Yanı başımızda patlak veren savaşı TV başında anbean takip ediyoruz.
Biz bu senaryoyu daha önce de gördük, hem de çok yakın tarihte…
Rusya-Ukrayna savaşı!
Sanki savaşa biz girmiş gibi TL, döviz karşısında oldukça değer kaybetti ve savaşa giren ülkelerin yaşamadığı ekonomik zorluğu biz yaşadık.
Şimdi yine burnumuzun dibinde bir savaş cereyan ediyor.
Filistin-İsrail savaşı!
Ortadoğu’daki bu gerilim, ekonomi piyasasında kırılganlık, belirsizlik ve gelecekle ilgili enflasyon beklentisini artırır mı diye sorarsak karşımıza çıkan cevaplar şöyle oluyor:
Evet, maalesef tüm bu olumsuzlukların yaşanması muhtemel ve zaten hafta başında borsada gongun çalmasıyla birlikte döviz hızla yukarı yönlü bir tırmanış gösterdi.
Borsa İstanbul’da ilk işlem günü sert düşüşle başladı. Ortadoğu’daki gerilim nedeniyle BIST 100 endeksi açılışta yüzde 1,9 düşüşe imza attı.
Savunma sanayi alanında faaliyet gösteren şirketler dışındaki tüm şirketlerin hisselerinde düşüş gözlemlendi.
Dolarsa BIST 100 endeksinin tersine haftaya yükselişle başladı. Dolar kuru sabahın ilk saatlerinde 28 TL seviyesini üzerine uzandı.
Savaş çanlarının çalmasıyla birlikte yatırımcılar yine döviz ve altına yönelince olan yine bize oldu diyebiliriz.
Hem kuzeyde hem de güneyde ateş çemberi arasında kalan Türkiye’nin Rusya-Ukrayna ve Filistin-İsrail savaşlarına yönelik adımlarını çok tedbirli şekilde atması gerekiyor.
Zira Amerika ve Avrupa ülkeleri ekonomik maliyetlerden dolayı sıcak savaştan uzak durmayı tercih ediyorlar ve fatura bizim gibi ülkelere kesilebiliyor.
Hâlihazırda ekonomik sorunlarla boğuşan ülkemiz ve vatandaşlarımız için sırtımızdaki küfeye yeni yeni sorunlar, hayat pahalılıkları yüklemeye hiç gerek yok.
Ekonomistlere göre zaten uzatmaları oynuyoruz. Ekonomi bakanının değişmesiyle uygulamaya alınan yeni tedbirler dünya finansman şirketleri tarafından olumlu bulunsa da içerde vatandaş nefes almakta zorlanıyor.
Vatandaşın nefesini kesen etkenlerinse yüksek enflasyon, yüksek faiz, üretimdeki düşüş, girdilerdeki artış olduğunu hepimiz biliyoruz.
Yukarıdaki saydığım nedenlerden ötürü Rusya-Ukrayna savaşında dilimiz yeterince yandı ki artık yoğurdu üfleyerek yeme vakti geldi de geçiyor.
Lütfen, kimse Filistin çığırtkanlığı yapmasın. Orada bir vahşet yaşanıyor olabilir, İsrail taraftarı değiliz ama kendi vatanımızı koruyamazsak savunacak bir şeyimiz de olmaz. Önce biz güçlü olmalıyız ki mazlum milletlerin hakkını sonuna kadar savunalım.
Biz ekonomik bağımsızlığımızı kaybedersek bırakın Filistin’i savunmayı bir Filistin gibi olmamız içten bile değil.
Şunu unutmamakta fayda var:
Evet, Filistin’in yanındayız. Türk olarak, Türkiye olarak asırlardır mazlum milletlerin yanında, ezenlerin-sömürenlerin karşısında olduk ve böyle olmayı da sürdüreceğiz.
Ama yanı başımızda çıkan her savaşta dünyanın en çok olumsuz etkilenen ekonomileri arasında ilk 3’e giriyorsak şapkayı önümüze koyma vakti gelmiştir.
Savaşlar eskisi gibi olmuyor. İlla topla tankla, bir yerleri yıkarak ya da insan öldürerek savaş kazanılmıyor.
Etrafımızdaki fiili savaşlarda hedef tahtasında biz de olabiliyoruz.
Döviz yükseliyor, yatırım kesiliyor, her şeyin fiyatı bir anda fırlıyor ve bir bakmışsın ülkeyi topsuz, tüfeksiz bir şekilde yabancı finansman şirketlerine ya da Katar gibi sermaye gruplarının insafına bırakmışsın.
Ondan sonra zaten sen esirsin, özgür değilsin…
Yok mu bunun örneği. En güzel örneği Antalya’da işte, gözünüzün önünde! 2-3 bin TL’ye oturduğunuz evlerden çıkarılmadınız mı? Ruslar, Ukraynalılar, Araplar sizin çıkarıldığınız evlere 15-20 bin TL’lere bedava diye oturmadı mı?
Onlar şehrin en güzel semtlerine çökerken, en güzel restoranlarında yemek yerken siz ekonomik olarak dibe vurup, akşam tencereye ne atacağınızın derdine düşmediniz mi?
Önce biz arkadaş!
Çığırtkanlık yapmayın yazdığım için kızabilirsiniz hiç sorun değil.
Tarih tekerrürden ibarettir. Biri düşer, Türk elinden tutar ayağa kaldırır. Ama Türk yere düşerse 70 millet bir olup ayağa kalkmasın diye üzerine üşüşür.
Onun için yazımın başlığında da belirttiğim üzere, bizim için ‘Bir Savaş, Bin Savaş’ demektir. Hep böyle olmuştur, böyle olmaya da devam edecektir.
Kalın sağlıcakla…