Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair yasa teklifi, tarım arazileri ve hobi bahçelerinin geleceği ile ilgili farklı yorumlara neden oldu.
AYŞE METİN KONULARA AÇIKLIK GETİRDİ
Kanun teklifi ile ilgili tartışmalara açıklık getiren Ziraat Mühendisi Ayşe Metin, aylardır sosyal medyada yürütülen tartışmaların artık kanun teklifi haline gelen bir mesele olduğunu belirterek, “Teklifin gerekçesinde büyükşehirlerin çevresindeki verimli tarım arazileri, çiftçilerin elinden çoğu zaman değerinin altında alınıyor. Sonra bu araziler kooperatif, şirket veya benzeri yapılar üzerinden fiilen parçalara ayrılıyor. Ardından da hobi bahçesi, bağ evi, doğa yaşam alanı gibi isimlerle pazarlanıyor. Oysa bu alanların önemli bir kısmı gerçek tarımsal üretim için değil; hafta sonu evi, yazlık, sayfiye alanı, prefabrik ev, havuzlu kaçak yapı gibi amaçlarla kullanılıyor” diye konuştu.
AF DEĞİL, TOPRAK BÜTÜNTÜĞÜ VURGUSU
Kanun teklifinde dikkat çeken noktaları da anlatan ZMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Metin, şunları söyledi: “Tarım arazileri hukuken bölünemediği için bazı yapılar, bu yasağı kooperatif üyeliği ve hisseli kullanım modeliyle aşmaya çalışıyor. Yani tapuda tarla olarak duran yer, sahada fiilen küçük küçük parsellere bölünmüş yaşam alanına dönüştürülüyor. Bu nedenle teklifin amacı hobi bahçelerine af getirmek değil. Tam tersine; Tarım arazilerinin kooperatif kılıfıyla parçalanmasını engellemek, tarım dışı kullanımın önüne geçmek, izinsiz yapılaşmayı caydırmak, kaçak yapılara elektrik, su, doğalgaz götürülerek meşruiyet algısı oluşturulmasını önlemek ve verimli tarım topraklarını gelecek nesiller için korumak."
İŞTE TEKLİFİN ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLARI
Yasa teklifinin öne çıkan başlıklarını sıralayan Metin, öyle devam etti:
“Kooperatiflere sınırlama getiriliyor. Tarımsal amaç taşımayan kooperatiflerin, tarım arazilerinde mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinmesinin önüne geçilmek isteniyor. Tarımsal amaçlı kooperatifler için ise Bakanlık izni şartı gündeme geliyor.
Tarım dışı kullanım cezaları ağırlaştırılıyor. Tarım arazisini izinsiz şekilde amaç dışı kullananlara yönelik yaptırımların artırılması hedefleniyor. Bu, “nasıl olsa cezasını öderim” mantığını bitirmeye yönelik bir adım.
İzinsiz yapılara altyapı hizmeti engelleniyor. Elektrik, su ve doğalgaz aboneliği verilmesi, kaçak yapılara “devlet tanımış gibi” bir görüntü oluşturuyor. Teklifte bu algının önüne geçilmek isteniyor.
Hobi bahçesi adı altında yapılan fiili parselasyon hedef alınıyor. Tapuda bölünemeyen tarım arazisinin sahada çitlerle, yollarla, küçük evlerle ve altyapıyla bölünmesi artık açıkça sorun olarak tanımlanıyor."
KANUN TEKLİFİ İLE YEN BİR İMAR AFFI MI GELİYOR?
“Bir insanın toprağı sevmesi, bahçe yapması, üretimle ilgilenmesi başka bir şeydir. Tarım arazisini parçalayıp üzerine kaçak yapı kondurmak, sonra da bunu “hobi bahçesi” diye pazarlamak bambaşka bir şeydir” diyen Ayşe Metin, “Bu teklifin gerekçesi de tam olarak bunu söylüyor. Bu bir imar affı değildir. Yapı kayıt benzeri yeni bir düzenleme değildir. Kaçak yapılara yasallık kazandırma girişimi değildir. Hobi bahçeleri kurtuluyor diye yorumlanacak bir metin değildir. Aksine, teklifin yönü çok açık: Tarım arazisi tarım için korunacak. Kooperatif kılıfıyla parselasyon yapılmayacak. Kaçak yapıya altyapı verilerek meşruiyet sağlanmayacak. Tarım toprağı rant alanına çevrilmeyecek” görüşlerine yer verdi.
KÖYLÜNÜN, ÜRETİCİNİN VE GELECEK NESİLLERİN HAKLARI
Meselenin birkaç kulübe meselesi olmadığını belirten ZMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ziraat Mühendisi Ayşe Metin, “Mesele gıda güvenliği meselesidir. Mesele tarım toprağının korunması meselesidir. Mesele köylünün, üreticinin ve gelecek nesillerin hakkıdır. Kısacası: Hobi bahçesi adı altında tarım arazisini parçalayıp kaçak yapılaşmaya açan sistem, artık yasa teklifinin gerekçesinde açıkça tarif edilmiştir. Bu teklif af değil; tarım arazilerini korumaya yönelik bir yaptırım düzenlemesidir” ifadelerini kullandı.


