Antalya Barosu, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ve Kahramanmaraş’ta son 24 içerisinde meydana gelen okul saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Peş peşe yaşanan saldırıların ardından yetkililere seslenen Antalya Barosu, acil önlem alınması gerektiğine dikkat çekti.
“HIZLI VE CAYDIRICI SÜREÇLERİN İŞLETİLMESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR”
bireysel silahlanmadaki artış ve şiddet araçlarına erişimin kolaylaşmasının bu durumlarda daha ağır sonuçların yaşanmasına neden olduğuna dikkat çeken Antalya Barosu, “Çocukların, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını korumak, devletin en temel yükümlülüklerinden biridir. Bu kapsamda, gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınması; sorumlular hakkında etkin, hızlı ve caydırıcı süreçlerin işletilmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.

“TOPLUMUN BÜTÜNÜNÜ ETKİLEYEN CİDDİ BİR SORUNDUR”
Okul saldırılarına ilişkin resmi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı açıklamada bulunan Antalya Barosu şu ifadelere yer verdi:
“Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen saldırının ardından, kısa süre içinde Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda benzer bir olayın yaşanmış olması, eğitim ortamlarında şiddetin geldiği noktayı kaygı verici biçimde gözler önüne sermektedir. Eğitim kurumları, çocukların kendilerini güvende hissetmeleri gereken, kişilik gelişimlerinin desteklendiği ve toplumsal değerlerle buluştukları alanlardır. Bu alanlarda yaşanan şiddet olayları, yalnızca mağdurları değil, toplumun bütününü etkileyen ciddi bir sorundur.
“KAPSAMLI POLİTİKALARIN HAYATA GEÇİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ GÖSTERMEKTEDİR”
Toplumdaki şiddet ikliminin bir an önce sona erdirilmesi aile, eğitim sistemi ve kamu politikalarının birlikte ele alınmasını gerektiren çok yönlü bir meseledir. Bu tür olayların artış göstermesi, koruyucu ve önleyici mekanizmaların yetersizliğine işaret etmekte, çocukların ve bireylerin fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü önceleyen kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini göstermektedir.

“ETKİLİ DENETİM MEKANİZMALARININ KURULMASIYLA MÜMKÜNDÜR”
Öte yandan, bireysel silahlanmadaki artış ve şiddet araçlarına erişimin kolaylaşması, bu tür olayların daha ağır sonuçlar doğurmasına neden olmaktadır. Toplumsal güvenliğin sağlanması, şiddeti besleyen koşulların ortadan kaldırılması ve etkili denetim mekanizmalarının kurulmasıyla mümkündür.
“GEREKLİ ÖNLEMLERİN GECİKMEKSİZİN ALINMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR”
Çocukların, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını korumak, devletin en temel yükümlülüklerinden biridir. Bu kapsamda, gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınması; sorumlular hakkında etkin, hızlı ve caydırıcı süreçlerin işletilmesi büyük önem taşımaktadır.

“MEB VE YETKİLİLER SORUMLULUĞUN KENDİLERİNDE OLDUĞUNU HATIRLAMALIDIR”
Eğitim ortamlarında şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ve yetkililer sorumluluğun kendilerinde olduğunu hatırlamalı, esas görevlerini gerçekleştirmelidir.
“YETKİLİ TÜM KURUMLARI SORUMLULUK ALMAYA DAVET EDİYORUZ”
Çocukların, öğrencilerin ve yurttaşların güvenli, sağlıklı ve özgür bir eğitim ortamında yetişebilmesi için yetkili tüm kurumları sorumluluk almaya, ülkemizin bir şiddet toplumuna dönüşmemesi için tüm idari ve psikolojik tedbirleri yerine getirmeye, yetkilileri saldırılarla ilgili ihmali bulunan kamu görevlileri dahil olmak üzere tüm sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütme konusunda adımlarını ivedilikle atmaya davet ediyoruz.”





