Türkiye Büyük Millet Meclisi, 5 Mart 2026 itibarıyla Milli Parklar Kanunu’nda önemli değişiklikler yaptı. Yeni düzenleme, milli parkların uzun süreli kiralanmasına ve turizm yatırımlarına açılmasına imkân tanırken, Antalya gibi zengin doğal kaynaklara sahip illerde milli parkların fiilen korunmadığını ve özelleştirme ile birlikte doğal değerlerin tehlikeye girebileceği ifade edildi. Düzenlemeyle birlikte milli parkların turizm yatırımlarına açılabilecek ve uzun süreli kiralanabilecek olması tartışmaları beraberinde getirirken, Antalya’daki milli parkların doğal değerleri ciddi risk altında kaldı.

Antalya’daki Milli Parklar Kağıt Üzerinde Kaldı (3)-1Konu ile ilgili konuşan Orman Mühendisi Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Beydağları–Olympos Sahil Milli Parkı ve Köprülü Kanyon gibi alanlarda yaşanan sorunları örnek göstererek, Türkiye’de milli parkların yönetim ve kullanım anlayışının dünya standartlarından uzak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, kabul edilen yeni düzenleme ile milli parkların turizm yatırımlarına açılmasının özellikle Antalya’daki milli parkların doğal değerler açısından taşıdığı riskleri vurguladı.

“TÜRKİYE’DE KAĞIT ÜZERİNDE KALDI”

Antalya’daki Milli Parklar Kağıt Üzerinde Kaldı (4)Türkiye’de Milli Parkaların kağıt üstünde kaldığını ifade eden Prof. Dr. Neyişçi, “Savaş sırasında bile Amerika Milli Parklar konusunda için neler yapıyor; bizde neler tartışılıyor. Türkiye'de Milli Park fiilen yok. Kağıt üzerinde var. Antalya, dünyanın Türkiye'deki en fazla milli parkı olan yer Beydağları Olympos Sahil Milli Parkı diye geçiyor. Ama sahil olduğu gibi özelleştirilmiş olduğunu görüyoruz. 1980'li yıllarda Güney Antalya Turizm Projesi'nde Milli Parkı parça parça edildi. Adına ‘Sahil Milli Parkı’ dedikleri bir Milli parkın sahili yok. Tabelalarda Beydağları Olympos Sahil Milli Parkı diye geçer. Antalya bakımından söylemek gerekirse, uygulamalar karşısında Türkiye’de kağıt üzerinde kaldı” ifadelerini kulandı.

KÖPRÜLÜ KANYONA GİREN ÇIKAN BELLİ DEĞİL

Antalya’daki Milli Parklar Kağıt Üzerinde Kaldı (3)“Dünyanın en güzel Milli parklarından bir tanesi Köprülü Kanyon Milli Parkı'dır” diyen Prof. Dr. Neyişçi, “Parkın bir tane ziyaretçi merkezi yoktur. Giren çıkan belli değildir. Eğitim merkezi yoktur. Kaç kişinin girip çıktığı belli değildir. Irmakta rafting yapılan yer Milli park dışında kalıyor. Dünya çapında bir yer gecekondu gibi” diye konuştu

“ADAMKAYALAR BİLİNMİYOR”

Köprülü Kanyon Milli Parkı yakınında bulunan Adamkayalar alanından bahseden Prof. Dr. Neyişçi, ““14 kilometre uzunluğundaki bir kanyonun yakında Adamkayalar bulunuyor. Türkiye ve Antalya'da bilmeyen bir sürü insan var. Hâlbuki Amerika’nın Yosemite Ulusal Parkı ve Yellowstone Milli Parkı kadar önemli bir yer” dedi.

Antalya’daki Milli Parklar Kağıt Üzerinde Kaldı (2)-1

TURİZMCİLER BUNUN FARKINDA DEĞİL

Ayrıca Prof. Dr. Neyişçi, Yellowstone Milli Parkı’nın bir yılda Türkiye'nin turizm gelirine eş değer gelir elde ettiğini ifade ederek, Turizmciler bunun farkında değil. Milli parkları da bir fabrika, maden ocağı ve taş ocağı gibi görüyor. Türkiye'deki orman mühendisleri de her ne kadar karşı çıksalar da ormanları sanki bir yer; el dokunulmaz bir varlık olarak görüyorlar. Halbuki Amerika Birleşik Devletleri'nde Milli parklar İçişleri Bakanlığı tarafından yönetiliyor ve işletiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı işletmiyor” şeklide konuştu.

Antalya’daki Milli Parklar Kağıt Üzerinde Kaldı (1)-1Milli parkların Türkiye'ye gelen turist kadar ziyaretçi çektiğini kaydeden Prof. Dr. Neyişçi, “Turizmin merkezindeyiz. Ancak turizmcilerin hiçbirisinin farkı yok tek kelime söylemezler. Trump: “Amerika'yı tekrar güzel yapacağız, milli parklarımızı geliştirerek” diyor. Bizimkiler de milli parkları özele açarak ‘Türkiye'yi berbat edeceğiz’ der gibi bir hava içerisinde” ifadelerini kullandı.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ