Antalya Arkeoloji Müzesi’nin eski binasının yıkılmasının üzerinden bir yıl geçerken, müzenin geleceğine ilişkin tartışmalar devam ediyor. Müzenin yıkım yıldönümünde müze önünde eylem yapan Müze Çalışma Grubu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na çağrıda bulunarak sorularına cevap istedi. Avukat Duygu Kozanoğlu ise davanın ilk duruşmasının 1 Ekim 2026 tarihinde görüleceğini açıkladı. Müzenin yıkımının 1. yıldönümünde Yeni Parti Muratpaşa Müze Kriz Komitesi adına konuşan Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Gülen Ercan, müze binasının yıkılmasının yalnızca bir yapının ortadan kaldırılması olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Antalya Muzesinde 1 Yil Sonra Carpici Sozler (1)

“MÜZELER YALNIZCA ESERLERİN SERGİLENDİĞİ BİNALAR DEĞİLDİR”

Ercan, Antalya’nın binlerce yıllık tarihine ve kültürel mirasına dikkat çekerek, müze ile kent hafızası arasındaki bağın korunması gerektiğini savundu. Müzelerin kentlerin hafızası olduğunu ve bir kentin kendisine tuttuğu ayna olduğunu belirten Ercan, “Antalya Müzesi’nin yıkılmasının üzerinden tam bir yıl geçti. Bir yıl önce burada bir yapı vardı. Ama o yapıdan çok daha fazlası vardı. Burada, bu topraklarda binlerce yıl yaşamış insanların izleri vardı. Çocuklarımızın tarihle buluştuğu, geçmişimizi öğrendiği bir hafıza vardı. Çünkü müzeler yalnızca eserlerin sergilendiği binalar değildir” dedi.

Antalya Muzesinde 1 Yil Sonra Carpici Sozler (2)

“DÜNYANIN TARİHİ KENTLERİ MÜZELERİNE SAHİP ÇIKAR”

Müzelerde yalnızca eserlerin sergilenmediğini söyleyen Ercan, “Bir müzede yalnızca taş, mermer, heykel ya da seramik görmeyiz. Orada insanların nasıl yaşadığını, nasıl düşündüğünü, ne ürettiğini, nasıl sanat yaptığını ve nasıl bir medeniyet kurduğunu görürüz. Bu yüzden dünyanın tarihi kentleri müzelerine sahip çıkar. Onları gelecek kuşaklara aktarmanın değerini bilir ve öyle hareket ederler. Londra'da British Museum, Paris'te Louvre, Atina'da Akropolis Müzesi, Roma'da Roma'nın tarihini yaşatan müzeler yalnızca eserlerini sergilemiyor. Kendi tarihlerini dünyaya anlatıyorlar. Çünkü biliyorlar ki bir kentin tarihi, yalnızca geçmişte kalmış bir hikâye değildir. Doğru korunduğunda geleceğin de değeridir” şeklinde konuştu.

Antalya Muzesinde 1 Yil Sonra Carpici Sozler (3)

“ANTALYA SIRADAN BİR ŞEHİR DEĞİLDİR”

Antalya Müzesi’nin hikayesinin Cumhuriyetin ilk yıllarına uzandığını hatırlatan Ercan, “Antalya da böyle bir kenttir. Antalya sıradan bir şehir değildir. Bu topraklar Likya’nın, Pamfilya’nın, Roma’nın, Bizans’ın ve Selçuklu’nun izlerini taşır. Perge’den Aspendos’a, Side’den Termessos’a kadar uzanan olağanüstü bir tarihimizin yanında Antalya Müzesi, bu büyük mirası bir araya getiren en önemli kültür kurumlarımızdan biridir. Üstelik Antalya Müzesi’nin hikâyesi Cumhuriyetimizin ilk yıllarına kadar uzanır. 1922 yılında kurulan Antalya Müzesi, Cumhuriyet döneminin en köklü müzelerinden biridir. Dolayısıyla burası yalnızca Antalya'nın değil, Cumhuriyetimizin kültür ve müzecilik tarihinin de önemli bir parçasıdır” sözlerine yer verdi.

“ANTALYA MÜZESİ İNSANLIĞIN ORTAK KÜLTÜREL MİRASI AÇISINDAN DEĞER TAŞIR”

Antalya Müzesi’nin kültürel miras açısından değer taşıdığını söyleyen Ercan, “Antalya Müzesi’ni uluslararası ölçekte değerli kılan ise Dünyanın en önemli antik kentlerinin bulunduğu bir coğrafyada, o medeniyetlerin eserlerini kendi topraklarında yaşatan bir müzedir. Perge’nin eşsiz heykellerini düşünün. Onlara baktığımızda yalnızca bir sanat eserini görmeyiz. Bu topraklarda yaşamış insanların ellerini, emeğini, estetik anlayışını ve dünyaya bıraktığı izi görürüz. İşte bu nedenle Antalya Müzesi, yalnızca Antalya için değil, insanlığın ortak kültürel mirası açısından da değer taşır. Ve Antalya'nın turizm geleceği açısından da bu mirasın önemi büyüktür. Antalya yalnızca denizi, güneşi ve sahilleriyle değil; binlerce yıllık tarihi ve kültürüyle de dünyanın dikkatini çeken bir kenttir. Biz kültür turizmini konuşurken aslında Antalya'nın sahip olduğu bu büyük potansiyeli konuşmalıyız. Bu topraklarda bizden binlerce yıl önce insanlar yaşadı. Şehirler kurdu, sanat üretti, medeniyetler yarattı. Biz de bu büyük hikâyenin bir parçasıyız” vurguladı.

Antalya Muzesinde 1 Yil Sonra Carpici Sozler (5)

“BİR MÜZEYİ YIKMAK NEDEN YALNIZCA BİR BİNAYI YIKMAK DEĞİLDİR?”

Meselenin yapının temsil ettiği hafıza olduğunu belirten Ercan, “İnsanların yaşadığı kentin önemli bir parçası olduğu duygusunu hissetmesini sağlar. Geçmişini bilmesini, Kentine sahip çıkmasını öğretir. Çünkü geçmişini bilen bir kent, geleceğini daha bilinçli kurar. İşte müzelerin gerçek değeri budur. Peki, bir müzeyi yıkmak neden yalnızca bir binayı yıkmak değildir? Çünkü mesele beton değildir. Mesele duvar değildir. Mesele, o yapının temsil ettiği hafızadır” dedi.

“ESKİ YAPI MI, YENİ YAPI MI?” SORUSUNA İNDİRGENEMEZ”

Asıl soruya vurgu yapan Ercan, “Elbette şehirler değişir. Binalar yenilenir. Yeni yapılar yapılabilir. Ancak bir kentin kültürel mirasına ilişkin kararlar yalnızca “eski yapı mı, yeni yapı mı?” sorusuna indirgenemez. Asıl soru şudur: Antalya’nın geçmişini nasıl koruyacağız? Bugününü nasıl yöneteceğiz? Geleceğini nasıl kuracağız? Bizim itirazımız tam da buradadır. Kültürel mirasla ilgili kararların; bilim insanlarının, uzmanların, meslek odalarının, kültür insanlarının ve en önemlisi bu kentte yaşayan insanların sözünün duyulduğu bir anlayışla alınmasını istiyoruz” sözlerine yer verdi.

Antalya Muzesinde 1 Yil Sonra Carpici Sozler (6)

“ANTALYA'NIN HAFIZASININ BİRKAÇ KİŞİNİN KARARINA BIRAKILMAMASINI İSTİYORUZ”

Kent kararlarının ortak akılla alınması gerektiğini vurgulayan Ercan, “Çünkü Antalya'nın tarihi birkaç kişinin değil, hepimizin ortak değeridir. Biz Yeni Parti Muratpaşa Müze Kriz Komitesi olarak kültürel mirasın korunmasını bir tercih olarak değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Antalyalıların kendi kentleriyle ilgili söz sahibi olmasını istiyoruz. Kent kararlarının ortak akılla alınmasını istiyoruz. Ve Antalya'nın hafızasının birkaç kişinin kararına bırakılmamasını istiyoruz. Çünkü mesele yalnızca bugün değildir” dedi.

“ANTALYA MÜZESİ'NİN DEĞERİ SİYASİ PARTİNİN SINIRLARI İÇİNE SIĞMAZ”

Müzenin akıbetini sorgulayan Ercan şu sözlere yer verdi:

“Müze yeniden yapılacaksa; nasıl yapılacağını, hangi anlayışla yapılacağını, Antalya'nın tarihine ve kimliğine nasıl yakışacağını Antalya ile birlikte konuşmak zorundayız. Biz geçmişini bilen, bugününü akılla yöneten ve geleceğini koruyarak kuran bir Antalya istiyoruz. Bu nedenle biz Antalya Müzesi’ni yalnızca yıkılmış bir bina olarak görmüyoruz. Biz burada Antalya'nın kimliğini, tarihini ve ortak hafızasını konuşuyoruz. Ve elbette biz siyasi bir kimlikle buradayız. Ama Antalya Müzesi'nin değeri herhangi bir siyasi partinin sınırları içine sığmaz.

Antalya Muzesinde 1 Yil Sonra Carpici Sozler (4)

“ANTALYA'NIN KÜLTÜREL MİRASI SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

Bu nedenle bugün burada farklı düşüncelerden insanların aynı ortak değer etrafında buluşmasını çok kıymetli buluyoruz. Çünkü mesele hepimizin meselesidir. Bu kent bizim. Bu tarih bizim. Bu miras bizim. Ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var. Ve buradan açıkça söylüyoruz: Antalya'nın kültürel mirası sahipsiz değildir. Bu hafızaya sahip çıkan insanlar vardır. Bugün burada yanımızda olanlar, bunun en güzel göstergesidir. Biz varız. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir müze değildir.

“ANTALYA’NIN HAFIZASI BİZİM HAFIZAMIZDIR”

Meselemiz Antalya'nın kimliğidir. Meselemiz ortak hafızamızdır. Meselemiz çocuklarımıza bırakacağımız Antalya'dır. Bu nedenle sözümüz açık: Müze yıkılır, bir tarih yok olmaz. Çünkü bir bina yıkılabilir. Ama bir kentin hafızası, ona sahip çıkan insanlar olduğu sürece yıkılamaz. Ve sözümüzü tek cümleyle tamamlamak istiyorum: Antalya’nın hafızası bizim hafızamızdır. Biz hafızamızı kaybetmeyeceğiz.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ