Özellikle ihracatçıların ve iş dünyasının büyümesini istediği Antalya Limanı’nın geleceği gündemdeki yerini koruyor. Çevre Mühendisi Cem Arüv, limanın büyümesinin olumlu ve olumsuz yönlerinin olduğunu belirterek, günübirlik kararlarla böyle hayati bir konunun sonuçlandırılamayacağını söyledi.

DEMİRYOLU VE KARAYOLU ALTYAPISI YETERSİZ
Antalya Limanı’nın, kurulduğu günden beri önemli bir lojistik merkezi olduğunu belirten Cem Arüv, “Antalya Limanı kurulduktan sonra, imar planlarında tren yolu projesi vardı. Ancak 1980’li yıllarda başlayan turizm ve konut ihtiyacındaki artış, Konyaaltı’nın da cazip bölge haline gelmesi nedeni ile bölgede turizm yapılaşması haline geldi. Daha sonra yapılan tüm planlamalarda tren yolu ve ulaşım altyapısı projesi kaldırıldı” bilgilerini verdi.

KAMU KURUMLARI GÖZDEN ÇIKARILMALI
Antalya Limanı’nın fiziki özelliklerinin büyütülmesinin önünde engel olduğunu belirten Cem Arüv, “Mevcut bir liman işletmesi, arkasında Antalya Serbest Bölgesi, doğusunda kuruma ait sosyal tesis, batısında sahil güvenlik komutanlığı ve Sarısu mesire alanı var. Bu şartlarda limanın büyümesi mümkün gözükmüyor. İmar uygulamaları henüz yapılmadığı için limanın büyüme ihtimali şu anda bulunmuyor. Limanın büyümesi için ya kamu kurumlarını, ya sahil güvenliği ya da Sarısu’yu bünyesine katması gerekiyor” şeklinde konuştu.

BARCELONA, HAMBURG, NAPOLİ ÖRNEKLERİ
Kurulduğu günden bu yana amacına uygun kullanılmadığı için büyümeyen limanın mülkiyet sorununun da bulunduğunu belirten Çevre Mühendisi Cem Arüv, şunları söyledi: “Bölgedeki her kurum tamamlayıcı olduğu için bunun hayalini bile kuramıyoruz. Limanı mevcut haliyle büyütmeye kalktığımız zaman şehri küçültmemiz gerekiyor. Avrupa’da liman şehirleri, limanla büyüyen şehirlerdir. Barcelona, Hamburg ve Napoli’de bu örneği görüyoruz. Antalya’da ise turizm odaklı bir hayat varken bu mümkün değil.”
2100 VİZYONU İLE HAREKET EDİLMELİ
Antalya Limanı’nın ihracat için kullanılması halinde ulaşım altyapısının bunu imkanımız hale getirdiğini belirten Cem Arüv, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugünü düşünerek limanı planlayamayız. 2100 yılı vizyonu ile planlama yapılabilir. STK’lar, kamu kurum ve kuruluşlar, valilik ve bakanlıklar ortak bir karar vermeli. Bu karar bölgenin kaderini etkileyecek bir karar olmalı. Böyle bir karar sadece özelleştirme idaresi tarafından verilemez. Antalya’yı 2100 yılı için yeni bir gelecek oluşturmaya hazırlarken, geleceğinin olumsuz yönde etkilemesine neden olmamalıyız.”




