Evrensel Gazetesi Köşe Yazarı Uğur Zengin’in yazısı kafaları karıştırırken, yol için milyon dolarların çöpe atıldığı ileri sürüldü. Antalya ile Konya'yı birbirine bağlayan Antalya-Derebucak-Beyşehir yolu, Şubat 2026'da yaşanan yoğun yağışların ardından büyük ölçüde su altında kalmıştı. Asfaltın yer yer tamamen kaybolduğu, yolun göllerle birleştiği görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı. Yaşananların olağanüstü yağış ile açıklanamayacağı yönündeki eleştiriler giderek artarken tartışmaların odağında ise yolun doğal su havzaları üzerinden geçirilmesi, “ÇED gerekli değildir” kararı ve projeyi üstlenen Makyol İnşaat yer aldı. Yol projesi 2017 yılında 448,5 milyon TL bedelle Makyol İnşaat’a verilmişti. Dönemin kuruyla yaklaşık 125 milyon dolara karşılık gelen bu tutar, güncel hesaplamalarla 166,5 milyon doları aştığı görüldü. Projenin yapımında ise su tutma özelliği ile bilinen Eynif ve Sobuca Polyeleri gibi karstik çöküntü alanları üzerinden geçirilmesi ise daha ihale aşamasında meslek odaları ve uzmanlar tarafından riskli bulunmuştu.

Antalya Konyakarayolu (2)-1

GÖZ GÖRE GÖRE MİLYARLARCA KAMU KAYNAĞI YOK OLDU

Buna rağmen Temmuz 2018'de Antalya Valiliği tarafından projeye “ÇED gerekli değildir” kararı verilmişti. Kararın altında dönemin Antalya Valisi olan Münir Karaloğlu’nun ilerleyen yıllarda Van, Bursa ve Diyarbakır'daki görevlerinde de tartışmalı uygulamalarla gündeme gelmesi bugün yaşanan yol krizinin siyasi ve idari boyutunu yeniden tartışmaya açtı. Dönemin Antalya Valisi Münir Karaloğlu'nun verdiği karar tartışma konusu olmaya devam ederken Evrensel Gazetesi’nde yayınlanan değerlendirmede, Antalya-Konya hattında yaşananların teknik bir arızadan çok yıllar önce alınan ihale ve ÇED kararlarının sonucu olduğu vurgulandı. Yolun bugün fiilen bir gölün içinde kaybolması, milyonlarca dolarlık kamu kaynağının yanlış planlama ve denetimsizlik nedeniyle heba edildiği eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.

Antalya Konyakarayolu (1)-1

MÜNİR KARALOĞLU VE VERDİĞİ KARARLAR

Evrensel Gazetesi Köşe Yazarı Uğur Zengin köşe yazısında, kararın alındığı dönemde Antalya valisi olan Münir Karaloğlu, sonraki yıllarda her tartışmalı görev döneminin ardından terfi ettiğini aktardı.Zengin, Dönemin Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun bulunduğu görevlerde yaşananları kapsamlı bir şekilde ele aldı. Zengin, köşe yazısında, Karaloğlu’nun Kocaeli’den Van’a, Bursa’dan Antalya’ya kadar uzanan tartışmalı kariyerinde dikkat çeken noktalara değindi. Zengin yazısında, “İşçi eylemlerine yönelik sert müdahaleler, Diyarbakır kayyumluğu, kayyum dönemindeki ihaleler ve kriz yönetimindeki kabarık sicili nedeniyle kamuoyunda yoğun tepki çeken Karaloğlu’nun ‘tarihi’ Antalya’daki ÇED kararı ile bugün yeniden birlikte anılıyor” ifadelerine yer verUğur Zengin, Karaloğlu ile ilgili kaleme aldığı köşe yazsında şu sözlere yer verdi:

“2009: Şu sendikaya değil, bu sendikaya üye olun

Karaloğlu, 10 Haziran 2004-14 Haziran 2009 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi genel sekreteri olarak görev yaptı. Bu dönemde işçileri Belediye-İş’ten Hizmet-İş’e geçmeye zorladı. Van’a atandığı haberini alan Kocaelili işçiler, Vanlıları uyarıyordu.

2011: Van depreminde halkın tepkisini çekti

2011 Van depremi sırasında Van valisi olan Karaloğlu, 9 Kasım’daki ikinci depremde Bayram ve Aslan otellerinin çökmesi sonucu 30 kişinin hayatını kaybettiği süreçte eleştirildi. Daha önce “Oturulabilir” izniyle gündeme gelen Bayram Oteline yaptığı ziyaret ve açıklamaları kamuoyunda uzun süre tartışıldı.

2015: Bursa’da metal işçilerine polis müdahalesi

Bursa Valiliği döneminde, Renault Fabrikasında işten atılan işçilere destek için yürüyen metal işçilerine polis müdahalesi gerçekleştirildi. Dönemin Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, müdahalenin valilik talimatıyla yapıldığını açıklamıştı. Bu olay, Karaloğlu’nun emek eylemlerine yaklaşımı açısından kayda geçti.

2017: Yol ihalesi ve Makyol’un kamu projeleri

Antalya-Derebucak-Beyşehir yolu ihalesinin Makyol’a verilmesi, şirketin AKP dönemindeki büyük kamu projeleri zincirine eklendi. Makyol; Büyükçekmece-Subaşı yolu, Antalya-Kemer-Finike yolu, Başakşehir Şehir Hastanesi bağlantı yolu ve Kavacık-Atatürk Havalimanı-Basın Ekspres hattı gibi projeleri de üstlendi. Yolun polyeler üzerinden geçirilmesi, meslek odaları ve uzmanlar tarafından daha ihale aşamasında riskli bulunmuştu.

Antalya Konyakarayolu (3)

2018: ‘ÇED gerekli değildir’ kararı

Temmuz 2018’de Antalya Valiliği tarafından projeye “ÇED gerekli değildir” kararı verildi. Karstik drenaj sistemine sahip polyelerde kapsamlı çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan ilerlenmesi eleştirildi.

2020: Diyarbakır’a kayyım ataması

10 Haziran 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Karaloğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi kayyımlığı ve Diyarbakır valiliği görevine atandı. Bu dönemde belediyenin özellikle hizmet alımı ihalelerinde pazarlık usulünü tercih ettiği ve kent dışındaki firmalara yöneldiği yönünde eleştiriler yapıldı.

Antalya Konyakarayolu (1)

2022: Entegre katı atık tesisi soruşturması

Kayyım döneminde yap-işlet-devret modeliyle tek firmaya verilen entegre katı atık tesisi ihalesi hakkında “İhaleye fesat karıştırma” ve “yolsuzluk” iddialarıyla soruşturma başlatıldı. Belediye üst düzey yöneticilerinin ifadelerine başvuruldu. Tartışmalar sürerken Karaloğlu 12 Mayıs 2022’de mülkiye başmüfettişliğine atandı.

2023: İçişleri Bakan Yardımcılığı

22 Haziran 2023’te Karaloğlu, içişleri bakan yardımcısı olarak görevlendirildi. AFAD, Karaloğlu’na bağlandı.

Antalya-Derecik-Beyşehir yolu su taşkını nedeniyle ulaşıma kapandı. Ancak yaşananlar, “olağanüstü yağışla” açıklanamayacak düzeyde. Doğal su havzasına milyon dolarlık kamu kaynağıyla yapılan yola ‘ÇED gerekli değildir’ kararının altında sicili kabarık Eski Vali Münir Karaloğlu imzası var. Antalya-Konya hattında yaşananlar teknik bir arıza değil; siyasi ve idari tercihler zincirinin sonucu.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ