Cumhuriyet dönemi mimarlığının önemli örneklerinden biri olarak kabul edilen Antalya Arkeoloji Müzesi'nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle kapatılıp 16 Temmuz tarihinde bir gece ansızın yıkılması tartışmalara neden olmuştu. Müze yıkımı öncesinde ise Müze Çalışma Grubu günlerce Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması yapmış ve müzenin yıkılması yerine güçlendirilmesi gerektiğini savunmuştu. Ancak tüm bunlara rağmen müze bir gece yıkılmış ve Antalya’da hem meslek odaları hem de sivil toplum cephesinde ciddi görüş ayrılıklarına yol açmıştı.

Yeni Başkan Fatmagül Yalçınkaya Ve Yönetimi Sessiz Kalmadı! Antalya Müzesi’nde Yeni Süreç (9)

YENİ BAŞKAN HIZLI BAŞLADI

Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından müzenin yenilenmesine yönelik açıklamalar yapılırken İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, binanın güçlendirilerek korunabileceğini savundu. Bu süreçte önceki dönem Mimarlar Odası Antalya Şubesi yönetiminin yıkım ve yeni projeye verdiği destek kamuoyunda eleştirilere neden olmuştu. Yaşanan tartışmaların ardından göreve seçilen yeni şube başkanı Fatmagül Yalçınkaya'nın nasıl bir tutum alacağı merak edilirken, Yalçınkaya'nın Antalya Arkeoloji Müzesi önünde yaptığı açıklamalar hem odanın hem de dönemin yaklaşımına, hem de kültürel mirasın geleceğine dair önemli ipuçları verdi. Yeni başkan Fatmagül Yalçınkaya, Arkeoloji Müzesi'nin yıkılmasına yönelik yaptığı açıklamada müzenin yok olmasıyla birlikte falezlerin de yok olacağını dile getirdi. Müze Çalışma Grubu'nun direnişine değinen Yalçınkaya, müze çevresinde yaşanan yıkımların kenti kültürel mirasın yok edilmek istendiğini ifade etti.

Yeni Başkan Fatmagül Yalçınkaya Ve Yönetimi Sessiz Kalmadı! Antalya Müzesi’nde Yeni Süreç (3)

Yalçınkaya şu sözlere yer verdi;

“Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği’nde ‘Oda’nın öncelikli amacı; mesleki alanda ülke ve kamu çıkarları ile uluslararası gelişmeler çerçevesinde çalışmalar yapmak,’ şeklinde tanımlanmaktadır. Bu kapsamda mimarlık disiplininin en temel sorumluluklarından biri, insanlığın var oluşundan günümüze ulaşan mimari eserleri korumak ve onları gelecek kuşaklara aktarmaktır. Çünkü bu eserler yalnızca yapılar değil; geçmişin tanıkları, toplumsal belleğin taşıyıcıları ve insanlık mirasının vazgeçilmez parçalarıdır. Geleceğin sağlıklı ve güçlü temelleri, geçmişten devraldığımız bu belleğin korunması ve geliştirilmesiyle mümkündür. Şu anda bulunduğumuz yer; bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Güneyinde dünyada ender görülen doğa harikası falezler, ortasında Arkeoloji Müzesi, kuzeyinde ise Otelcilik Okulu yer almaktadır. Ancak bugün Arkeoloji Müzesi artık burada değildir. Görünen o ki, Otelcilik Okulu da yarın falezlerle birlikte yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Yeni Başkan Fatmagül Yalçınkaya Ve Yönetimi Sessiz Kalmadı! Antalya Müzesi’nde Yeni Süreç (8)

ASLA ŞANSA BIRAKILMAMALI

Burası, Cumhuriyet dönemi Antalya’sının bir aks üzerinde mekânsal anlatımıdır; turizmle kalkınma kararı alınmış bir kentin simgesel ifadesidir. Turizm; doğa ve kültürle var olur, gelişir ve anlam kazanır. Turizmi sürdürülebilir kılacak olan ise eğitimli bir toplum ve bilinçli bireylerdir. Cumhuriyet, böylesi önemli bir aksı asla şansa bırakmamıştır. Hem müze yapısını hem de turizm eğitimine ayrılan yapıyı sıradan birer yapı olarak görmemiş, aynı dönemde açtığı ulusal mimari proje yarışmalarıyla elde edilmesini sağlamıştır. Yani ülkedeki tüm mimarlara böylesi bir yeri tasarlayabilme şansı tanımıştır. Güneydeki falezlere ise yapı yasağı getirmiştir.

Yeni Başkan Fatmagül Yalçınkaya Ve Yönetimi Sessiz Kalmadı! Antalya Müzesi’nde Yeni Süreç (7)

YÜREKTEN DİRENİŞ VAR

Bugün bizleri biraz da olsa umutlandıran ise buranın korunması için yürekten yapılan direniş olmuştur. Çünkü her mimarlık eseri insanlık mirasının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu eserlerin gerçek sahipleri bizleriz; onları korumakla yükümlü olanlar da bizleriz. Bu yapıları özgün değerleriyle, bozulmadan gelecek yüzyıllara aktarmak için her türlü meşru yolu kullanmak hem sorumluluğumuz hem de tarihsel görevimizdir. Bu haklı ve meşru direnişi ortaya koyan ‘Müze Çalışma Grubu’na ve konuyu ülke gündemine taşıyan ‘değerli ve duyarlı basın mensuplarına’ şükranlarımızı sunuyoruz. Bu zorlu süreçte bilinen nedenlerle kurumsal olarak yanınızda olamadık. Ancak bu, Antalya’nın Türkiye’nin en özel yerlerinden birisi olan bu kamusal alanda müzenin yıkılmasıyla işler bitmemiş, yeni başlamıştır.Tüm dünyada kentin önemli yapıları, şehircilik ve peyzaj düzenlemeleri yarışmalar yoluyla elde edilir. Burada başlıca sebebi, kentlinin sürece aktif olarak katılımını sağlamaktır. Bu sayede kent kimliği, tasarım süreci ve peyzaj mimari konu üzerinde düşünür, tartışır ve en iyi çözümü bulmaya çalışır. Değerlendirme süreci ise deneyimli mimarlar ile kent yönetiminin sorumluluğunu birlikte taşıyabilecekleri bir yapı içinde yürütülür. Böylece hem mesleki birikim hem de kentin hafızası somut olarak bu zeminde buluşur.

Yeni Başkan Fatmagül Yalçınkaya Ve Yönetimi Sessiz Kalmadı! Antalya Müzesi’nde Yeni Süreç (5)

Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği’nde ‘Oda’nın öncelikli amacı; mesleki alanda ülke ve kamu çıkarları ile uluslararası gelişmeler çerçevesinde çalışmalar yapmak,’ şeklinde tanımlanmaktadır. Bu kapsamda mimarlık disiplininin en temel sorumluluklarından biri, insanlığın var oluşundan günümüze ulaşan mimari eserleri korumak ve onları gelecek kuşaklara aktarmaktır. Çünkü bu eserler yalnızca yapılar değil; geçmişin tanıkları, toplumsal belleğin taşıyıcıları ve insanlık mirasının vazgeçilmez parçalarıdır. Geleceğin sağlıklı ve güçlü temelleri, geçmişten devraldığımız bu belleğin korunması ve geliştirilmesiyle mümkündür.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ