COP31’in Antalya’da düzenlenecek olmasıyla birlikte kentte iklim zirvesine yönelik çalışmalar hız kazandı. Halkların İklim Zirvesi, resmi zirve ile eş zamanlı olarak Antalya’da gerçekleştireceği etkinlik öncesinde yeni kampanyasını kamuoyuna duyurdu.
“Yakarsa Dünyayı Fosiller Yakar” adı verilen kampanya ile iklim krizine karşı mücadele ve fosil yakıtlardan çıkış gündeme taşındı. Halkların İklim Zirvesi tarafından yapılan açıklamada, Antalya’da düzenlenecek zirvenin hazırlıklarının sürdüğü belirtildi. Basın açıklamasını Halkların İklim Zirvesi adına gönüllüsü Gülşah Tırış okudu. Tırış, zirvenin sorumluluğunu yaklaşık 90 ülkeden 400’ü aşkın örgütün üstlendiği ifade edildi. COP31 sürecinde iklim krizi ve fosil yakıt kullanımı tartışmalarının adresi olacak Antalya’da, resmi zirve ile eş zamanlı olarak planlanan Halkların İklim Zirvesi öncesinde, başta kömür olmak üzere fosil yakıt kullanımının durdurulması çağrısı gündeme taşındı.
COP31 İLE EŞ ZAMANLI OLACAK
Basın açıklamasını Halkların İklim Zirvesi adına gönüllüsü Gülşah Tırış, açıklamada ise şu sözlere yer verdi:
“Resmi zirve COP31 ile eş zamanlı Antalya’da düzenleyeceğimiz Halkların İklim Zirvesi (Peoples’ Climate Summit) hazırlıklarına devam ediyoruz. Yerel direniş alanları, emek, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, ekoloji vb. örgütlerin yanında, yaklaşık olarak 90 ülkeden 400 aşkın örgüt zirvenin sorumluluğunu üstlenmiş durumda. İklim krizine ve yarattığı iklim adaletsizliğine karşı gerçek çözüm yöntemlerini konuşup ortak mücadele ağlarını oluşturmak amacıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz.
“YAKARSA DÜNYAYI FOSİLLER YAKAR”
“Yakarsa Dünyayı Fosiller Yakar” kampanyamızın kamuoyuyla ilk buluşma alanı olacak. Bugünden başlamak üzere ev sahipliğini yapan Türkiye hükümetinin kömürden çıkış takviminin olmayışını deşifre edip, kamuoyu önünde sözünü verdikleri bir kömürden çıkış tarihini duyuncaya kadar kampanyamızı sürdüreceğiz.
134 KURUMDAN ORTAK ÇAĞRI
Halkların İklim Zirvesi olarak başlattığımız Yakarsa Dünyayı Fosiller Yakar kampanyamız için buradayız. 134 kurumdan gelen destek imzası durumun aciliyetini açıkça ortaya koymuştur. Ormanlar yanıyor, kuraklık artıyor, buzullar eriyor, göç ve ekonomik çöküş yapısal eşitsizliklerden en çok etkilenen grupları hızla vuruyor. Yaşanan bu kriz kendiliğinden derinleşmiyor; bizi fosil yakıtlara yani kömüre, petrole, doğal gaza bağımlı kılan fosil yakıt şirketleri ve onların çıkarlarını koruyan hükümetler bu krizin asıl faili. Fosil yakıt şirketleri kârlarını katlarken krizin bedelini halk ve doğa ödüyor. Çözüm ise çok açık başta kömür olmak üzere fosil yakıt projelerinden vazgeçip adil ve eşit bir geleceği hep beraber inşa etmek.
İKLİM KRİZİNİ DERİNLEŞTİREN KÖMÜRÜ TERK ETMEYE HAZIRLANIYOR
Dünya, iklim krizini derinleştiren kömürü terk etmeye hazırlanıyor. Ülkeler, kömürlü termik santrallerini kapatırken, Türkiye bu konuda adım atmış değil. Dünyada en fazla sera gazına sebep olan ilk 15 ülke içerisinde yer alan ve COP31’e ev sahipliği yapan Türkiye’nin bu konuda önemli bir sorumluluğu var: Adil ve planlı bir kömürden çıkış takvimini acilen oluşturmak ve uygulamak. Bu topraklarda yarım asırdan fazla elektrik üretimi için kullanılan kömürlü termik santraller sadece karbondioksit ve diğer sera gazlarına sebep olmuyor; hem toplumsal hem de ekolojik tahribata yol açmaya devam ediyor. Milas’tan Elbistan’a Silopi’den Biga’ya kömürün bedelini ödeyenler havasını, suyunu ve toprağını korumak için bu tahribata karşı mücadele ediyor. Yerelden evrensele iklim adaleti mücadelesi ses veriyor: Ekolojik, ekonomik ve toplumsal açıdan adil bir dünya kurmak hâlâ mümkün!
KÖMÜR MADENİ GENİŞLETMELERİ DURDURULSUN
Halkların İklim Zirvesi olarak taleplerimiz net: Mevcut kömürlü termik santraller bugünden başlayarak kademeli olarak kapatılsın. Kömür madeni genişletmeleri durdurulsun. Yeni kömür santralleri ve kömür madenleri için verilmiş izinler istisnasız iptal edilsin. Kömüre verilen teşvikler sonlandırılsın. Bu kaynaklarla adil bir geçiş planı oluşturulsun. Bu kapsamda; Kömür madenlerinde ve termik santrallerde çalışan tüm emekçiler özlük haklarını ve geleceklerini güvence altına alacak programlarla desteklensin. Kömür bölgelerinde yaşanan ağır ekolojik ve ekonomik çöküşün onarılması için tüm ekosistemleri ve halkı kapsayan iyileştirme programları hayata geçirilsin. Temiz, adil, yerel, katılımcı ve demokratik bir enerji sistemi için topluluk odaklı yenilenebilir enerji desteklensin.

ADİL BİR ENERJİ PLANLAMASI BENİMSENSİN
Kapitalizmin kışkırttığı aşırı tüketim anlayışına ve büyüme odaklı enerji politikalarına son verilsin; gezegenin sınırlarıyla uyumlu, yaşamın ve toplumun gerçek ihtiyaçlarını esas alan adil bir enerji planlaması benimsensin. COP süreçlerinde sesi duyulmayanların kendi sözlerini kurabilmesi ve iklim adaletsizliği mağdurlarının uluslararası ölçekte bir araya gelebilmesi için farklı toplumsal mücadele alanlarını bir araya getiren Halkların İklim Zirvesi olarak yineliyoruz: Kömürden çıkış bir tercih değil, gezegenimiz ve halklar için zorunluluktur. Adil, eşit ve yaşanabilir bir dünya için 14 - 18 Kasım’da düzenleyeceğimiz Halkların İklim Zirvesi’ne hepinizi davet ediyoruz.”




