15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri ile 8 otoyol ve 2 çevre otoyolun 30 yıllığına özelleştirmesi kararı verildi. Söz konusu karar ülke genelinde tepkiyle karşılandı. Tepki gösterenler arasında Anahtar Parti de yer aldı. Anahtar Parti Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu açıklamasında “Köprüleri millet alsın!” diyerek yıllarca milletin vergisiyle, milletin garantisiyle, milletin cebinden çıkan parayla köprüler, yollar yapıldığını hatırlattı. Köprüden geçen har yurttaştan geçiş ücreti alındığını kaydeden Ağıralioğlu, geçmeyenin parasını da hazineden ödendiğini ifade etti. Genel Başkan Ağıralioğlu’nun açıklamasına ise Antalya’dan destek geldi. Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Turhan Faruk Tuncer ise kamu varlıklarının uzun yılları kapsayacak şekilde işletmeye devredilmesinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de ilgilendirdiğine dikkat çekti.
“KÖPRÜLER YALNIZCA BETON DEĞİLDİR”
Köprü ve otoyolların milletin ortak serveti olduğunu vurgulayan Tuncer, tartışmanın yalnızca işletme hakkının devri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Bir ülkenin yolları yalnızca asfalt, köprüleri yalnızca beton değildir. Onlar, milletin vergileriyle, emeğiyle ve alın teriyle ortaya çıkan ortak servetidir. Bugün önümüzde duran mesele de yalnızca birkaç köprü veya otoyolun işletme hakkının devredilmesi meselesi değildir. Mesele, milletin parasıyla ortaya konulmuş bir değerin, milletin iradesi dışında, bir çeyrek asrı aşan sürelerle başkalarının işletmesine bırakılmasıdır” diye konuştu.

“HÜKÜMETLER DEĞİŞİR, KAMU MALININ SAHİBİ DEĞİŞMEZ”
Kamu varlıklarının herhangi bir iktidarın mülkiyetinde olmadığını ve devletin millet adına bu varlıkları korumakla yükümlü olduğunu dile getiren Tuncer, “Devlet, kendisine ait olanı istediği zaman istediği şekilde devredebileceği bir şirket değildir. Devletin malı, milletin malıdır. Bu köprüler, bu otoyollar hangi hükümet döneminde yapılmış olursa olsun, iktidarların şahsi malı değildir. Bir hükümet bugün vardır, yarın değişir. Ancak milletin malı kalıcıdır. Hükümetler değişir, kamu malının sahibi değişmez: Millet” ifadelerini kullandı.
“30 YILIN HESABINI KİM VERECEK?”
Uzun süreli işletme devirlerinin gelecek yıllardaki kamu gelirlerini de doğrudan etkileyeceğini savunan Tuncer, kararların ekonomik boyutunun kamuoyuna ayrıntılı şekilde açıklanması gerektiğini ifade etti. Tuncer, “Milletin parasıyla yapılan yolların ve köprülerin işletme hakkı neden 30 yıllığına devrediliyor? Bu kararın kamu yararı açısından bütün ayrıntıları milletin önüne konulmalıdır” diyerek şu soruları yöneltti: Kaç para karşılığında? Hangi şartlarla? İşletmeci ne kadar kazanacak? Devlet ne kadar kazanacak? Geçiş ücretleri nasıl belirlenecek? 30 yılın sonunda kamuya ne kalacak? Ve en önemlisi, bu kararın hesabını 10, 20, 30 yıl sonra kim verecek?”

TUNCER’DEN “HALKA ARZ” ÇAĞRISI
Anahtar Parti’nin yatırımlara karşı olmadığını vurgulayan Tuncer, itirazlarının kamu varlıklarının vatandaşların söz hakkı olmadan uzun yıllar boyunca devredilmesine yönelik olduğunu söyledi. Köprü ve otoyollardan ekonomik değer oluşturulması planlanıyorsa vatandaşların da buna ortak edilmesi gerektiğini ifade eden Tuncer, “Madem bu köprüler ve otoyollar ekonomik bir değer taşıyor, o halde yalnızca belirli şirketler değil, millet de bu değerin ortağı olsun. Hisseleri halka arz edin. Bırakın emekli, işçi, memur, esnaf, genç, çiftçi; imkânı olan her vatandaş bu ülkenin yollarında ve köprülerinde pay sahibi olsun. Gelir oluşacaksa bu gelir birkaç şirketin değil, milyonlarca vatandaşın geliri olsun” diye konuştu.
“VATANDAŞ MÜŞTERİ DEĞİL, ORTAK OLSUN”
Kamu varlıklarının değerlendirilmesinde şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini kaydeden Tuncer, vatandaşın yalnızca hizmet karşılığında ücret ödeyen taraf olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Tuncer, “Eğer gerçekten kamu yararı varsa, bunun yolu kapalı kapılar ardında uzun süreli işletme devirleri yapmak değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve milletin ortaklığıdır. Gelin, köprüleri birkaç on yıllığına başkalarına bırakmak yerine köprüleri milletle buluşturalım. Bu ülkenin vatandaşını sadece geçiş ücreti ödeyen müşteri değil, kendi ülkesinin değerlerine ortak olan vatandaş yapalım” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ KİRAYA VERMEYE RAZI DEĞİLİZ”
Kamu varlıklarının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Tuncer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz çocuklarımıza, ‘Bizim zamanımızda vardı, sonra 30 yıllığına kiralandı’ demek istemiyoruz. Onlara, ‘Bu ülkenin yolları ve köprüleri sizin geleceğiniz için yapıldı ve sizin geleceğinize bırakıldı’ diyebilmek istiyoruz. Milletin vergisiyle yapılan milletin malıdır. Milletin malı, milletin iradesi olmadan onlarca yıllığına devredilmemelidir. Çünkü bu köprülerden bugün biz geçiyoruz. Ama o köprülerin geleceğinden çocuklarımız geçecek. Biz, çocuklarımızın geleceğini bugünden kiraya vermeye razı değiliz.”





