Temmuz 2026 döneminde SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarına yüzde 17,76 oranında zam yapıldığını, en düşük emekli aylığının ise 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseldiğini belirten Arı, memur emeklilerinde ise en düşük aylığın 31 bin 527 liraya çıktığını ifade etti. Arı, maaş artışlarının yalnızca oran olarak açıklanmasının yeterli olmadığını belirterek şöyle konuştu:
“Emekliye yapılan zammı sadece yüzde olarak değerlendiremeyiz. Asıl önemli olan, bu artışın emeklinin hayatına nasıl yansıdığıdır. Vatandaş pazara gittiğinde, market alışverişi yaptığında, kirasını ve faturalarını ödediğinde elinde ne kalıyor; buna bakmak gerekir. Çünkü gerçek hayat rakamlardan değil, vatandaşın sofrasından okunur.”
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNDE OLMALI
Arı, en düşük emekli aylığının milyonlarca vatandaşın temel geçim kaynağı haline geldiğini belirterek, 23 bin 552 liralık maaş seviyesinin bugünkü hayat pahalılığı karşısında yeterli olmadığını söyledi. En düşük emekli maaşı konusunda temel taleplerinin bu aylığın asgari ücret seviyesine çıkarılması olduğunu ifade eden Arı şöyle konuştu:
“Bizim en düşük emekli maaşıyla ilgili en önemli tezimiz ve mutlaka hayata geçirilmesini istediğimiz konu; en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesinde olmasıdır. Bunu her zaman ifade ettik, ifade etmeye de devam edeceğiz. Emeklilerimiz yıllarca çalışarak, prim ödeyerek ülkemize katkı sundular. Onların insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmesi için gelirlerinin gerçek yaşam koşulları dikkate alınarak düzenlenmesi gerekiyor.”
EMEKLİNİN GERÇEK GELİRİ, O PARANIN HAYATTAKİ KARŞILIĞIDIR
Arı, emeklinin ekonomik durumunun yalnızca maaş rakamıyla ölçülemeyeceğini belirterek şunları söyledi:
“Bir emeklinin ekonomik durumunu sadece maaş rakamıyla ölçemeyiz. Önemli olan o maaşla kaç kilo et alınabildiği, kaç ekmek alınabildiği, kira ve temel ihtiyaçların ne kadar karşılanabildiğidir. Emeklinin gerçek geliri, cebine giren para değil; o paranın hayatındaki karşılığıdır.”
ASGARİ ÜCRETİN YAKLAŞIK 1,4 KATIYDI
Arı, geçmiş dönemlerle bugünün karşılaştırılmasında esas ölçütün yalnızca maaş rakamları değil, satın alma gücü olması gerektiğini vurguladı. 2002 yılına ilişkin “en düşük emekli maaşı 40 dolardı” şeklindeki değerlendirmelerin eksik bir karşılaştırma olduğunu belirten Arı, değerlendirmelerin vatandaşın o gelirle ulaşabildiği yaşam standardı üzerinden yapılması gerektiğini söyledi. Arı, “2002 yılında en düşük emekli aylığı 40 dolar değildi. O dönemde en düşük emekli aylığı yaklaşık 1,4 asgari ücret seviyesindeydi. Bugünün koşullarıyla aynı oranı değerlendirdiğimizde bu rakam 32-33 bin liranın üzerinde bir alım gücüne karşılık gelmektedir” dedi.





