Herkesin bir işi vardı. Boş olmak bile bir işti. Çalışan çalıştığını bilir, zaman kendi seyrinde akar, geçerdi.
Son günlerde kiminle konuşsam, acı bir haberden, bir sorun ya da başka bir sıkıntıdan söz eder olduk.
Devrim yapılacak, herkes emeğinin hakkını alacak, insanlar arasında ki ekonomik, sosyal, siyasal, inançsal ve etnik köken ayrımcılığa son verilecekti.
Öyle bir döneme girdik ki, sebebi eğitim sisteminin bozulması mı, yoksa insanların ahlak ve etik değerlerinin yitirilmesi mi, anlamadım gitti.
Birçok keredir her yazdığımda, konuştuğumda söylüyorum, ne zaman olursa olsun, ne yazarsam yazayım, sonuçta BİR ŞEY DEĞİŞMİYOR; toplum da, siyasiler de, bazı aydınlar da, "Benim Oğlum Bina Okur Döner...
Bu kaçıncı "Kızılca Gün" Ankara’dayım yaşadığım, unuttum artık.
Sabah uyandığımızda, bir ayna bizi bulur ve bizi bize gösterir.
İnsan, bazen söze nereden başlaması gerektiğine karar veremiyor. Çünkü söylenen her söze yanıt olabilecek bir durum ve olaylar karşınızda hazırdır; hele bir de o kadar gelişme ve süreçten sonra bütün...
Bir başka söylem ile "Hamidiye Hicaz Demiryolu". Projeye 1900'lerin başında Dönem Osmanlı Dönemin Padişah II. Abdülhamid'in zamanında başlanır ve 1908'de, Şam ile Medine arasında inşa edilen 1.322 km...
Bir Kızılderili Atasözü der ki, "Bir suda iki balık kavga ediyorsa, oradan beş dakika önce uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir". Bu sözü kimin söylediğinin ve konunun da ne olduğunun bugün artık hiçbir...
Hani genel olarak herkes dünyada bir çok şeyin değiştiğini ve bunun da iyi ve güzelden yana olduğunu bilir ya, ben de böyle bilirdim. Böyle olmadığını görünce de hep aklıma;
Ne zaman bir şeyler yazmak istesem, klavye başına otursam, hemen bilgilerimi kafamda kontrol ettikten sonra, internetten de şöyle bir tarama yapmadan yazmaya başlamam.
Bu bağlantı sizi https://www.antalyagundem.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.