İlk çağlarda kentlerin yönetim merkezi ve kalbi sayılabilecek, en önemli devlet kurumlarının bulunduğu yere akropol denilmektedir.
Bir gün önce cimnezyum ve Tümülüsleri gezdikten sonra, ertesi gün Salihli arabalarıyla Sart’a yeniden geldim.
Bütün bunlardan sonra elbette ki Sart’taki en büyük Tümülüs veya en büyük anıt mezarın Krezüs’e ait olması gerekirdi diyebilirsiniz. Fakat Krezüs’ün nerede ve ne zaman öldüğüne dair kesin bir bilgi yo...
İlkçağın antik kentlerinde ölüler dünyasına verilen önemi, nekropol denilen kent mezarlıklarında görebiliriz. Sart’ta Akropolün batı yönünde tam karşısında, en az Akropol kadar dik ve yüksek bir tepe...
Cimnezyumu gezerken vakit hayli ilerlemiş olduğundan, Akropol’e çıkmayı ertesi güne erteleyerek, Lidya kral ve soylularının gömüldüğü Tümülüsleri görmek için yola çıktık.
Eski Yunanda etrafı revaklı avlularla çevrili, oldukça geniş spor alanları bulunan büyük ve görkemli binalardır cinezyumlar.
İzmir ve çevresinde bir geziyi planlarken, asıl görmek ve incelemek istediğim yer, Sart harabeleriydi.
Çeşmede en çok dikkatimi çeken şeylerden birisi de şehrin değişik yerlerinde bu biçimde pek çok heykelin bulunmasıydı.
Gerçi Çeşmenin adı her ne kadar 18 ve 19. yüzyıllardan kalan Anonim Çeşme, Kaymakam Çeşmesi, Molla Çeşmesi gibi tarihi çeşmelerinden kaynaklanıyorsa da en önemli yapısı Çeşme Kalesidir.
Çeşme’yi ilk kez, yetmişli yılların başında görmüştüm. Küçük, şirin bir sahil kasabasıydı. Sonra da bir daha görmedim. Bu yüzden İzmir’e dek gelmiş iken, hem Çeşme’yi de son haliyle bir kez daha görme...
İzmir çok büyümüş, nüfusu üç milyona yaklaşmış, otoyollar ve yeni otogar yapılmış; ama ne yapılırsa yapılsın, buralardan bakılınca, İzmir’in eski tadı kalmamış.
Aydın’dan çıktıktan sonra da Büyük Menderes Ovası, her anlamda genişleyerek batıya doğru ilerliyordu. Genişleyerek diyorum, çünkü ova genişliyor, yol otobana dönüşerek genişliyor, ürün çeşidi, verimi,...
Bu bağlantı sizi https://www.antalyagundem.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.