4 Temmuz’da (bugün) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşülecek. Söz konusu kanun tartışmaları beraberinde getirdi. Kanun kapsamında ekonomik düzenlemeler ve sosyal güvenlik ödemeleri de görüşülmesi planlanıyor. Torba kanunda en düşük emekli aylığının Temmuz ayından itibaren 23 bin 552 TL’ye yükseltilecek. Ayrıca torba yasada İşsizlik Sigortası Fonu Teşvikleri kapsamında işverene yönelik sigorta prim teşvik programının süresinin 2028 yılı sonuna kadar uzatılacak.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi Vedat Küçük torba yasanın emekçinin değil sermayenin çıkarını önceleyen bir siyasi tercihin ürünü olduğunu ifade etti. Küçük, özellikle işsizlik sigortasının amacından uzaklaştırıldığını ifade ederek torba yasaya tepki gösterdi. AK Parti iktidarı tarafından sunulan Torba yasanın, işverene kaynak aktarmak ve emekliyi sefalete mahkûm etmek üzere kurgulandığını ifade etti.
İŞÇİLER İÇİN KULLANILMALIDIR
İşsizlikle mücadele amacıyla oluşturulan ve temel hedeflerinden biri işsizlik ödeneğine kaynak yaratmak olan İşsizlik Sigortası Fonu, AKP hükümetleri döneminde giderek “işveren destek fonu”na dönüşmüş durumda olduğunu savunan Küçük, “Söz konusu kanun teklifinde Fon’dan işverenlere daha fazla kaynak aktarılması öngörülmekte. Bu amaçla imalat sektöründe işverenlere yönelik teşvik programının süresi 2028 yılı sonuna kadar uzatılmakta ve konaklama tesislerine 2026 Mayıs-Aralık döneminde sağlanacak sigorta primi desteğinin Fon’dan karşılanmasına yönelik düzenlemeler getirilmektedir.
Böylece imalat sanayiinden turizme uzanan geniş bir işveren kesimi, sezonluk kâr kaybını ya da istihdam maliyetini kendi cebinden değil, işçinin alın teriyle biriken bir fondan karşılamaktadır. Bu düzenlemeler, İşsizlik Sigortası Fonu’nun asıl amacından, yani işsize güvence olmaktan, bir kez daha uzaklaştırılmasına hizmet etmektedir” diye konuştu.
10 İŞSİZDEN 8’İ İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANAMIYOR
Yıllardır İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işverenlere ayrılan pay yükselirken işçilere ayrılan pay azalmaya devam ettiğini ifade eden Küçük, 2016-2025 yıları arasındaki 10 yılda Fon’dan işçilere ayrılan pay 5,7 puan azaldığını; işverenlere aktarılan kaynakların 28,9 puan artığını vurguladı. 2023-2025 yılları arasında son 3 yılda ise işçilerin yaklaşık 2 katı fazla kaynağın işverenlere ayrıldığını vurgulayan Küçük, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Bu tercihlerin sonucu olarak bugün her 10 resmi işsizden 8’i işsizlik ödeneğinden yararlanamamaktadır. İmalat sanayiindeki teşvik süresinin iki yıl daha uzatılması ve buna turizm sektörü için yeni bir prim desteğinin eklenmesi, bu talanın kalıcı ve kurumsal bir hale getirilmeye devam etmesinden başka bir şey değildir. İşsizlik Sigortası Fonu işverenler için değil, işçiler için kullanılmalıdır!”
“AÇLIK SINIRININ ALTINDAKİ AYLIKLARI KABUL ETMİYORUZ”
Torba yasada işverenlere yönelik kaynak aktarımı sürerken emekli aylığını sefalet aylığı olduğunu ifade eden Küçük, “Teklifle en düşük emekli aylığı 20 bin TL’den 23 bin 552 TL’ye çıkarılmaktadır; bu artış, 6 aylık resmi enflasyonun, TÜİK tarafından baskılanan enflasyonun göstermelik bir telafisinden ibarettir ve emeklinin insanca yaşamasını sağlayacak yapısal, kalıcı bir düzenleme değildir. Söz konusu en düşük emekli aylığı DİSK/Araştırma Merkezi’nin açıkladığı Mayıs 2026 dönemi açlık sınırının yüzde 35 altındadır” dedi.
“MİLYONLARCA EMEKLİYİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA”
“Emeklilere büyümeden pay vermeyen, emeklileri sefalete mahkûm eden bu sistem, bugün her 3 emekliden 2’sini çalışmak zorunda bırakmaktadır” diyen Küçük, “Bu tablo, kaynak yokluğundan değil, kaynağın kimden yana kullanılacağına dair siyasi bir tercihten kaynaklanmaktadır. SGK’ye Bütçe’den yapılan Hazine yardımlarının oranı 2009-2025 yılları arasında yüzde 15,1’den yüzde 6,9’a; bu Hazine yardımlarının GSYH’ye oranı ise yüzde 4’ten yüzde 1,6’ya gerilemiştir. AKP iktidarı, sosyal devlete açıkça aykırı biçimde milyonlarca emekliyi açlık sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkûm etmektedir” ifadelerini kullandı.
“İNSANCA YAŞANABİLECEK BİR DÜZEYE YÜKSELTİLMELİ”
En düşük emekli aylığının hangi ilkeye göre belirlendiği, hangi sistematik esasa bağlandığının belirsiz olduğunu ifade eden Küçük, “Her 6 ayda bir “acaba bu sefer ne kadar zam gelecek” kaygısıyla yaşamaya mahkûm edilen emekliler, iktidarın keyfiyetine ve seçim taktiklerine göre şekillenen lütfuna terk edilmiştir. Hazine’den tamamlama ile en düşük emekli aylığı belirleme uygulamasından vazgeçilmeli, emekli aylıkları insanca yaşanabilecek bir düzeye yükseltilmeli, en az asgari ücret kadar olmalıdır. Tüm emekli aylıkları da bu oranda artırılmalıdır. Bu torba yasa teklifi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, emek karşıtı bir siyasetin ezberlediğimiz reçetesinden ibarettir: İşçilere ve işsizlere ait kaynakların işverenlere aktarılması ve emekliye sefalet! Gelirde adaletsizliği daha da büyütecek olan bu emek karşıtı düzene karşı örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz!” sözlerine yer verdi.





