Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacı Süleyman, Antalya’nın ulaşım ve konaklama imkanlarıyla Avrupa’nın önemli şehirleriyle yarıştığını ancak aynı cazibeye sahip şehirlere göre uluslararası fuar düzenleme konusunda sınıfta kaldığını söyledi.

BERLİN, LONDRA VE PARİS İLE YARIŞABİLİRİZ
Antalya’nın bir tarım ve turizm kenti olduğunu, bunun yanına fuar kentinin de eklenmesi gerektiğini belirten Hacısüleyman, “Turistik kent olma özelliğinden dolayı elimizde çok güçlü bir varlığın ve cazibenin olduğunu fark etmeliyiz. Antalya’ya 50 ülkeden, 230 havalimanından ve 105 havayolu firmasıyla ziyaretçilerimiz geliyor. Avrupa’da aynı potansiyele sahip Berlin, Londra ve Paris gibi şehirler var. Geçen yıl Berlin’de 121, Londra’da 150, Paris’te ise 180 uluslararası fuar düzenlendi. Antalya’da ise yok denecek kadar az uluslar arası fuar düzenledik” dedi.

TARIM VE TURİZMİN YANINA FUARI DA EKLEMELİYİZ
Havayoluyla ulaşım ve konaklama anlamında Paris ve Londra’dan sonra Antalya’nın geldiğini belirten ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Ziyaretçi sayısı ve ulaşım imkânlarıyla donatılmış bir şehir olarak bir fuar şehri olamıyoruz. Bizim fuar sayımızla, cazip olan diğer şehirlerin fuar sayısı arasında büyük fark var. Bunu geliştirmeliyiz. Antalya’yı turizm ve tarım kenti olmanın dışında bir de fuarlar şehri haline getirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SAYISINDAKİ ARTIŞ
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olarak Uluslararası Coğrafi İşlemler Zirvesi gerçekleştirdiklerini belirten Hacısüleyman, “Şu anda için coğrafi işaretli ürün sayımız düşük. Ancak başvuru sayımız bir yıl içerisinde oldukça büyük artış gösterdi. Umuyoruz ki bu başvurularımızın büyük kısmı onaylanır. Antalya’nın 200’ün üzerinde markaya sahip olmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

AVRUBA BİRLİĞ İTESCİLİNİN ÖNEMİ BÜYÜK
Avrupa Birliği tescilinin çok önemli olduğunu belirten Hacısüleyman, şunları söyledi: “Bize ait olduğunu düşündüğümüz, kültürümüze ait olduğunu bildiğimiz bazı ürünlerin yurt dışında Avrupa Birliği nezdinde başka ülkelerce tescil ettirildiğinin farkındayız. O yüzden bu konudaki çabalarımızı devam ettirmek istiyoruz. Tescil ettirdiğimiz ürünleri ekonomiye nasıl kazandırabileceğimize odaklanmalıyız”.





