Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görüşülen suça sürüklenen çocukların daha ağır cezalarla ve daha ağır infaz rejimleriyle karşı karşıya bırakılmasına neden olabilecek kanun teklifine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kanun teklifine ateş püsküren Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, çocukları cezalandıran değil, çocukları koruyan bir devlet anlayışını savunduklarını vurguladı.

Çocuklara verilen daha ağır cezaların onları yeniden suça sürükleme riski barındırdığını söyleyen dernek, “Devletin görevi çocukları suç işledikten sonra daha ağır cezalandırmak değil, hiçbir çocuğun suça sürüklenmeyeceği koşulları yaratmaktır” dedi.
“AMAÇ CEZALANDIRMAK DEĞİL REHABİLİTE ETMEK”
Kanun teklifine ilişkin açıklama yapan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, şu sözlere yer verdi:
“TBMM gündemindeki, suça sürüklenen çocukların daha ağır cezalarla ve daha ağır infaz rejimleriyle karşı karşıya bırakılmasına neden olabilecek kanun teklifini çocuk hakları açısından kaygıyla takip ediyoruz. Çocuk adalet sisteminin amacı cezalandırmak değil; çocuğu korumak, rehabilite etmek ve yeniden topluma kazandırmaktır.

“SUÇA SÜRÜKLEME RİSKİNİ ARTIRMAKTADIR”
Suça sürüklenen çocuk, çoğu zaman suçun faili olmaktan önce ihmalin, yoksulluğun, şiddetin, istismarın ve eşitsizliğin mağdurudur. Daha ağır cezaların çocuk suçluluğunu azalttığına ilişkin bilimsel bir veri bulunmamaktadır. Aksine, çocukların eğitimden, aileden ve sosyal destek mekanizmalarından koparılması, onları yeniden suça sürükleme riskini artırmaktadır.

“ÇOCUKLARI KORUMANIN YOLU ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNİ İNŞA ETMEKTEN GEÇMEKTEDİR”
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak çocukları cezalandıran değil, çocukları koruyan bir devlet anlayışını savunuyoruz. Çocukları korumanın yolu cezaevlerini büyütmekten değil; yoksulluğu ortadan kaldıran, ekonomik eşitsizlikleri azaltan, her çocuğun nitelikli, bilimsel ve laik eğitime eşit erişimini güvence altına alan, çocuk işçiliğini önleyen, sosyal hizmetleri güçlendiren ve çocukların tarikatlar ile cemaatlerin etkisine terk edilmediği kamusal bir çocuk koruma sistemini inşa etmekten geçmektedir.

“DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKEN ÇOCUKLARI KORUYAMAYAN POLİTİKALARDIR”
Çocuklar için gerçek güvenlik; ağır cezalarla değil, hak temelli sosyal politikalarla sağlanabilir. Devletin görevi çocukları suç işledikten sonra daha ağır cezalandırmak değil, hiçbir çocuğun suça sürüklenmeyeceği koşulları yaratmaktır. Çünkü korunması gereken çocuklardır; değiştirilmesi gereken ise onları koruyamayan politikalardır.”





