Son seçimlerde büyük bir tartışmaya sık sık adından söz ettiren ATSO, 18 Ekim 2026 tarihlerinde yeniden seçime gidiyor. 4 güçlü adayın olduğu ATSO seçimlerinde merak edilen 6 aynı soruyu adaylara sorduk. Davut Çetin, Hatice Öz, Berkay Bahar ve Reşat Güney 6 soruya cevap verdi. Siz sevgili okuyucularımızla adayların cevaplarını bugünden itibaren tek tek yayınlayacağız.
2022’de yapılan ATSO seçimlerinin İlçe ve İl Seçim kurullarının ardından Yüksek Seçim Kurulu’nda sona ermesi çok tartışılmıştı. Seçim sonuçları ile ilgili her kurumun farklı karar vermesi ve bunun kuruma etkisini, mevcut ATSO adaylarına sorduk. Davut Çetin, Hatice Öz, Berkay Bahar ve Reşat Güney, seçim sonuçlarında benzer ihtilafın olması halinde nasıl tavır takınacaklarını www.antalyagundem.com.tr muhabiri Hasan Yavaşlar’a açıkladı.
4 ADAY, CAN ALICI SORUYU YANITLADI
Bir öneki seçimi YSK kararı ile kaybeden Davut Çetin, mevcut ATSO yönetiminde yer alan Hatice Öz, YSK kararı ile ATSO başkanlığını kazanan merhum Ali Bahar’ın kardeşi Berkay Bahar ve diğer aday Reşat Güney, yaşanan sürecin ATSO’yu nasıl etkilediğini ve benzer durum ortaya çıkması halinde nasıl hareket edeceklerini açıkladı. İşte, “Bir önceki seçimin YSK’da bitmesi, ATSO’nun kurumsal kimliğini nasıl etkiledi? İhtilaf olması halinde aynı yolu tercih edecek misiniz?” sorusuna, 4 adayın verdiği yanıt:

DAVUT ÇETİN; “MÜCADELEYE DÖNÜŞTÜRMEYİZ”
“2022 seçimi benim açımdan da ATSO açısından da kolay bir süreç değildi. Ben bugün geçmişte yaşanan tartışmaları yeniden üretmenin ATSO’ya bir fayda sağlayacağı düşüncesinde değilim. Çünkü kurumlar kişilerden ve seçimlerden daha değerlidir. Seçim biter, ertesi gün yine hepimiz aynı çatı altında Antalya ekonomisi için çalışmaya devam ederiz.
Elbette herhangi bir seçimde hukuki bir ihtilaf ortaya çıkarsa herkes gibi bizim de mevzuatın tanıdığı itiraz yollarını kullanma hakkımız vardır. Ancak esas olan seçim süreçlerinin ATSO’nun kurumsal itibarına zarar verecek bir mücadeleye dönüşmemesidir.
Biz bu seçime hesaplaşmak için değil, yeniden çalışmak ve üretmek için giriyoruz. Seçimin sonucunda da üyelerimizin iradesine ve hukuka saygı göstermek temel yaklaşımımız olacaktır.”

HATİCE ÖZ; “TEK TERCİH HELAL OY”
“Ne yazık ki böyle durumlar yıpratıcı oluyor. Benim yönetim anlayışımın temelinde hukukun üstünlüğü, sandık iradesine saygı ve kurumsal saygınlık vardır. Seçimler demokratik yarışlardır; asıl olan üyenin hür iradesidir.
Biz hedeflerimizi ve projelerimizi sahadaki üyelerimizin sarsılmaz desteğiyle, sandıkta net bir zafer elde edecek şekilde kurguladık. Sahada gördüklerimiz ve yaptığımız araştırmalar da tartışmasız bir şekilde Turuncu Listenin zaferini işaret ediyor.
Tercih edeceğimiz tek yol; üyenin helal oyuna sahip çıkmak, şeffaf süreç yürütmek ve sandıktan çıkan iradeyi kentin ortak aklına dönüştürmektir.”

BERKAY BAHAR: “BAŞVURU HAKKI VAR”
“Öncelikle geçmiş seçim üzerinden yeni bir tartışma üretmek istemem. O süreç hukuki mercilerde değerlendirilmiş ve yetkili kurumların kararıyla sonuçlanmıştır. Benim bugün çıkarmamız gereken ders başka: ATSO gibi köklü bir kurumun seçim sonrasında uzun süre seçim tartışmalarıyla değil, yaptığı işle ve ürettiği değerle konuşulması gerekir.
Temennim; seçim sürecinin son derece açık, şeffaf ve hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde sonuçlanmasıdır. Ama bana ‘hiçbir şart altında hukuki yola başvurmayacak mısınız?’ diye sorarsanız, böyle bir şey söylemem doğru olmaz. Üyenin iradesini etkileyen somut bir hukuka aykırılık varsa herkesin mevzuattan doğan başvuru hakkı vardır.
Önemli olan bunu kişisel bir kavgaya dönüştürmemek, yetkili kurumların nihai kararına saygı göstermek ve ertesi gün yeniden aynı masa etrafında oturabilmektir. Seçim bir gün sürer. ATSO’nun kurumsal itibarı ve üyelerimizin birlikteliği dört yıl boyunca devam eder.”

REŞAT GÜNEY: "KAVGAYA DÖNÜŞTÜRMEK BAŞKA"
"2022 seçimlerinde yaşananların ATSO açısından iyi bir görüntü oluşturmadığını düşünüyorum. Seçimlerin uzun süre tartışılması ve sürecin Yüksek Seçim Kurulu’na kadar taşınması, ister istemez kurumun kurumsal kimliği açısından da tartışma yarattı.
Ben o sürecin içinde aday olarak da bulundum ve yaşananları yakından gördüm. O dönemde kendi yaşadığımız yetki belgesi meselesi nedeniyle de adaylıktan çekilmiştik. Bugün geriye baktığımda, seçimlerin tartışmalarla değil, açık, şeffaf ve herkesin güven duyduğu kurallarla yapılması gerektiğini düşünüyorum.
İhtilaf olması halinde elbette herkesin yasal itiraz ve başvuru hakkı vardır. Hukuki yolları kullanmak başka bir şey, seçimi kavga ortamına dönüştürmek başka bir şey. Biz hukukun verdiği bütün hakları kullanırız ancak ATSO’nun kurumsal yapısının ve itibarının zarar görmemesi için sürecin sağduyuyla yürütülmesini savunuruz.
Benim temel yaklaşımım şu: ATSO’da tartışma olacak, fikir ayrılığı olacak; ama kavga olmayacak. Çünkü seçim bittiğinde hepimiz aynı kurumun çatısı altında olacağız."





