Akdeniz Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Derneği Başkanı Bilal Yüreğir, alternatif turizm arayışında olan Antalya’nın gastronomi ile yeni ve özgün bir hikaye yazabileceğini söyledi. Kentte açılacak gastronomi evi ile Toroslardan Akdenize, tarladan sofraya geleneksel mutfaktan dünya mutfağına uzanan bir hikaye yazılabileceğini belirten Yüreğir, bu düşüncenin hayata geçmesi halinde Antalya’ya gelen turistin şehir merkezinde geçirdiği zamanın ve harcadığı paranın artacağını söyledi.

Gaziantep, Hatay, Adana Değil! Antalya Kendi Gastronomi Hikayesini Yazacak (3)

GASTRONOMİ EVİNDE TARIMSAL ZENGİNLİK ANLATILMALI

Antalya’da mutlaka kapsamlı bir Gastronomi Evi oluşturulması gerektiğini belirten Bilal Yüreğir, “Bu merkez sadece yemek yenilen bir restoran değil, Antalya’nın gastronomik hafızasını yaşatan ve geleceğe taşıyan bir merkez olmalı. Burada Antalya mutfağının tanıtıldığı bir restoranın yanında; yöresel ürün pazarı, şef atölyeleri, yemek yapım deneyimleri, coğrafi işaretli ürünler bölümü, üretici kooperatiflerinin ürünleri, Yörük mutfağı alanı ve Antalya’nın tarımsal zenginliğini anlatan bölümler bulunabilir. Tropikal ürünler de bu merkezin önemli parçalarından biri olabilir” diye konuştu.

Güray Parlak’tan ‘Antalya Gastronomisi’ Eleştirisi (1)

GEÇMİŞ KORUNUP, GELECEK OLUŞTURULMALI

Antalya’nın artık sadece portakal, limon ve narıyla değil; avokado, mango ve farklı tropikal ürünleriyle de üretim kapasitesini geliştiren bir şehir olduğunu belirten Akdeniz Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Derneği Başkanı Bilal Yüreğir, “Bunu gastronomi açısından büyük bir fırsat olarak görüyorum. Burada önemli olan tropikal ürünlerin geleneksel Antalya mutfağının önüne geçirilmesi değil; Antalya mutfağının yeni nesil yorumlarına dahil edilmesi. Yani geçmişimizi korurken geleceğin mutfağını da oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.

Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali Sona Erdi (4) (Large)

TURİST ŞEHİR İÇİNDE ZAMAN HARCAYIP, PARA HARCAR

Bir turistin Gastronomi Evi’ne geldiğinde sadece yemek yememesi gerektiğini belirten Bilal Yüreğir, şunları söyledi: “Gastronomi evine gelen turist, üreticiyi tanımalı, ürünü görmeli, bir şefle yemek yapmalı, yöresel lezzetleri tatmalı ve isterse bu ürünleri satın alarak ülkesine götürebilmeli. Bu model Antalya’ya ciddi bir turizm katkısı sağlayabilir. Çünkü turistin şehirde geçirdiği zamanı uzatır, harcamasını artırır, yerel üreticiye gelir sağlar ve Antalya’nın gastronomik hikâyesini doğrudan turistin deneyimine dönüştürür”.

Antalya Gastronomide Kendi Hikayesini Yazmalı-1

ANTALYA KENDİ BAŞINA GÜÇLÜ BİR DESTİNASYON

Kendisi için Antalya’nın gastronomi vizyonu özetinin çok net olduğunu belirten Yüreğir, “Antalya bir Gaziantep, bir Hatay, bir Adana değil. Antalya kendi başına çok güçlü bir gastronomi destinasyonu olabilir. Bizim hikâyemiz; Toroslar’dan Akdeniz’e, tarladan sofraya ve geleneksel mutfaktan dünya mutfağına uzanan bir hikâye. Ve bu hikâyenin merkezinde de Antalya’nın en büyük gücü olan şeflerimiz var” bilgilerini verdi.

Manavgat, Girit Lezzetleriyle Dünya Gastronomi Sahnesine Çıkıyor (1) (Large)

ŞEFLERİN BAŞKENTİ ANTALYA VİZYONU

GastroAntalya olarak hedeflerinin yalnızca yarışmalar düzenlemek değil; Antalya’nın şeflerini, ürünlerini ve mutfak kültürünü dünyaya tanıtmak olduğunu belirten Bilal Yüreğir, Antalya’nın gastronomi geleceğinin “Şeflerin Başkenti Antalya” vizyonu üzerine kurulması gerektiğine inandığını sözlerine ekledi.

Muhabir: HASAN YAVAŞLAR