Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek. Ancak Antalya'da zirve öncesindeki altyapı ve trafik sorunları yeniden gündemdeki yerini aldı. Özellikle son yaşanan yağışlarla birlikte kentteki altyapı sorunları gözle görülür hale geldi. Öte yandan, COP31 hazırlıkları devam ederken yaşanan seller de zirveyi bir kez daha gündeme taşıdı.

Zirve öncesinde ulaşım, trafik yönetimi ve şiddetli yağışlara karşı alınacak önlemler tartışılırken, Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi eski Başkanı Cem Arüv, Antalya'nın uluslararası alanda tanıtımı için ulaşım ve altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Arüv, kentin iklim değişikliğine dirençli yapısını öne çıkarmak amacıyla 100 ayrı politika ve 100 ayrı projeyle zirveye katılacaklarını da söyledi.

Cop31 Için Kritik ‘Antalya’ Sorusu (7)

BİNLERCE ÇEVRECİ AKTİVİST KATILACAK

Resmî kaynaklardan yapılan açıklamalarda 100 binin üzerinde katılımcının ve çevre aktivistinin Antalya'ya geleceği hatırlatan Arüv, otellerin yüzde 100 doluluk oranına yaklaştığını ifade ederek, “Yaptığımız işler itibarıyla turizm sektöründeki aktörlerle çok iç içeyiz. Bu kapsamda otellerin, özellikle zirve döneminde, ciddi anlamda doluluk oranlarının arttığını görüyoruz. Yüzde 100 doluluk oranlarına ulaştıklarını görüyoruz. Bundan da mutluyuz. Son yıllarda düzenlenen COP zirvelerinin en geniş katılımlı toplantılarından bir tanesi olacak. Türkiye'nin çok ciddi anlamda lojistik açıdan önemli bir noktada olmasından kaynaklanıyor. Her yere eşit mesafede bir konumda bulunuyor. Dolayısıyla katılım çok olacak. Son günlerde Amerika'dan, İngiltere'den, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden ve Uzak Doğu'dan çok sayıda akademisyen ve çevre sektöründe çalışan firmalar bizimle irtibata geçtiler ve aktif bir şekilde katılım sağlayacaklarını ifade ettiler” dedi.

Cop31 Için Kritik ‘Antalya’ Sorusu (2)

DÜNYA’NIN NABZI ANTALYA’DA ATACAK

EXPO alanı dışında üniversitelerde ve birçok toplantı salonunda da eş zamanlı olarak çok sayıda toplantı düzenlenecek ve çevre ile iklim değişikliği konusunda dünyanın nabzı Antalya'da atacağını ifade eden Arüv, “Bu bizim açımızdan ve Türkiye açısından son derece pozitif, olumlu bir gelişme. Bununla birlikte, geçen süre içerisinde baktığımızda Belek bölgesindeki oteller bölgesinden ve Kundu bölgesinden EXPO alanına ulaşımı sağlamak amacıyla yol çalışmalarının yapıldığını ve geliştirildiğini görüyoruz. EXPO alanında çok ciddi bir inşaat faaliyetinin yürüdüğünü, karşısındaki bir alanın da otopark alanı olarak ayrıldığını görüyoruz” diye konuştu.

Cop31 Için Kritik ‘Antalya’ Sorusu (2)-1

“ÇOK CANLI BİR DÖNEM YAŞAYACAĞIZ”

“Alışık olmadığımız bir turizm şekliyle karşı karşıya kalacağız” diyen Arüv, “Bu yoğunlukta daha önce karşılaşmadığımız bir turizm hareketliliği olacak. Bizde normal turist genellikle otelde vakit geçiren bir müşteri profilidir. Sabah otele girer, akşama kadar tüm ihtiyaçlarını otelde karşılar ve dışarı çıkmaz. Ancak bu kez gelecek olan kitle farklı bir kitle. Bunlar sabahları toplantılar için EXPO alanına gidecekler, akşam da geri dönecekler. Yani ortada gerçekten 100 bin kişilik bir hareket olacak. Bu insanlar akşam yemek yemek isteyecekler. Ya otellerinde yiyecekler ya da Antalya şehir merkezine gelecekler. Şehir merkezinin hareketlenmesine sebep olacaklar. Dolayısıyla 9-20 Kasım arasında çok canlı bir dönem yaşayacağız” dedi.

Cop31 Için Kritik ‘Antalya’ Sorusu (6)

TRAFİK SORUNU ÇÖZÜLMELİ

Ancak COP31 sürecinin başarılı geçmesi için altyapı yatırımlarının ve EXPO’ya ulaşımı sağlayacak yapıların zamanında tamamlanması gerektiğini söyleyen Arüv, “Bu konudaki gayreti de görüyoruz. Ancak Antalya şehir merkezi ile EXPO alanı arasındaki ulaşımın mutlaka çözülmesi gerekiyor. Sabah saat 06.30'da Alanya'ya gitmek istedim. Saat 07.00 gibi EXPO alanının bulunduğu bölgeye geldiğimde trafik tıkalıydı. Sabah saat 07.00'de trafik tıkalıydı. Yani şu andaki durum bile böyle. Dolayısıyla bu konu sadece trafik polislerinin yönlendirmesiyle veya trafiğin yönetilmesiyle çözülebilecek bir konu değil. Çok ciddi anlamda ulaşım probleminin, özellikle Antalya şehir merkezi ile EXPO alanı arasındaki ulaşım sorununun çözülmesi gerekiyor” diye konuştu.

Cop31 Için Kritik ‘Antalya’ Sorusu (3)

ULAŞIM ALTYAPISI İÇİN GÜZERGÂH ÇAĞRISI

Kentin farklı noktalarında otobüs kalkış merkezleri oluşturulup, bu noktalardan EXPO alanına doğrudan ulaşımı sağlayacak öncelikli toplu taşıma sistemleri organize edilmesi gerektiğini savunan Arüv, “Belki o dönemde trafik yoğunluğunu azaltmak adına otellerin ihtiyaçlarını önceden planlamaları gerekir. Trafik yoğunluğunu azaltacak alternatif güzergâhlar belirlenmeli ve uygulanmalıdır ki trafik akışı sağlanabilsin. Çünkü yaklaşık 150 bin kişilik bir hareketlilikten söz ediyoruz. Katılımcı sayısı 100 bin. Bunun dışında yalnızca medya mensubu olarak yaklaşık 5 bin kişinin gelmesi bekleniyor. Sadece güvenlik hizmetlerinde ise yaklaşık 10 bin kişinin görev yapması öngörülüyor. Hizmet sağlayan personeli de düşündüğünüzde, 100 bin kişinin yanı sıra en az 50 bin kişilik ek bir organizasyon kadrosu oluşacak. Ayrıca devlet başkanları gelecek, toplantılara katılacaklar. Yaklaşık 190 ülkeden üst düzey yöneticiler Antalya'ya gelecek. Dolayısıyla bunun yönetimi çok ciddi anlamda uzmanlık gerektiren bir konu olarak karşımızda duruyor. Çok iyi yönetilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Cop31 Için Kritik ‘Antalya’ Sorusu (7)

ANTALYA’NIN MARKA DEĞERİNE DİKKAT EDİLMELİ

Antalya esnafının, özellikle yeme-içme işletmelerinin, restoranların ve rekreatif alanlarda bakım ve temizlik çalışmalarını yapılması gerektiğini dile getiren Arüv, “En azından Antalya'nın iklim değişikliği kapsamında aldığı tedbirlere örnek olacak projelerin, örneğin elektrikli otobüslerle ulaşım sağlanması gibi uygulamaların ön plana çıkarılması gerekiyor ki iyi bir imaj ortaya koyabilelim. Bunu yaparken aynı zamanda medyaya da içerik sunmanız gerekiyor. Burada kastettiğim, Antalya'nın marka değerini yükseltecek etkinlikler düzenlemek. EXPO alanı dışında Termessos'ta bir etkinlik, Aspendos'ta bir etkinlik, Side'de bir etkinlik, Perge'de bir etkinlik, Kaleiçi'nde bir etkinlik gibi organizasyonlar yapılabilir. Dünya medyası burada olacağı için, onların da ilgisini çekecek programların düzenlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

ŞİDDETLİ YAĞIŞLARA KARŞI ÖNLEM ALINMALI

COP zirvesi dönemine denk gelebilecek şiddetli yağışlara dikkat çeken Arüv, bununla ilgili gerekli hazırlıkların EXPO alanında mutlaka yapılması gerektiğini ifade ederek, “Bu trafik yoğunluğu bir kaosa dönüşmemeli ve şehri riskli bir pozisyona sokmamalı. Gerekli tedbirlerin alınması şart. Kamu kurumlarımızın ve belediyelerimizin bu konuda gerekli aksiyonları alacağını düşünüyoruz. Ancak burada bir hususu daha belirtmem lazım. COP zirvesi büyük ölçüde Ankara'dan organize edildi ve şehir dinamikleri şimdiye kadar sürecin biraz dışında kaldı. Buna rağmen biz hazırladığımız raporlarla, dünyanın 193 ülkesinin katılacağı bu iklim zirvesinde Antalya'yı iklim değişikliğine dirençli kent modeli açısından örnek gösterecek bir çalışma yürüttük” dedi.

Cop31 Için Kritik ‘Antalya’ Sorusu (3)

“ANTALYALILAR OLARAK 100 PROJEYLE COP ZİRVESİNE KATILACAĞIZ”

“Yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir finansmanın konuşulacağı ifade ediliyor” diyen Arüv, “Antalyalılar olarak 100 projeyle COP zirvesine katılacağız. "100 ayrı politika, 100 ayrı proje" mottosuyla yola çıkacağız. Antalya'da gerçekleştirilmesi gereken faaliyetler ve iklim değişikliği kaynaklı sorunların çözümü konusunda, Antalya'nın iklim dirençli bir kent olması amacıyla yürüttüğümüz çalışmaları taçlandıracağız” ifadelerini kullandı.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ