Jeopolitik gelişmeler, afetler ve son yıllardaki iç–dış göç hareketleri, Antalya’nın nüfus yapısını hızlı şekilde değiştirdi. Her yıl yaklaşık bir ilin nüfusuna denk gelen göçmen kente yerleşiyor ve bu durum altyapı, üstyapı ve sosyal uyum konularında yeni zorluklar yaratmaya devam ediyor. Kent, Özellikle Rusya–Ukrayna savaşı ve COVID-19 etkisiyle artan yerleşik göçmen nüfusu ile hem demografik hem kültürel açıdan çeşitlendi. Ancak bu çeşitlilik kent genelinde sorunları da beraberinde getirdi.Antalya Sürdürülebilirlik Raporu’nda bu çeşitliliğin kentin sosyal dokusunu zenginleştirebilmesi için kapsamlı planlama ve yerel yönetimlerle merkezî uyum stratejilerinin eş zamanlı uygulanması gerektiğini vurguluyor.

Antalya’ya Her Yıl Bir Il Göç Ediyor (3)

“TÜM GÖÇLERİN OLUMLU VE OLUMSUZ SONUÇLARI OLUYOR”

Rapor’da Antalya’nın jeopolitik gelişmeler ve afetler nedeniyle oluşan iç ve dış göç hareketlerinden en fazla etkilenen illerden biri olduğu ifade edildi. Kentin yıllık nüfus artışı ortalama olarak, Burdur’un toplam nüfusuna yakın bir büyüklüğe karşılık geldiği vurgulandı. Raporda, “Uygun göçmenlerin kendi kültürel kimliğinden vazgeçmeden ev sahibi topluluğa uyumunu ve ev sahibi toplumun da kurumları ile birlikte göçmenleri kabul ederek ihtiyaçlarını karşılaması biçiminde iki taraflı bir durumdur. Uyumun eğitim, sağlık, emek piyasalarında yer alma gibi çeşitli boyutları bulunmakta. Ortaya çıkan nüfus hareketinin türüne göre oluşan farklı göçmen kategorileri için farklı uyum politikaları söz konusu olmakta. Türü ne olursa olsun tüm göçlerin olumlu ve olumsuz sonuçları oluyor” denildi. Yaşanan göçün sonuçlarının yönetebilmesi adına bir göç politikası geliştirmesi şart olduğu ifade edilen raporda, göç politikaları ve stratejileri göç akınlarının yönünü, yapısını ve hacmini etkilemekle birlikte göçmenlerin ülkeye ve bölgeye giriş, ülkeden ve bölgeden çıkış ve ikametleriyle ilgili koşulları etkiler ve bunları şekillendirmeyi amaçladığının altı çizildi. Raporda, “Tüm bu değerlendirme açısından bakıldığı zaman da kentimizin gerek yurt içi gerek yurt dışından aldığı göç dalgası ile çok kültürlü bir şehre döndüğünü söyleyebiliriz. Bir takım verilere bakıldığı zaman Antalya uyum politikaları çerçevesinde Ruslar, Ukraynalılar; İranlılar ve Bağımsız Devletler topluluğu vatandaşlarının yerleşik hayat tercih ettikleri için göç ettikleri şehirlerin başında olduğu görülmektedir. Bu yerleşik yabancıların yerel hayata etkileri kapsamında kültürel, sosyal ve çevresel etkileri, turizm, inşaat, emlak, kamu sektörlerine doğrudan yabancı yatırımcılara, ticaret, gayrimenkul, istihdam ve eğitime etkisi olduğu görülüyor. Bu nedenle de düzenli göçmenler ile düzensiz göçmenler konusunda ayrı ayrı çalışmalar yapılması gerekiyor” denildi.

Antalya’ya Her Yıl Bir Il Göç Ediyor (2)

ANTALYA HER YIL BİR İL KADAR GÖÇ ALIYOR

Antalya’nın iklimi, ekonomik yapısı, turizm potansiyeli ve yaşam koşulları nedeniyle hem iç hem de dış göç açısından ülkenin en fazla göç alan illeri arasında bulunduğu ifade edilen raporda, ortalama olarak her yıl yaklaşık bir il nüfusuna karşılık gelen sayıda insanın Antalya'ya yerleştiği vurgulandı. Raporda, “Yaşanan göçle kaynaklı nüfus artışı süreci devam ederken; Hatay merkezli depremler, Rusya-Ukrayna savaşı gibi olağanüstü gelişmeler, kentin nüfus artış hızını kısa süreli ancak yüksek seviyelere taşımış; altyapı, üstyapı, kamusal hizmetler ve toplumsal uyum başlıklarında mevcut kapasitenin sınırlarını zorlayan bir tablo ortaya çıkarmıştır. Antalya, tarihsel olarak çok kültürlü ve kozmopolit bir kent yapısına sahip olmakla birlikte, son yıllarda farklı ülke ve kentlerden gelen nüfusun artışıyla birlikte bu çeşitlilik daha görünür hale geldi” ifadelerine yer verildi.

Antalya’ya Her Yıl Bir Il Göç Ediyor (1)

“KAPSAYICI UYUM POLİTİKALARININ EŞ ZAMANLI HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Göçle birlikte gelen farklı yaşam biçimleri ve kültürel pratikler, kentin sosyal dokusu üzerinde sürekli bir etkileşim alanı yaratmakta; bazı bölgelerde benzer sosyokültürel grupların yoğunlaştığı yerleşim örüntüleri oluşabildiğine yer verilen raporda, “Ülkemizin farklı illerinden gelen yurttaşlar da mahalle ölçeğinde ya da hemşeri dernekleri aracılığıyla kentsel yaşama dahil olmaya çalışmaktadır. Göç eden nüfus, Antalya'mız demografik bir artış değil, aynı zamanda kültürel çeşitlilik de taşımaktadır. Bu çeşitliliğin kent yaşamını zenginleştiren bir unsur dönüşebilmesi, planlı kentleşme, güçlü kamusal hizmetler ve kapsayıcı uyum politikalarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesine bağlıdır” denildi.

Antalya’ya Her Yıl Bir Il Göç Ediyor (5)

GÖÇE KARŞI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ARDI ARDINA GELDİ

Antalya’nın turizm misyonu sebebiyle tüm kültürleri bünyesinde güvenli ve sağlıklı bir şekilde uyum içerisinde yaşama mecburiyetinde olan bir şehir olduğu ifade edilen raporda, göçmenlerin kente uyumunu sağlayabilmek için; yerleşik ve düzensiz göçmenlerle ilgili sosyal uyum faaliyetleri yerel yönetimlere verilmelidir. Göçün getirdiği güvenlik, eğitim, iletişim, sağlık ve sosyal uyum konusunda merkezî ve yerel yönetimler stratejik planlar dahilinde çalışmalar yapmalıdır. Göçmenler için kentimiz hakkında her türlü bilgiyi edinebilmeleri amacıyla bürolar kurulmalı, buralarda donanımlı yabancı dil bilen personeller bulundurulmalıdır. Sosyal medyada ve dijital ortamlardan göçmenlere kaynaklı ve Türkiye hakkında bilgilendiren yazı, fotoğraf, konum ve videolar hazırlanmalıdır.

Antalya’ya Her Yıl Bir Il Göç Ediyor (1)-1

“ASAYİŞ POLİTİKALAR GELİŞTİRİLİP ÖNLEMLER ALINMALIDIR”

Diğer taraftan, ülke dışından kaynaklanabilecek ani göç hareketleri için ihtiyaçları karşılamaya yönelik Afat ve yerel yönetimler tarafından kısa süreli konaklamalara uygun kentten bağımsız güvenli yerleşkeler hazırlanmalıdır. Bu yerleşkelerde; göçmen takip bürolarında yabancı dil ile donanımlı personel sağlanmalıdır. Göçmenler il ilçelerde kayıt altına alınmalıdır. Göçmenlerin sağlık sistemi kayıtları oluşturulmalı, belirli bir süre karantina altında tutulmalıdır. Asayiş ve güvenlik şartlarının sağlanabilmesi için emniyet teşkilatı bünyesinde göçmen polisi oluşturulmalıdır. Kayıt dışı gelen kişilerin tarım, turizm ve inşaatlar da çalıştırılmaları nedeniyle yasa dışı göç kaçakçılığı, sigortasız çalıştırma gibi sorunlar çözüldüğünden bunlara yönelik asayiş politikalar geliştirilip önlemler alınmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ