Antalya'nın kıyı şeridinde artan yapılaşma baskısı; doğal ekosistemler, turizm sürdürülebilirliği ve kamusal alan kullanımı açısından tartışmaları beraberinde getirdi. Özellikle kıyı kolları ve ormanlık alanlar üzerinde yoğunlaşan imar faaliyetleri çevresel tahribat riskini artırırken halkın denize erişimi de sınırlı kaldı. Son dönemlerde yapılan imar planı değişiklikleri gündemde tartışma konusu olmaya devam ederken DEVA Partisi Antalya İl Başkanı Özlem Arlıer, kıyıların herkesin ortak değeri olduğunu vurguladı.

Deva Partisi Arlıer Den Net Mesaj Şeffaf Imar Şart (1)

Arlıer, kıyılardaki plansız yapılaşmanın yalnızca doğaya değil, aynı zamanda toplumun ortak kullanım hakkına da zarar verdiğini ifade etti. İmar süreçlerinde şeffaflık ve bilimsel yaklaşımın zorunlu hale gelmesi gerektiğini belirten Arlıer, kıyıların korunmasının hem çevresel hem de toplumsal açıdan kritik önem taşıdığını dile getirdi.

Deva Partisi Arlıer Den Net Mesaj Şeffaf Imar Şart (2)

KIYILARDA ARTAN BASKI ENDİŞELENDİRDİ

Antalya’yı çevre, ekonomi ve iklim başlıkları açısından değerlendiren Arlıer, kıyıda aratan yapılaşma baskısının endişe verici boyuta ulaştığını ifade etti. Arlıer, “Antalya’nın bugün karşı karşıya olduğu sorunlara baktığımda, çevre, ekonomi ve iklim başlıklarının birbirinden bağımsız değil, iç içe geçmiş alanlar olduğunu görüyorum. Özellikle kıyı bölgelerinde artan yapılaşma baskısı beni en çok endişelendiren konuların başında geliyor” ifadelerini kullandı.

Deva Partisi Arlıer Den Net Mesaj Şeffaf Imar Şart (3)“KIYILAR HEPİMİZİN ORTAK DEĞERİ VE KAMUSAL ALANIDIR”

“Kıyılar hepimizin ortak değeri ve kamusal alanıdır” diyen Arlıer, “Plansız ve yoğun yapılaşma sadece doğaya zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda vatandaşın bu alanlara erişimini de kısıtlıyor. Bu nedenle imar süreçlerinin şeffaf, denetlenebilir ve bilimsel esaslara dayalı olması gerektiğini düşünüyorum” sözlerine yer verdi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ