Akdeniz Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Derneği Başkanı Bilal Yüreğir, Antalya’nın çok güçlü bir mutfak kültürünün olduğunu ancak bunu turiste yeterince anlatamadığını söyledi.
İŞTE ÖNE ÇIKAN ANTALYA LEZZETLERİ
Kente gelen turistlerin en çok tercih ettiği Antalya’ya özgü lezzetleri açıklayan Bilal Yüreğir, “Antalya piyazı, hibeş, cive, gülüklü çorba, oğlak tandır, Yörük kebabı, tahinli kabak tatlısı, turunç-bergamot reçelleri, kabak çiçeği dolması, yöresel ot yemekleri ve deniz ürünleri Antalya mutfağının öne çıkan değerleri arasında” diye konuştu.

HER YEMEĞİN HİKAYESİNİ ANLATMALIYIZ
Antalya’nın ilçelerinin de yöresel yemek konusunda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bilal Yüreğir, “Finike’nin portakalı, Alanya’nın ve Gazipaşa’nın tarımsal ürünleri, Elmalı’nın yöresel ürünleri, Akseki’nin ve Toroslar’ın Yörük kültürü Antalya gastronomisinin farklı parçalarını oluşturuyor. Ancak Antalya’ya gelen turist, çoğu zaman bu ürünleri ‘Antalya mutfağı’ kimliğiyle değil, genel Türk mutfağının bir parçası olarak tüketiyor. Bizim, yemeği sadece servis etmek değil, hikâyesini de anlatmak olmalı” diye konuştu.

GASTRONOMİ TURİZMİNİN GELİŞİM HİKAYESİ
Turistin Antalya piyazını yediğinde bunun neden farklı olduğunu, oğlak tandır yediğinde Toroslar ve Yörük kültürüyle bağlantısını, turunç reçelini tattığında bu ürünün Antalya ile ilişkisini bilmesi gerektiğini belirten Bilal Yüreğir, gastronomi turizminin ancak turistin yediği yemeğin arkasındaki hikâyeyi de öğrendiğinde gerçek anlamına ulaşacağına dikkat çekti.

ANTALYA ‘ŞEFLERİN BAŞKENTİ’ OLMALI
Antalya’yı yalnızca deniz, kum, güneş ve otel turizmiyle tanımlamanın artık yeterli olmadığını belirten Akdeniz Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Derneği Başkanı Bilal Yüreğir, “Bizim turizmde yeni deneyimler yaratmamız ve mevcut turizm ürünümüzü çeşitlendirmemiz gerekiyor. Gastronomi de bunun en güçlü alanlarından biri. Antalya sadece güçlü bir tarım ve ürün altyapısına sahip değil; aynı zamanda dünyanın farklı mutfaklarından gelen profesyonellerin çalıştığı, çok sayıda uluslararası otel ve restoranın bulunduğu bir şehir. Bu nedenle Antalya’yı yalnızca yöresel yemekleri olan bir şehir olarak değil, ‘Şeflerin Başkenti’ olarak konumlandırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

ÜRETİCİ, ÜRÜN, ŞEF VE MUTFAK DA TANITILMALI
Antalya’ya gelen turistin sadece otelde yemek yememesi gerektiğini belirten Bilal Yüreğir, konuşmasını şöyle tamamladı: “Antalya’nın ürününü, üreticisini, şefini ve mutfak kültürünü deneyimleyebilmeli. Gastronomi rotaları, üretici ziyaretleri, şef atölyeleri, yöresel pazarlar, gastronomi festivalleri ve yerel ürün deneyimleri bu anlamda çok önemli. Gastronomi; tarımdan üreticiye, üreticiden şefe, şeften restorana, restorandan turiste uzanan büyük bir ekonomik ve kültürel ekosistemdir”.



