Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, Elmalı’da etkili olan sel ve su baskınları nedeni ile 20 bin hektara yakın ekili hububat alanının kullanılamaz hale gelmesi konusuna açıklık getirdi.

HASAR OLUŞTUKTAN SONRA SİGORTA YAPILMIŞ

Antalya Için Umut Olacak Öneri; Fabrika Kurulsun, Ürünler Değerlensin (3)Aynı zamanda Tarım Sigortaları (TARSİM) Eksperi olan Kaçın, hasarın çok ciddi olduğunu belirterek, gelinen noktada yapılacak bir şeyin olmadığını ve üreticilerin yeniden başlaması gerektiğini söyledi. Yaşanan sorunun üretim planlamasının olmamasından kaynaklandığını belirten Kaçın, “Bizim tarım topraklarımızın kaderi hiçbir şahsın tasarrufuna bırakılmamalı. O topraklarda gerçekten de bir üretim planlaması yapmak zorundayız. TARSİM’in orada birçok alanda sigortasının olmadığı haberi geldi. Sel ve su baskını olduktan, yağmur hasar verdikten sonra maalesef alanlarda sigorta yapılmış. Doğal olarak hasar gerçekleştikten sonra olduğu için de o poliçeler iptal edilmiş” dedi.

ÇİFTÇİYİ KÜSTÜREREK DEVAM EDEMEYİZ

Antalya Için Umut Olacak Öneri; Fabrika Kurulsun, Ürünler Değerlensin (4)Üreticilerin mahkemeye başvuracaklarını açıkladıklarını belirten ZMO Şube Başkanı Ebru Kaçın, “Yasal süreci hep birlikte takip edeceğiz. Ama üretim gücümüzü canlı tutmak zorundayız. Biz üretim gücümüzü şahısların eline bırakamayız. Çiftçiyi küstürerek adım atamayız. Çiftçi, o hububatı üretmek zorunda. O üretemezse ithalata başvururuz ki; bunu kimse istemiyor. Atatürk’ün, ‘Milli ekonominin temeli ziraattır’ sözünü şiar edinmeliyiz. TÜPRAŞ, Sümerbank ve Etibank’ı kurarken tarım ürünleri satmış, önce üretmiş ve üretimi başarmış, o fabrikaları kurmuş. Gerçekten de ekonominin temeli ziraattır” diye konuştu.

ÜRETİCİYE ALIM GARANTİSİ VERMELİYİZ

Antalya Için Umut Olacak Öneri; Fabrika Kurulsun, Ürünler Değerlensin (2)“Türkiye olarak cennette yaşıyoruz” diyen ZMO Şube Başkanı Ebru Kaçın, şunları söyledi: “Antalya’da bir yılda 3 sefer ekim-dikim yapabiliyoruz. Açık alanda da ekimimizi gerçekleştiriyoruz. Kontrol altına alabildiğimiz kadar üretim alanlarımızı koruyoruz. Ama bir yere kadar kontrol altına alabiliyoruz. Onun dışında doğal koşullara rağmen yapılan bir üretim bu. O yüzden üreticinin yanında olmak, ürettiği ürünün alım garantisini sağlamak, taban fiyatını belirlemek gerçekten çok önemli. Pazarı canlı tutmak, pazara yönelik ürün yetiştirmek lazım. Üreticilerimize bu konuda önderlik ve liderlik yapmalıyız”.

SALÇA, TURŞU VE REÇEL FABRİKALARI OLMALI

Antalya Için Umut Olacak Öneri; Fabrika Kurulsun, Ürünler Değerlensin (1)Yaz aylarının gelmesi ile birlikte üreticilerin ürünlerinin para etmemeye ve çöpe dökülmese başladığına dikkat çeken Ebru Kaçın, şu önerilerde bulundu: “Üreticiler, para etmeyen ürünlerini maalesef çöpe atıyor. Bizim gerçekten de çok güçlü bir devletimiz var. Kocaman kurumlarımız var. Çocuk yetiştirme yurtları, yaşlı bakım evlerine alım yapılabilir. Taban fiyat belirlenir, ürün alınır ve belediyelerimiz de bu işin içine girer. Bir şekilde bu model kurulabilir. Kooperatifleşme en sağlıklı yol. Salça fabrikası Antalya’ya en yakın Manisa’da var. Biz serada sofralık domates üretiyoruz. Salçalık domates açık alanda üretilir. Ancak satılamayan domatesler için salça fabrikası alternatifi düşünülmeli. Salça fabrikasının yanı sıra, turşu ve reçel fabrikaları hayata geçirilse, çöpe giden ürünler ekonomiye kazandırılabilir. Tarımsal üretimi mamul hale getirmeliyiz. Ejder meyvesi üretiyoruz; sadece meyve olarak değil, reçel veya kurutulmuş haliyle de satabiliriz”.

ÇÖPE ATILAN SADECE ÜRÜN DEĞİL

Antalya Için Umut Olacak Öneri; Fabrika Kurulsun, Ürünler Değerlensin (5)Ürünlerin çöpe gitmesinin önüne mutlaka geçilmesi gerektiğini belirten Ebru Kaçın, sözlerini şöyle tamamladı: “Ürünlerin çöpe gitmemesi için mutlaka formül bulunmalı. COP31’i konuşuyoruz, su kaynaklarımızı konuşuyoruz. Tarımsal üretimde çok ciddi su kullanıyoruz. Çöpe giden sadece domatesin meyvesi değil, onun için kullanılan su da var. Bu su doğaya dönüyor ama biz neden gıda olarak kullanmayıp çöpe atıyoruz? Bu ciddi bir sorun.”

Muhabir: HASAN YAVAŞLAR