Esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifelerine ilişkin yönetmelikte yapılan değişiklikle birlikte simit ve ekmek fiyatlarının belirlenme süreci yeniden düzenlendi. 7 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan düzenlemeye göre simit ve ekmek fiyatları, Ticaret Bakanlığı’nın onayı olmadan uygulanmayacak. Söz konusu yönetmelik değişikliği ile birlikte hem haksız rekabet hem de fiyatlardaki artışa engel olundu. Öte yandan artan maliyetlerle birlikte unlu mamul üreticileri ise maliyet zincirine takılmış olacak.

Yönetmelik kapsamında simit ve Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’nde tanıtımı yapılan ekmeğin fiyat tarifeleri, Türkiye Fırıncılar Federasyonu ve Ticaret Bakanlığı’nın olumlu görüşleri alındıktan sonra ilgili birlikler tarafından onaylanacak. Bakanlığın olumlu görüş verdiği tarifelere uzlaşma komisyonu yoluyla itiraz edilemeyecek. Bakanlığın fiyat tarifesine olumsuz görüş bildirmesi halinde ise tarife talebi doğrudan uzlaşma komisyonunda değerlendirilecek. Uzlaşma komisyonu yapısı, mevcut maliyetleri, ortalama kâr ve marjlarını ve Orta Vadeli Program’da yer alan enflasyon hedeflerini dikkate alarak nihai kararını ona göre verecek.

Düzenleme ile birlikte simit ve ekmek fiyatlarının belirlenmesinde merkezi denetim artırılırken, yerel fiyat yaratıklarının sınırlandırılması ve fiyat artışlarının kontrol altına alınması amaçlanıyor. Ancak unlu mamullerde belirlenen zam artışının bakanlık ve komisyon onayına tabi tutulması tepkilere neden oldu.

“HEM HUKUKEN HEM DE VİCDANEN HAKSIZLIĞA UĞRAMIŞ BİR SEKTÖR”
ATSO Yönetim Kurulu Sayman, Un ve Unlu Mamulleri Komitesi Meclis Üyesi Murat Totoş, söz konusu kararnamenin unlu mamuller sektörü için haksızlık olduğunu ifade ederek, “Kararname geçti ama federasyonla değil, illerde komisyonlar kurulacak. Süreç bu komisyonların neticesinde ilerleyecek. Daha önce de komisyon vardı, ancak şimdi sayıları artırıldı. Öncesinde iki aylık süremiz vardı. Artık süreç tamamen Bakan’ın eline geçti; Bakanlığın onayı olmadan hiçbir karar geçmeyecek. Bu durum sektör açısından ciddi olumsuzluk yaratacak bir pozisyon ve haksızlık. Hem hukuken hem de vicdanen haksızlığa uğramış bir sektör olarak değerlendiriyorum. Kullanılan ham maddelere her geçen gün zam yapılıyor. Unlu mamullerde maliyet her ay artarken, zam yapılmasına izin verilmiyor. Unundan mayasına, elektriğine, suyuna kadar zam gelirken, “Bakanlık görüşü olmadan zam yapamazsınız” denirse bu sektöre büyük haksızlık yapılmış olur. Bu, sektörü bitirme noktasına getirir. Ancak biz mücadelemizi vereceğiz; taleplerimizi Bakanlığa ve buradaki komisyona ileteceğiz. Sektör açısından çok üzücü, yıpratıcı ve haksızlık dolu bir tablo söz konusudur” sözlerine yer verdi.

“2026’NIN İLK “DEPREMİ” BU ÇIKAN YASAYLA YAŞANDI”
Ekmeğe zam gelmediğini ifade eden Totoş, “Şu an ekmeğe zam yok, gelemiyor. Yasa ile önüne geçildiği için şu anda zam yapılamıyor. Komisyonun kurulması için talep gönderiyoruz. Komisyon kurulacak; Bakanlık ne zaman onay verecek, ne zaman olumlu görüş bildirecek ya da ne fiyat belirleyecek, buna göre ilerleyen süreçte ne olacağını göreceğiz. Biz de başvurularımızı buna göre yapıyoruz. Sektördeki ilk büyük darbe, 2026’nın ilk “depremi” bu çıkan yasayla yaşandı” ifadelerini kullandı.





