Antalya Barosu, Kumluca Belediyesi hayvan bakım evine yapılan denetim sırasında üç kadın avukatın fiziksel şiddet, taciz ve tehdide maruz kaldığını ifade ederek tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, yaşananların yalnızca mesleki faaliyetin engellenmesi değil; savunmaya, kadına, hayvan haklarına ve yaşam hakkına yönelik ağır bir saldırı olduğu vurgulandı. Antalya’da geçtiğimiz günlerde Finike Belediyesi’ne ait hayvan bakım evinde ortaya çıkan görüntüler kent genelinde büyük tepkiye neden olmuştu. Söz konusu barınakta sokak hayvanlarının sağlıksız koşullarda bulunduğu görülmüş, kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın ardından Antalya Barosu Hayvan Hakları Kurulu üyeleri barınağı ziyaret etmişti. Antalya Barosu Hayvan Hakları Kurulu üyesi avukatlar Ecenur Kovancı, Aydın Çiller Akbaş ve Damla Duran, 10 Şubat 2026 tarihinde 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında denetim yapmak üzere gittikleri Kumluca Belediyesi hayvan bakım evinde şiddet, taciz ve tehdide maruz kaldı. Açıklamada, avukatların görevlerini yerine getirdikleri sırada görüntü almalarının engellendiği, telefonlarının zorla alınmaya çalışıldığı ve fiziksel saldırıya uğradıkları belirtildi. Olayın aynı zamanda kadına yönelik şiddetin ve şeffaflıktan kaçınmanın açık bir göstergesi olduğu vurgulandı. Yaşananların ardından Antalya Barosu, barohan'da basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, söz konusu şiddetin kabul edilemeyeceği özellikle ifade edildi.

OLAY ANIYLA İLGİLİ GÖRÜNTÜLER MEVCUT
Antalya Barosu Hayvan Hakları Kurulu üyesi Av. Ecenur Kovancı, Av. Aylin Çiller Akbaş ve Av. Damla Duran, 10.02.2026 tarihinde 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında kamusal denetim görevlerini yerine getirmek amacıyla Antalya ili Kumluca ilçesindeki Kumluca Belediyesi Hayvan Bakımevi’ne gerçekleştirdikleri ziyaret sırasında açık ve net biçimde fiziksel şiddete, tehdide ve tacize maruz kaldığını hatırlatan Av. Yasemin Sönmez "Olay anına ilişkin görüntüler mevcuttur ve görüntülerde meslektaşlarımızın itildiği, sürüklendiği, görüntü almalarının engellendiği, telefonlarına zorla el konulmaya çalışıldığı ve tehdit edildikleri açıkça görülmektedir. Bu durum herhangi bir tartışmaya mahal bırakmayacak derecede nettir. Yaşananlar yalnızca bir mesleki faaliyetin engellenmesi değildir. Bu saldırı savunma mesleğine, kadınlara, hayvan hakları mücadelesine ve hukukun üstünlüğüne yönelmiştir. Hayvan bakımevleri kamuya açık ve denetime tabi kurumlardır. Baromuzun ve her yurttaşın bilgi edinme ve denetleme hakkı bulunmaktadır. Şeffaflık, hukuka bağlı idarenin temel ilkesidir. Mevzuata uygun hareket edildiği iddia edilen bir kamu kurumunda şeffaflıktan kaçınılması ve bunun şiddetle bastırılmaya çalışılması kabul edilemez" dedi

AVUKATLIK KANUNUNA AYKIRI
Saldırısırasında meslektaşlarının telefonlarına zorla el konulmaya çalışılması, Avukatlık Kanunu’na açıkça aykırıdır ve savunma mahremiyetine ağır bir müdahale olduğunu vurgulayan Av. Sönmez, "Avukatın çalışma araçlarına kanunda belirtilen istisnai koşullar dışında müdahale edilmesi mümkün değildir. Bu eylemler başlı başına suç teşkil etmektedir. Kamusal alanda, görev başındayken şiddete maruz bırakılan meslektaşlarımıza yönelen bu eylem aynı zamanda kadınların eşit yurttaşlık hakkına da doğrudan yönelmiş bir saldırıyı ifade etmektedir. Saldırı toplumsal cinsiyet, savunma ve hayvan haklarını topyekun hedef alması bakımından olumsuz bir simgesel anlam da taşımaktadır. Bu şiddet kültürü ve sarmalı; doğaya, kadına, avukata, hayvana ve topluma yönelen şiddet aynı karanlığı temsil etmektedir. Bu anlayışa ve karanlığa karşı mücadele etmek Antalya Barosunun temel misyonudur. Meslektaşlarımız bu misyonun hayvan hakları pratiğini ortaya koyarken bu saldırının muhatabı olmak durumunda kalmışlardır" ifadelerini kullandı.

ADLİ İŞLEMLER BAŞLATILDI
Antalya Barosu olarak, kasten yaralama, tehdit, taciz ve görevi yaptırmamak için direnme suçları kapsamında yürütülen adli süreçlere ilişkin tüm delillerin ilgili makamlara sunulduğunu, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin etkin ve gecikmeksizin yürütülmesi için sürecin sonuna kadar takipçisi olunacağını kamuoyuna ilan eden Av. Sönmez, "Sorumlular hakkında hem adli hem idari işlemlerin eksiksiz şekilde işletilmesi için gerekli tüm hukuki girişimler başlatılmıştır. Öte yandan, kamuoyuna yansıyan olaylara ilişkin belediye yetkililerince yapılan “iddiaların gerçeği yansıtmadığı” yönündeki açıklamaları dikkatle ve üzüntüyle takip etmiş bulunuyoruz. Ancak söz konusu beyanlar tek taraflı anlatımlara dayanmamakta; olay anına ilişkin görsel kayıtlar, tanık beyanları ve somut deliller tartışmaya mahal bırakmayacak biçimde mevcut olup ilgili belgeler adli makamlara sunulmuş bulunmaktadır. Deliller resmi incelemeye konu edilmişken yapılan kategorik yalanlamaların kamuoyunu yanıltıcı bir nitelik taşıdığını değerlendiriyoruz. Şeffaflık, savunma açıklamalarıyla değil, bağımsız ve etkin bir soruşturma süreciyle anlam kazanacaktır" sözlerine yer verdi.

Kamu kurumlarının eleştiriye ve denetime açık olması anayasal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Av. Sönmez, "Gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve sorumluluğun tespiti için sürecin hem hukuki hem de toplumsal düzeyde takipçisi olacağız. Ve tekrar kararlılıkla yineliyoruz. Savunmaya, kadına, hayvanlara ve yaşama yönelen hiçbir şiddete alışmayacağız, hiçbir saldırıyı normalleştirmeyeceğiz. Hukukun üstünlüğü ve yaşam hakkı mücadelesinden geri adım atmayacağız" sözlerine yer verdi" ifadelerini kullandı.





