Antalya’da Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma siyaset gündemindeki yerini korurken, AK Parti Antalya heyeti ardı ardına söz konusu iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamalar arasında AK Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Tuncay Hayta’nın sözleri dikkat çekti. Bugüne kadar yargı sürecine müdahil olmamak için konuşmadığını ifade eden Hayta, kamuoyuna yansıyan son iddiaların ardından sessiz kalmanın vicdanına ağır geldiğini belirtti. Hayta, iddiaların doğruluğuna karar verecek makamın bağımsız yargı olduğunu vurgularken, kamu gücünün kişisel ilişkiler veya herhangi bir kişinin istismar amacıyla kullanılmadığının tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu.

“SON İDDİALAR VAHİM”
AK Parti Antalya Muratpaşa İlçe Başkanı Tuncay Hayta, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ise şu sözlere yer verdi:
“Siyasetin ilk şartı ahlaktır. Bir şehir size emanet edilmişse, yalnızca bir makamı değil, milyonlarca insanın güvenini taşırsınız. Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde bugüne kadar özellikle konuşmamayı tercih ettim. Konuyu siyasi polemik haline getirmedim, yargının görev alanına müdahil olmadım. Hukukun işlemesini ve gerçeğin bağımsız yargı tarafından ortaya çıkarılmasını bekledim. Ancak kamuoyuna yansıyan son iddialar, benim açımdan sessiz kalınamayacak kadar vahim bir noktaya ulaşmıştır.

BUNLARI GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR
Bu satırları siyasi bir hesaplaşma için değil; bir insan, bir baba ve bu şehrin bir ferdi olarak duyduğum vicdani rahatsızlığı ifade etmek için yazıyorum. Rüşvet ve nüfuz ticareti iddiaları… Kamu imkânlarının kişisel ilişkiler için kullanıldığı yönündeki anlatımlar… Genç kadınların belediyede iş vaadiyle cinsel ilişkiye yönlendirildiği iddiaları… Ve hepsinden vahimi, dosyaya yansıdığı belirtilen ifadelerde olay tarihinde 17 yaşında olduğu ifade edilen bir genç kızla cinsel ilişki yaşandığı yönündeki iddia… Bunları görmezden gelmek mümkün değildir.
BEN VİCDANEN RAHATSIZIM
Elbette iddiaların doğruluğuna ve cezai sorumluluğa karar verecek olan bağımsız yargıdır. Kimse kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu ilan edilemez. Ancak yargının kararını beklemek başka, böylesine ağır iddialar karşısında vicdani bir rahatsızlığı dile getirmek başkadır. Ben vicdanen rahatsızım. Çünkü bazı meselelerin partisi olmaz. Ahlakın partisi olmaz. Edebin partisi olmaz. Vicdanın partisi olmaz. Eğer kamu makamının gücü kullanılarak bir tek insan dahi işe girme umuduyla istismar edilmişse, bunun sonuna kadar araştırılması gerekir.

SUÇ İŞLEYEN VARSA HUKUK ÖNÜNDE HESABINI VERSİN
Kim aracılık etmiş, kim talimat vermiş, kamu imkânları hangi amaçlarla kullanılmış; hepsi ortaya çıkarılmalıdır. Suçsuz olan aklansın. Suç işleyen varsa makamına, unvanına ve siyasi kimliğine bakılmaksızın hukuk önünde hesabını versin. Bugüne kadar sustum; çünkü yargının işine siyaset karıştırmak istemedim. Bugün konuşuyorum; çünkü gelinen noktada susmayı vicdanıma anlatamam. Bu siyasi bir hesaplaşma değil, vicdani bir duruştur.”





