Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Antalya Şubesi Genel Kurulu’nda konuşan Başkan Şaban Tat, enerji politikalarına, kamusal denetimin zayıflatılmasına ve mühendislik bilgisinin karar süreçlerinden dışlanmasına sert eleştirilerde bulundu. Mühendislik bilgisinin dışlandığı her kararın toplum için ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Başkan Tat, enerji politikalarının yalnızca teknik değil toplumsal bir mesele haline geldiğini dile getirdi.

BAŞKAN TAT GENEL KURUL’DA KONUŞTU
Genel Kurul’da açıklamalarda bulunan Başkan Tat şu sözlere yer verdi:
“Genel kurulumuzun; mesleki kişiliğimize, etik değerlerimize ve mühendislik onurumuza yakışır bir olgunluk içinde, demokratik, verimli ve yapıcı bir atmosferde geçmesini diliyor; katılımınız ve katkılarınız için hepinize teşekkür ediyorum.
“71 YILLIK ONURLU YÜRÜYÜŞ YALNIZCA BİR MESLEK MÜCADELESİ DEĞİLDİR”
Elektrik Mühendisleri Odası, ilk genel kurulunu 26 Aralık 1954 tarihinde gerçekleştirmiş, bugün 71 yıllık köklü bir geçmişe sahip bir meslek örgütüdür. Bu 71 yıllık onurlu yürüyüş; yalnızca bir meslek mücadelesi değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinciyle verilen bir kamu yararı mücadelesidir. Bu yürüyüşün her aşamasında emeği geçen, bugün aramızda bulunmayan tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyorum.
“HER TARTIŞMANIN; İLERİYE DÖNÜK DÜŞÜNCELERLE YÜRÜTÜLMESİNİ SON DERECE ÖNEMSİYORUZ”
Genel kurullar yalnızca bir dönemin muhasebesinin yapıldığı toplantılar değildir. Aynı zamanda geleceğe dair söz söylediğimiz, duruş ortaya koyduğumuz ve ortak aklı büyüttüğümüz en önemli demokratik zeminlerdir. Bu nedenle burada yapılacak her tartışmanın; saygı çerçevesinde, teknik birikimi önceleyen, ileriye dönük düşüncelerle zenginleşen bir anlayışla yürütülmesini son derece önemsiyoruz.
“EMO; HERHANGİ BİR SİYASİ YAPININ PARÇASI OLMAYAN BİR MESLEK ODASIDIR”
Bildiğiniz üzere odamız; 6235 sayılı yasa ile kurulmuş, TMMOB’ye bağlı, kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüdür. Ancak EMO’yu güçlü kılan yalnızca bu yasal statü değil; özerk, bağımsız ve kamu yararını esas alan duruşudur. EMO; herhangi bir siyasi yapının parçası olmadan, ülkenin, kentin ve toplumun yararına olan politikaları savunmayı ilke edinmiş bir meslek odasıdır. Meslektaşlarımızın mesleki haklarını korumak, mesleğin gelişimini sağlamak, bilimi ve teknolojiyi toplum yararına sunmak, EMO’nun temel varlık nedenidir.

“MESLEK ODALARINI ZAYIFLATAN HER YAKLAŞIM, KAMUSAL DENETİMİ ZAYIFLATIR”
İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir dönem değildir. Bugün yalnızca ekonomik zorlukları değil; aynı zamanda meslek odalarının yetkilerinin giderek kısıtlandığı, bilimsel ve kamusal denetimin geri plana itilmeye çalışıldığı bir süreci yaşıyoruz. Uzmanlığın değersizleştirildiği, meslek odalarının sözünün azaltıldığı, denetimin etkisizleştirildiği her adımda toplumun güvenliği ve kamu yararı zarar görmektedir. Meslek odalarını zayıflatan her yaklaşım, kamusal denetimi zayıflatır; kamusal denetimin zayıflaması ise bedelini toplumun ödediği sonuçlar doğurur. Tam da bu nedenle; bilimin, tekniğin ve mühendislik bilgisinin dışlandığı alanlardan biri hâline gelen enerji politikaları, bugün yalnızca meslektaşlarımızın değil, tüm toplumun ortak sorunu hâline gelmiştir.
“BU TABLO MÜHENDİSLİK BİLGİSİNİN KARAR SÜREÇLERİNDEN DIŞLANMASININ BİR SONUCUDUR”
Enerji artık yalnızca teknik bir konu değildir. Enerji; doğrudan yaşamı etkileyen, ekonomiden sosyal hayata, sanayiden güvenliğe kadar her alanı belirleyen stratejik bir alandır. Yurttaşlarımız yüksek enerji faturalarıyla karşı karşıyadır. Sanayi, üretim ve hizmet sektörü artan maliyetler altında zorlanmaktadır. Ancak bu tabloyu yalnızca ekonomik verilerle açıklamak mümkün değildir. Bu tablo; plansızlığın, kamusal denetimin geri çekilmesinin, mühendislik bilgisinin karar süreçlerinden dışlanmasının bir sonucudur.
“RİSKLERİN BEDELİNİ NE YAZIK Kİ TOPLUM ÖDEMEKTEDİR”
Kamusal denetimi yok sayan hiçbir anlayış; ne güvenli enerji üretir, ne de bu ülkeye güvenli bir gelecek bırakır. Enerji alanında denetimin zayıflatıldığı her yerde; yangınlar, kazalar, altyapı sorunları ve can güvenliği riskleri artmaktadır. Ve bu risklerin bedelini ne yazık ki toplum ödemektedir.
“ENERJİ, HERKES İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR YAŞAM HAKKIDIR”
Bu noktada mühendislik mesleğinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Çünkü biliyoruz ki;
mühendisi devre dışı bırakan her karar, yalnızca mesleğimizi değil, toplumun tamamını riske atar. Enerji politikaları; her dönem değişen, günü kurtaran tercihlerle değil, bilimsel, planlı ve uzun vadeli bir devlet politikası anlayışıyla ele alınmalıdır. Enerji arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması, yenilenebilir ve yerli kaynakların etkin kullanımı, enerji verimliliği ve tasarruf kültürünün yaygınlaştırılması ülkemizin temel öncelikleri arasında yer almalıdır. Enerji, herkes için vazgeçilmez bir yaşam hakkıdır. Bu hakkın güvenli, ekonomik ve kesintisiz şekilde sağlanması ise kamusal bir sorumluluktur.

“MESLEĞİMİZİN GELECEĞİNİ KORUMAYI TEMEL ÖNCELİĞİMİZ OLARAK BELİRLEDİK”
Geride bıraktığımız dönemde EMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu olarak; mesleğimizin geleceğini korumayı, meslektaşlarımızla olan bağlarımızı güçlendirmeyi ve odamızı her alanda daha etkin bir yapıya kavuşturmayı temel önceliğimiz olarak belirledik. Şube ve temsilciliklerimizi yalnızca idari birimler olarak değil; her yaştan, her sektörden ve her alandan üyemizin aktif biçimde yer aldığı canlı örgütlenme alanları olarak ele aldık. Yeni mezun olmuş, iş arayışında olan genç meslektaşlarımızla, öğrenci üyelerimizle ve EMO-Genç çatısı altındaki arkadaşlarımızla daha güçlü bağlar kurmayı bu dönemin en önemli sorumluluklarından biri olarak gördük.
“ODAMIZIN ÖRGÜTSEL BİRİKİMİNDEN GÜÇ ALDIK”
Amacımız; her bir üyemizin kendi hedeflediği alanda üretken olabilmesi için EMO’nun bir dayanışma zemini ve güven adresi olmasını sağlamaktı. Bu çalışmaları yürütürken; demokratik, laik ve vatansever bir anlayıştan, mesleğimizin evrensel ilkelerinden ve Odamızın örgütsel birikiminden güç aldık. Birlikte üretmeyi, birlikte karar almayı ve birlikte yönetmeyi esas alan bir anlayışla bu dönemi tamamladık. Bu süreçte yalnızca mesleki çalışmalara değil, sosyal ve kültürel etkinliklere de büyük önem verdik. Geleneksel gecelerimizden kültürel ve sanatsal etkinliklere, üyelerimiz ve aileleriyle bir araya geldiğimiz birçok buluşmayla dayanışma ve aidiyet duygusunu güçlendirdik.
“ÜLKE GÜNDEMİNE İLİŞKİN SORUMLULUĞUMUZU DA İHMAL ETMEDİK”
Çünkü biz EMO’yu; yalnızca teknik bir yapı değil, aynı zamanda paylaşan, üreten ve birlikte güçlenen bir meslek örgütü olarak görüyoruz. Kent ve ülke gündemine ilişkin sorumluluğumuzu da hiçbir zaman ihmal etmedik. Bu dönemde TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreterliği görevini üstlenerek, Antalya’yı ilgilendiren pek çok başlıkta meslek odalarıyla birlikte ortak söz üretmeye devam ettik.
“EMO HER BAŞLIKTA SORUMLULUK ALAN BİR KURUMDUR”
Aynı zamanda Antalya Kent Konseyi Yönetim Kurulu Üyeliği kapsamında; Antalya’nın geleceğine ilişkin planlama süreçlerinden, enerji, çevre ve sürdürülebilirlik politikalarına kadar birçok alanda kamu yararını önceleyen çalışmalara katkı sunduk. Çünkü EMO; yalnızca meslek alanında değil, kentin ve toplumun geleceğini ilgilendiren her başlıkta sorumluluk alan bir kurumdur.
“BU TABLOYU KABULLENMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR.”
Bugün üzerinde özellikle durmamız gereken bir başka başlık da, mühendislik mesleğinin giderek itibarsızlaştırıldığı, genç meslektaşlarımızın ise güvencesiz ve belirsiz çalışma koşullarına mahkûm edildiği gerçeğidir. Üniversitelerden mezun olan binlerce genç mühendis, emeğinin karşılığını alamadığı, mesleki yetkinliğinin görmezden gelindiği bir çalışma hayatıyla karşı karşıyadır. Bu tabloyu kabullenmemiz mümkün değildir.
“GELECEĞİNİ KORUYAMAYAN BİR MESLEK, TOPLUMUN GELECEĞİNİ DE KORUYAMAZ”
Mesleğin saygınlığını korumak; yalnızca bugünün mühendislerine değil, yarının mühendislerine karşı da sorumluluğumuzdur. Elektrik Mühendisleri Odası olarak; genç meslektaşlarımızın yalnız bırakılmadığı, adil, güvenceli ve insanca çalışma koşullarının savunulduğu bir meslek ortamı için mücadelemizi sürdürdük ve sürdürmeye de devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki; geleceğini koruyamayan bir meslek, toplumun geleceğini de koruyamaz.
“ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR”
Tüm bu çalışmalar; sizlerin görüşleri, katkıları ve desteğiyle anlam kazandı. Elektrik mühendisliği yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir toplumsal sorumluluktur. Bu sorumluluğu; dün olduğu gibi bugün de, yarın da aynı kararlılıkla taşımaya devam edeceğiz. Bu süreçte; Şubemizin kuruluşundan bu yana görev alarak bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm değerli yöneticilerimize ve meslektaşlarımıza; il, ilçe ve işyeri temsilciliklerimizde özveriyle katkı sunan arkadaşlarımıza; mesai mefhumu gözetmeden, büyük bir fedakârlık ve sorumluluk bilinciyle görev yapan tüm emekçilerimize en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu çatıyı ayakta tutan, odamızı güçlendiren ve mesleki dayanışmamızı her geçen gün daha da büyüten herkese şükranlarımı ifade ediyorum.
“EMO BU ÜLKENİN GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİDİR”
Sözlerimi tamamlarken; Genel Kurulumuzun mesleki olgunluğumuza yakışır bir anlayışla, etik değerlere bağlı, demokratik ve yapıcı bir şekilde geçmesini diliyorum. Ve bu kürsüden bir kez daha altını çizerek söylüyorum: Bilimin yol göstericiliğinden, kamu yararından ve mühendislik onurundan vazgeçmeyenler olduğu sürece; EMO vardır, EMO güçlüdür ve EMO bu ülkenin geleceğinde söz sahibidir!”





