Antalya Kemer’deki İdyros Antik Kenti’nde 900 yataklı otel projesine ilişkin tartışmalar, Antalya Kent Konseyi Kültürel Miras Çalışma Grubu’nun yayımladığı yeni raporla yeniden gündeme taşındı. Raporda, Antalya Müze Müdürlüğü’nün otel yapılması planlanan alanlarda gerçekleştirdiği sondaj kazılarında antik kentin devam ettiğini gösteren önemli arkeolojik bulguların tespit edildiği hatırlatılarak sit sınırlarının bilimsel veriler doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi çağrısı yapıldı. Öte yandan İdyros Antik Kenti’ne Dokunma Hareketi ise raporda, otel yapılmak istenen alan içinde Antalya Müze Müdürlüğü tarafından yapılan sondaj kazılarında ortaya çıkan buluntuların ilk kez bu kadar açık şekilde yer aldığına dikkat çekti.

İDYROS’TA YENİ KALINTILAR ORTAYA ÇIKTI
Raporda, otel alanında gerçekleştirilen sondaj kazılarında M.S. 3 ila 6. yüzyıllara tarihlenen hypocaust sistemli hamam bölümü, kentin drenaj sistemine ait künk hattı, büyük bir pithos mezar yapısı, içlik duvar kalıntıları ile yüzlerce taşınır kültür varlığının gün yüzüne çıkarıldığı tespit edildiği bilgisine yer verildi. Bu bulguların, otel sahasının İdyros Antik Kenti’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu ortaya koyduğu savunuldu.

KEMER’E İKİNCİ PHASELİS ÖNERİSİ
Kent Konseyi Kültürel Miras Çalışma Grubu mevcut durumda iki farklı senaryonun bulunduğunu aktardı. Buna göre, ya arkeolojik kalıntılar küçük koruma adaları hâlinde bırakılarak çevresinde otel inşa edilecek ya da İdyros Antik Kenti bütüncül biçimde korunarak alanın tamamı 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilecek. Raporda, ikinci seçeneğin hayata geçirilmesi hâlinde Kemer’in, Phaselis benzeri önemli bir antik kent daha kazanacağı ve Ayışığı Sahili’nin otel kullanımına açılmak yerine halkın kullanımında kalacağı ifade edildi.

SONDAJ ALANINDA YERLEŞİM YERİ TESPİT EDİLDİ
Raporda ayrıca, Çalış Tepesi’nden kıyı şeridine kadar uzanan alanda teras yapıları, mimari kalıntılar, su altındaki liman yapıları ve mendirek olabileceği değerlendirilen kalıntıların, İdyros ’un sondaj alanından çok daha geniş bir yerleşim alanına sahip olduğunu gösterdiği belirtildi. Antik kentin kara ve su altındaki arkeolojik potansiyelinin henüz yeterince araştırılmadığı vurgulandı.

BÜTÜNCÜL KORUMA ÇAĞRISI
Kent Konseyi, 1971 tarihli “ÇED muafiyetine” dayanılarak yürütülen 900 yataklı otel projesinin mevcut arkeolojik veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek Kültür ve Turizm Bakanlığı’na alanın tamamının koruma statüsünün bilimsel çalışmalar doğrultusunda yeniden ele alınması çağrısında bulundu. Raporda aksi durumda hem İdyros Antik Kenti’nin hem de Akdeniz kültür tarihinin telafisi mümkün olmayan kayıplarla karşı karşıya kalabileceği uyarısına yer verildi.





