. Yaşanan bu olay, defalarca belirttiğimiz gibi münferit bir şiddet vakası olmanın ötesinde; toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden, ataerkil yapının ürettiği iktidar ilişkilerinden ve kamusal koruma mekanizmalarındaki yapısal zafiyetlerden bağımsız düşünülemez. Ataerkil sistem içinde erkeklere dayatılan yetiştirilme koşulları ve tahakküm odaklı roller, erkekleri yalnızca çevrelerine değil, kendi yaşamlarına da ağır zararlar veren bir şiddet sarmalının faili ve nesnesi haline getirmektedir.

“İDARİ AKSAKLIKLAR YAŞAM HAKKI İHLALLERİNE ZEMİN HAZIRLAMAKTADIR”
Olayın gelişimi ve toplumsal arka planı, kurumsal sorumlulukların ve denetim eksikliklerinin göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir: Kadınların en yakınlarındaki erkekler tarafından şiddete maruz bırakıldığı gerçeği karşısında, önleyici ve koruyucu mekanizmaların eksiksiz işletilmesi hayati önem taşımaktadır. 6284 Sayılı Kanun'un getirdiği koruyucu ve önleyici tedbirlerin, hiçbir mesleki hiyerarşi, unvan veya imtiyaz gözetilmeksizin tavizsiz bir şekilde uygulanması yasal bir zorunluluktur. Koruma kararlarının etkin şekilde hayata geçirilmesindeki idari aksaklıklar, şiddet faillerini cesaretlendirmekte ve yaşam hakkı ihlallerine zemin hazırlamaktadır.
“SİLAH TAŞIMA YETKİSİNE SAHİP TÜM PERSONELİN KONTROLLERİ YAPILMALI”
Toplumun huzurunu sağlamak amacıyla kendilerine yasal olarak silah taşıma yetkisi verilen meslek gruplarının, bu öldürücü araçları kadınlara karşı bir tehdit unsuru olarak kullanabilmesi kabul edilemez. Silah edinme, bulundurma ve taşıma koşulları; kolluk personeli dahil olmak üzere istisnasız bir şekilde sıkı denetimlere tabi tutulmalıdır. Silah taşıma yetkisine sahip tüm personelin psikolojik değerlendirmeleri ve yeterlilik kontrolleri düzenli, şeffaf periyotlarla yapılmalıdır. Yaşam alanlarına ve ikili ilişkilere dâhil edilen her denetimsiz silah, yurttaşların yaşam hakkını tehdit eden potansiyel bir tehlikedir.

“YURTTAŞLARIN EN TEMEL HAKKI OLAN YAŞAM HAKKINI KORUMAKTIR”
Şiddet vakalarını münferit olaylar olarak ele almak; kurumsal sorumlulukları, denetim zafiyetlerini ve kontrolsüz silahlanmanın yarattığı toplumsal sonuçları göz ardı etmek demektir. İlgili makamların asli görevi, şiddeti doğuran yapısal koşulları ortadan kaldırmak, silah denetimlerini eksiksiz sağlamak ve yurttaşların en temel hakkı olan yaşam hakkını korumaktır.
“İHMALİ BULUNANLARA YÖNELİK HUKUKİ GİRİŞİMLERDE BULUNACAĞIZ”
Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu olarak; 26 yaşında aramızdan koparılan meslektaşımız Av. Özge Penbegül'ü saygıyla anıyor; ailesine, sevenlerine ve tüm yargı camiasına başsağlığı diliyoruz. Meslektaşımızın katledilmesine ilişkin adli ve idari sürecin tüm yönleriyle, titizlikle ve tarafsızlıkla takipçisi olacağımızı; süreçte ihmali veya denetim zafiyeti bulunan tüm sorumluların tespiti için gerekli hukuki girişimlerde bulunacağımızı beyan ediyoruz. Bireysel silahlanmanın kısıtlanması, silah taşıma yetkisine sahip aktif ve emekli tüm personelin silah edinme ve bulundurma şartlarının sıkı denetime tabi tutulması yönündeki kurumsal ve kamusal talebimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”





