Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde özel güvenlik emekçilerinin sendikal tercihlerine yönelik baskı iddiası yeni bir boyut kazandı. Güvenlik-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, 2 Ağustos’ta yaklaşık 260 özel güvenlik görevlisinin baskı ile sendikadan istifa etmeye zorlandığını ileri sürdü. Çağırıcı, sendika değiştirmeyenlerin ise başka ilçelere gönderilme tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ve eşi Behiç Özdemir’i CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderdiği mektupla şikâyet ettiğini söyledi.

Eylem333

Güvenlik-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, şu sözlere yer verdi;

Değerli basın emekçileri, bizim belediyede hiçbir sorunumuz yok. Belediyenin yöneticileriyle de hiçbir sorunumuz yok. Tarihler 2 Ağustos’u gösterdiğinde belediyeden yaklaşık 260 arkadaş bir anda istifa etti. Bölge başkanımız ve arkadaşlarımız çalışma yaptılar. Biz de o tarihlerde Antalya’da teşkilat toplantımızı gerçekleştiriyorduk. Sendikamızın diğer bölge başkanları, Antalya Bölge Başkanımız istifa eden arkadaşların yanına gittiler. “Değerli meslektaşlarımız, kıymetli üyelerimiz, sendikamızda bir eksiklik mi gördünüz? Bizim çözülemeyen bir sorunumuz mu vardı? Neden sendikamızdan, neden Türk-İş’ten istifa ettiniz?” diye sordular. Arkadaşların cevabı şu oldu: Başlarını aşağıya eğdiler, helallik istediler. “Utanarak, sıkılarak sizin yüzünüze bakıyoruz” dediler. “Üzerimizde çok büyük baskı var. Ben Antalya merkezde yaşıyorum. On beş yıldır bu belediyedeyim. Burada tazminatım var. Beni Kaş’a sürmekle, başka ilçelere sürmekle tehdit ettiler. Bize beş dakika verdiler. Beş dakikada istifa ediyorsanız edin, etmiyorsanız siz bilirsiniz.”

Büşra Özdemir’den Muhittin Böcek Çıkışı; “Deliller Konuşacak” (1) (Large)-1

Bizim belediyeyle hiçbir sorunumuz yoktur. Belediyenin yönetimiyle Güvenlik-İş Sendikası olarak çalışanlarla da yoktur. Çünkü Türkiye’de özel güvenlik görevlilerini genel anlamda temsil eden sendika biziz. Bizim sendikamızın diğer bütün sendikalardan bir farklılığı vardır. Biz özel güvenlik mesleğini geliştiren bir sendikayız. Hepimiz burada bulunan Güvenlik-İş Sendikası’nın bütün yetkilileri özel güvenlik mesleğinden gelmektedir.

Kilicdaroglu1-1

Bir günde 261 kişi istifa etti. Bu sendikalara aykırı, yasaya aykırı. Ama belediyenin yönetimi ne kanun tanıyor ne anayasa tanıyor. Biz bu süreçten sonra belediye yönetimiyle görüşmeler yaptık. Antalya Bölge Başkanımız görüşmeler yaptı. Türk-İş Konfederasyonumuz gerekli yetkili makamlarla görüştü. Bu olaylar yaşanırken belediye yönetimiyle görüşmeye başladım. Bizzat şahsım istifaların olduğu gece Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Hanım’la görüştüm. Kendisine tarafsız olması gerektiğini, anayasaya ve kanunlara uyması gerektiğini bizzat kendim telefonda ilettim. Kendisinden tüm çalışanlara bir kısa mesaj atmasını, bu sendikal baskının bir tarafı olmadıklarını mesaj yoluyla iletmesini istedim. Kendisi ısrarla bu mesajı atmadı. Aynı baskılar, aynı tehditler devam etti. Bu süreçte Recep Mutaf kardeşimizin, Ferdi Radelen bölge sekreterimizin Antalya’da ve bu belediyede bir ağırlığı, bir geçmişi vardır. Bizler bu süreçte belediye yöneticileriyle birebir görüştük. Belediye meclis üyeleriyle görüştük. Belediye meclis üyeleri de Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin başkan vekilini aradı. Başkan vekilinin cevabı “Sizler bu işe karışmayın” oldu.

Eylem (1)-1

Buranın hiçbir siyasi muhatabı yoktur. Burası şu an Cumhuriyet Halk Partisi’ne görünmektedir. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na sendika olarak da mektup yazdık ve tüm süreci açık bir şekilde ifade ettik. Buradan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum: Size mektup yazdık, durumu anlattık. Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ve yönetimi hakkında gerekli işlemi yapacak mısınız? Buradan kamuoyuna soruyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na mektup yazdım. Randevu alıp yüz yüze görüşerek bütün delilleriyle her şeyi kendisine sunacağım. Teftişin çıkacak raporlarını da sunacağım. Bu basın açıklamasının devamını farklı bir ortamda, farklı bir yerde de yapacağım. Bugün biz burada Antalya’da belediyenin önünde yaklaşık bin kişi olacaktık. Bizden rica ettiler, biz de temsilcilerimizle buradayız.

BURASI MUZ CUMHURİYETİ DEĞİL

Biz hiçbir şekilde korkmayız değerli arkadaşlar. Bu ülke hukuk devletidir. Bu ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Ama size samimi olarak bir şey söylüyorum: Bu belediyeyi yönetenler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni muz cumhuriyeti sanıyorlar. Ama yanıldıklarını hukuk önünde hesap verdikleri zaman anlayacaklar. Güvenlik-İş Sendikası Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde var olmaya devam edecektir. Her şartta, ne olursa olsun, bu belediyede hangi siyasi parti kazanırsa kazansın. Çünkü Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan özel güvenlik görevlilerinin kurmuş olduğu bir sendika bu. Sıradan bir sendika değiliz biz.”

Başkan Vekili Büşra Özdemir ve yönetimini suçlayan Çağırıcı, yaşananların ardından Çalışma Bakanlığı Teftiş Başkanlığı’nın Büyükşehir’de inceleme başlattığını aktardı. Sert bir dille Başkan Vekili Özdemir’e yüklenen Çağırıcı, konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ