Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü işbirliğiyle 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Çalıştay'ı kapsamında düzenlenen Zeytinyağı Çalıştayı düzenlendi. Kent merkezinde bir otelde düzenlenen çalıştaya katılım yoğun oldu.
ZEYTİN BİR ÜRETİM DEĞİL, KİMLİK MESELESİ
Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcı Halil Bülbül, zeytin ve zeytinyağının Antalya için sadece bir üretim konusu değil; aynı zamanda bir kimlik meselesi olduğunu belirterek, Dünya genelinde zeytinyağı üretiminin yaklaşık 3,5 milyon ton düzeyinde olduğunu, bu üretimin dünya nüfusu dikkate alındığında kişi başına yaklaşık 450 gram zeytinyağına karşılık geldiğini söyledi.

ZEYTİNYAĞI TÜKETİMİ İSTATİSTİKLERİ
Türkiye’de zeytinyağı üretiminin 310 bin ton düzeyinde olduğunu belirten Bülbül, “Bu üretim kişi başına yaklaşık 3,5 kilogram zeytinyağına karşılık geliyor. Buna karşın kişi başına fiilî tüketimimiz 2–2,5 kilogram seviyesinde. Tüketimimiz dünya ortalamasının üzerinde olmakla birlikte; Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde 8 ila 12 kilograma ulaşan tüketimin gerisindeyiz. Bu tablo bizlere, üretim gücümüzle birlikte iç tüketimi ve kalite bilincini artırmamız gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

MİKTAR DEĞİL, KALİTE VE KAMTA DEĞER ÖNEMLİ
Rekabetin artık miktar üzerinden değil, kalite ve katma değer üzerinden yürütüldüğünü belirten Halil Bülbül, “Türkiye, zeytin ve zeytinyağında dünyanın ilk 5 ülkesinden biri konumunda. Ancak son yıllarda üretimde yaşanan dalgalanmalar, iklim değişikliği ve artan maliyetler; bize yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Bu yol haritasının merkezinde istikrarlı verim, doğru tarımsal uygulamalar ve yüksek kalite yer almak zorunda” şeklinde konuştu.

ERKEN HASAT VE KALİTELİ ÜRETİM AVANTAJI
Antalya olarak erken hasat imkânına sahip olunduğunu, kaliteli üretime son derece uygun ekolojik koşullar ve tecrübeli işletmeler bulunduğunu belirten Bülbül, “Su stresi, periyodisite ve iklim kaynaklı risklerle de karşı karşıyayız. Ağaç varlığımız artarken üretimde istikrarı henüz sağlayamamış olmamız, bu dönüşümün artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle artık ‘daha çok üretmek mi, daha iyi üretmek mi?’ sorusuna cevap bulmalıyız. Bu sorunun cevabı; daha kaliteli, daha nitelikli ve izlenebilir bir üretim model’ olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.

TAVŞAN YÜREĞİ VE BEYLİK ZEYTİNİNİN ÖNEMİ
Tavşan Yüreği ve Beylik zeytinlerinin, Antalya zeytinciliğinin yerel kalite gücünü temsil ettiğini belirten Bülbül, “Coğrafi işaretini aldığımız Tavşan Yüreği zeytininden elde edilen zeytinyağı, yüksek oleokantal ve polifenol içeriğiyle sağlık değeri öne çıkan nitelikli bir üründür. Manavgat yöresinin Beylik zeytini ise doğru üretim uygulamalarıyla premium kalite ve yüksek katma değer potansiyeli taşımaktadır. Bu anlayışla; kamu, üniversite, üretici ve sektör temsilcilerini bir araya getiren bu çalıştayı son derece kıymetli buluyoruz. Çünkü biliyoruz ki; ortak akıl olmadan ortak başarı olmaz” dedi.

ZEYTİN VARLIĞI İKİ KATINA ÇIKTI
Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak ise zeytin ağacı varlığının son yıllarda düştüğü yönünde görüşler olduğunu ancak bunun gerçek olmadığını söyledi. Son 20 yılda zeytin ağacı varlığının iki katına çıktığını belirten Irmak, “Ziraat odaları zeytin fidesi yetiştirmekte zorlanıyor. Üretimde bir sıkıntımız yok, ancak kaliteyi artırmalıyız” dedi.





