Antalya merkezli BioAnatolia firması, Türkiye’de biyoteknik mücadelede önemli bir eşiği geride bırakarak; Tuta Absoluta ve Trips zararlı türleri için geliştirdiği feromon ürünlerinin ruhsatlandırma sürecini tamamladı.
TARIM BAKANLIĞI RUHSAT VERDİ
BioAnatolia kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Cenk Gürsoy, yıllardır yaptıkları bilimsel çalışmaların sonunda önemli bir eşiği aştıklarını belirterek, 2 zararlı için geliştirdikleri feromonlar için Tarım Bakanlığı’nın ruhsat verdiğini belirtti.

BÖCEKLERLE ÇİFTLEŞME DÖNEMİNDE MÜCADELE
Feromonlarrı tüm canlılarda olduğunu ancak özellikle böceklerin iletişim için kullandığı temel argümanlar olduğunu belirten Ziraat Mühendisi Cenk Gürsoy, “Çiftleşme zamanı dişi böcek çiftleşme feromonunu yayıyor ve erkek böcek birleşmeyi sağlıyor. Karıncalar yürüdükleri yollarda ayak izlerinde feromonlar bırakarak besine gitmesini, kolonisini yönlendirmesini sağlıyor. Kedilerde, köpeklerde hatta insanlarda bile feromonlar mevcut” diye konuştu.

ÇİFTLEŞME ÖNCESİ ÖNLEM ALINIYOR
Sera içerisindeki böceklerin yüzde 90’ının zararlı olmadığını, çiftleşme sonrası yavrularının zarar verdiğini belirten Ziraat Mühendisi Cenk Gürsoy, şunları söyledi: “Ya meyveye, ya da bitkinin içerisine giriyor. Biz burada çiftleşmeden önce erkek ve dişiyi farklı tuzaklama yöntemleriyle yakalıyor ve bu şekilde tarımsal mücadeleye katkı sağlıyoruz. Bitki koruma ürünü olduğumuz için çeşitli regülasyonlara bağlıyız. Tarım Bakanlığı tarafından üretim yerimiz, faaliyetlerimiz, ürettiğimiz ürünler denetleniyor. Daha sonrasında ortaya çıkan ürün, bağımsız kuruluşlar tarafından arazide biyolojik etkinlik denemelerine tabi tutuluyor. Sonra devletin kurumları, Antalya’da BATEM, Karadeniz’de KATEM gibi farklı kurumlar geliyor ve ruhsatlamaya gidiyoruz” diye konuştu.

İTHAL EDİLİYORDU, ARTIK TÜRKİYE’DE DE VAR
Ocak 2026’da aldıkları ruhsat sonucu öncelikle Antalya ve Akdeniz bölgesindeki domates ve biber üreticilerinin zararlılarla mücadelesine katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten Ziraat mühendisi Cenk Gürsoy, şunları söyledi: “Öncelikli olarak Akdeniz bölgesinde domates ve biber üreticilerine bu anlamda zararlılarla mücadelelerinde katkı sağlamak, daha sonra ulusal ve uluslararası olarak yayılmayı amaçlıyoruz. Dünyada bu konuda faaliyet gösteren çok az firma var. Şu ana kadar bu ürünler tamamen ithal olarak ülkemize geliyordu. Artık ülkemize kazandırmaktan mutluluk duyuyoruz. İlerleyen dönemde uluslararası pazardan da pay almak hedeflerimizden biri”. Domateste Tuta Absoluta ve biberde Trips için ruhsat aldıklarını belirten Cenk Gürsoy, “Akdeniz meyve sineği ve kahverengi kokarca için AR-Ge çalışmalarımız sürüyor. Üreticilerin en büyük sorunlarından biri. zararlıların pestisitlere karşı kazandıkları dayanıklılıklar. Bu her geçen gün artıyor ve ilaç maliyetleri üretim maliyetlerine yansıyor. Nihayetinde tüketiciye ekonomik zarar olarak dönüyor. Diğer yandan bu kimyasallar topraklarımızda ve suyumuzda kalıntılar oluşturuyor, insan sağlığına zarar veriyor. Bunun önüne geçebilmek için ilaçlama sayısını azaltmak dahi olsa biyoteknik yöntemlerin kullanılması elzem hale geliyor” şeklinde konuştu.

HEM SAĞLIKLI, HEM DAHA EKONOMİK
Kalıntı riskinin Akdeniz bölgesindeki büyük problemlerden biri olduğunu belirten Gürsoy, konuşmasını şöyle tamamladı: “İlaçlı ürünlerin geri dönmesi, israf edilmesi, ekonomik kayıp gibi birçok parametre pestisit kullanımında olumsuz sonuçlar doğuruyor. 2010 yılından beri biyoteknik mücadele yöntemleri devlet tarafından destekleniyor. Pestisitlerle karşılaştırıldığında en az yüzde 30–40 daha avantajlıyız. Elektrik, su, işçilik gibi görünmeyen maliyetler de hesaplandığında yüzde 50–60 daha ekonomik fayda sağlıyoruz”.





