Antalya ve Alanya’da bulunan müzelerdeki Selçuklu dönemine ait çini eserler, Serdar Aslan tarafından hazırlanan kapsamlı bir bilimsel çalışmayla incelendi. Antalya Müzesi ile Alanya Arkeoloji Müzesi Etnografya seksiyonlarında bulunan Selçuklu dönemi çinileri; üretim teknikleri, kullanılan malzemeler, renkler, motifler ve kültürel anlamları bakımından değerlendirildi. Çalışmada, Selçuklu döneminde “kaşi” olarak adlandırılan, Osmanlı döneminde ise “çini” olarak bilinen mimari süsleme unsurlarının yalnızca dekoratif amaç taşımadığı; dönemin sanat anlayışı, inançları ve sosyal yaşamına ilişkin önemli bilgiler verdiği ortaya konuldu.

Antalya’da 800 Yıllık Sırrın Izi Ortaya Çıktı! Selçuklu Çinilerinin Üretim Izleri Alanya Kalesi’nde (4)

ASPENDOS’TAN 627 ESER İNCELENDİ

Antalya Müzesi Etnografya seksiyonu deposunda bulunan ve 2022 yılında Aspendos Antik Kenti’nde gerçekleştirilen düzenleme çalışmaları sırasında koruma altına alınan 627 çini eseri araştırmanın önemli bölümünü oluşturdu. Eserler; bitkisel motifli parçalar, Arapça ibareler, insan figürleri, hayvan tasvirleri, mitolojik varlıklar, çift başlı kartal, geometrik süslemeler ve çeşitli semboller olmak üzere farklı gruplarda değerlendirildi.

Antalya’da 800 Yıllık Sırrın Izi Ortaya Çıktı! Selçuklu Çinilerinin Üretim Izleri Alanya Kalesi’nde (3)

İNSAN VE HAYVAN FİGÜRLERİ DİKKAT ÇEKTİ

Çalışmada özellikle insan ve hayvan figürleri dikkat çekti. Eşek, vaşak, köpek, balık gibi hayvan figürlerinin yanı sıra kartal gibi mitolojik semboller öne çıktı. Selçuklu sanatında hayvan ve mitolojik figürlerin dönemin kültürel dünyasına ilişkin önemli ipuçları taşıdığı görüldü. Geyik bereket ve bollukla, balık ise bereketle ilişkilendirildi. Kartal güç ve hâkimiyet sembolü olarak öne çıkarken, insan figürlerinin güzellik ve yaşamın yanı sıra sembolik anlamlar taşıdığı ifade edildi. Bağdaş kurarak oturan figürlerin ellerinde nar ve haşhaş taşıması, cennet ve sonsuz yaşam düşüncesiyle ilişkilendirildi.

Antalya’da 800 Yıllık Sırrın Izi Ortaya Çıktı! Selçuklu Çinilerinin Üretim Izleri Alanya Kalesi’nde (2)-1

ALANYA KALESİ’NDE ÜRETİM İZLERİ BULUNDU

Araştırmaların dikkat çeken bölümlerinden biri Alanya Arkeoloji Müzesi’ndeki Selçuklu dönemi çinileriydi. Alanya Kalesi kazılarında ortaya çıkarılan eserler arasında insan ve hayvan figürlü çinilerin yanı sıra geometrik ve bitkisel süslemeler, Arapça ibareler ve Sultan I. Alaaddin Keykubad’a ait olduğu düşünülen 8 köşeli taş örnekleri bulundu. Çalışmada özellikle kalıba basma yöntemiyle şekillendirilmiş pişmiş toprak parçalar öne çıktı. Bu bulgular, çinilerin şekillendirme ve fırınlama işlemlerinin Alanya Kalesi’nde gerçekleştirilmiş olabileceğine dair güçlü kanıtlar sundu.

Antalya’da 800 Yıllık Sırrın Izi Ortaya Çıktı! Selçuklu Çinilerinin Üretim Izleri Alanya Kalesi’nde (2)

KUBAD ABAD İLE BENZERLİKLER ÖNE ÇIKTI

Antalya Müzesi’ndeki Aspendos buluntuları, Türkiye Selçukluları döneminde önemli saray yapılarından Kubad Abad Sarayı çinileriyle karşılaştırıldı. Antalya ve Alanya’daki bazı örneklerin Konya, Kayseri ve Sivas’taki Selçuklu dönemi çinilerinden farklı üslup özelliklerine sahip olduğu belirtildi. Özellikle Sultan I. Alaaddin Keykubad döneminde çini sanatının önemli bir gelişme gösterdiği, kullanılan turkuaz, lacivert, kobalt mavisi, siyah ve mor gibi renklerin dönemin ileri seramik teknolojisini ortaya koyduğu vurgulandı.

Antalya’da 800 Yıllık Sırrın Izi Ortaya Çıktı! Selçuklu Çinilerinin Üretim Izleri Alanya Kalesi’nde (1)

800 YIL ÖNCESİNDEN SANAT VE TEKNOLOJİ

Çalışmanın sonuç bölümünde, Türkiye Selçuklularının mimari yapılarının iç mekânlarını çinilerle süsleyerek dönemin yaşamını, geleneklerini ve sembolik dünyasını yansıttığı ifade edildi. Antalya ve Alanya müzelerinde korunan eserlerin, yalnızca sanat tarihi açısından değil, 800 yıl önceki seramik teknolojisinin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da önemli bir bulgu olduğu değerlendirildi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ