Antalya İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, her yaz yaşanan orman yangınları ile keçi varlığı arasında önemli bir ilişki bulunduğunu söyledi. Keçilerin ormanlık alanlarda otlamasının, orman yangınlarının önlenmesinde önemli bir rol üstlendiğini belirten Öztürk, bunun bir söylenti değil, bilimsel verilere dayanan bir gerçek olduğunu ifade etti.

KEÇİ, ORMANI YANGINDAN KORUYOR
Son yıllarda keçi varlığındaki azalmanın orman yangınlarının artmasında etkili olduğunu belirten Zeliha Öztürk, "Orman sonuç itibarıyla keçinin yaşam alanıdır. Keçi yetiştiriciliğinin büyük bölümü orman sahalarında yapılmaktadır. Orman sahalarındaki taban otlarını, meşelikleri, çalıları ve maki bitki örtüsünü tüketen keçiler, üreticilere et ve süt kazandırıyor. Karşılıklı bir fayda sistemi varken keçilerin ormanlara girmemesi veya ormanların yok olması bu dengeyi bozuyor. Ormanların yok olması, bizim de üretim alanlarımızın yok olması anlamına geliyor" diye konuştu.

YANGINA KARŞI HİJYENİK ORTAM SAĞLANIR
Keçilerin planlı şekilde orman içi otlatma bölgelerinde otlatılması halinde taban otları, meşe sürgünleri ve maki bitki örtüsünün doğal olarak temizleneceğini belirten Öztürk, "Orman tabanının temizlenmesi, yangına neden olan etkenleri ortadan kaldırır. Böylece ormanda yangına karşı hijyenik bir ortam sağlanmış olur" ifadelerini kullandı.

KEÇİ VARLIĞI DÜŞTÜ, MANAVGAT'TA BÜYÜK YANGIN ÇIKTI
Son yıllarda Antalya ve Türkiye genelinde keçi varlığının azaldığının bir gerçek olduğunu belirten Öztürk, şöyle konuştu:
"Özellikle son 10 yılda ciddi bir azalma olduğunu görüyoruz. Zaten son 10 yılda orman yangınlarını daha sık yaşamaya başladık. Manavgat'ta 2021 yılında meydana gelen büyük orman yangını sırasında keçi varlığımız yaklaşık yüzde 60 azalmıştı. Manavgat'ın yüksek rakımlı bölgelerinde keçi yetiştiriciliği oldukça yaygındır. Yangınlardan sonra ormanlık alanların azalması ve keçilerin otlama alanlarının yok olması nedeniyle keçi varlığımız daha da düştü."

ORMANLARI KORUYUP KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER ÜRETMELİYİZ
Keçi varlığının artması halinde hem et ve süt üretiminin artacağını hem de ormanların doğal yollarla daha iyi korunacağını belirten Öztürk, şunları söyledi:
"Ormanlar ile keçiler birbirinin karşıtı değildir. Tam tersine, planlı bir çalışmayla hem orman yangınları azaltılabilir hem de keçi ve keçi mamulleri katma değerli ürünlere dönüştürülebilir. Katma değer oluşturabilmek için bu denge gereklidir. Keçiyi ormandan çıkardığınız zaman ormanlar gelişmiyor. Aynı şekilde, kontrolsüz otlatma dışında keçiler ormana girdiğinde de orman yok olmuyor. Bu eski bir algıydı ancak artık bu algı yavaş yavaş kırılıyor."

AĞAÇLAR TÜKENMİYOR, GELİŞİMLERİ DESTEKLENİYOR
Konuyla ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken birçok çalışma bulunduğunu ifade eden Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizler de Orman Bölge Müdürlüklerimizle istişare halinde çalışmalar yürütüyoruz. Orman içi otlatma bölgelerini ne kadar artırabilirsek bölge halkının kalkınmasına da o kadar katkı sağlayacağımızı düşünüyoruz. Keçiler ağaçları yiyerek tüketmiyor, aksine gelişimlerine katkı sağlıyor. Bu konuda bilimsel çalışmalar bulunuyor. Özellikle orman sahalarındaki yetişmiş veya gelişimini sürdüren ağaçların alt dallarını budayarak ormanın gelişimine katkı sağladıkları, ziraat fakültelerince yapılan araştırmalarla da ortaya konuldu."





