Merhaba, Orman yangınlarını yaşadığımız günlerde, yangınların dünyaya etkilerini yazmaya devam ettiğim bu köşe yazımda, toprağın görünmeyen yüzünde yaşananları anlatacağım sizlere.

Dünyaya saygı duyan, doğayı seven herkesin öğrenmesi ve kulaktan kulağa, yıllardan yüzyıllara insanlara aktarması gereken gerçeklikleri yazacağım. Toprağın sessiz çığlığını!

Toprak, yeryüzünü bir örtü gibi kaplayan; kayaçların fiziksel, kimyasal ve biyolojik yollarla aşınmasıyla oluşan, içerisinde canlıları, suyu ve havayı barındıran yaşayan dinamik bir katmandır. Sadece basit bir "kum veya çamur yığını" değil, gezegendeki yaşamın ve ekosistemin temel direğidir. Orman yangınlarında toprağın yanması ve aşırı yüksek sıcaklıklara maruz kalması, sadece yüzeydeki ağaçların yok olmasıyla sınırlı kalmaz; ekosistemin kalbinde zincirleme bir çöküşe yol açar. Toprak, canlı ve dinamik bir organizma gibi işlediği için orada yaşanan tahribat yüzünden, mikroorganizmalar yok olur, toprak altı canlılarının kaybı olacağından / solucanlar, karıncalar, böcekler ve larvalar gibi toprağı havalandıran ve organik maddeyi işleyen canlılar yok olduğu için toprağın kendini yenileme motoru durur. Besin döngüsü felç olur ve toprağın tabii bir "su filtresi" olma özelliği kaybolur. Yağmur suları süzülmeden, yangın sonrası oluşan toksik külleri ve ağır metalleri doğrudan nehirlerle, göllerle ve yeraltı su havzalarıyla buluşturur. Bu da sudaki ekosistemi ve içme suyu kaynaklarını zehirler. Ve daha birçok olumsuz etki… Hangi birini yazayım bilmiyorum ki! Sadece orman yandı arazi açıldı kaça satsak da köşeyi dönsek diyenlere söylüyorum, sadece orman yanmadı! Her şey yandı ve bu her şey bir ülkenin geleceği olduğu gibi galaksinin mavi küresinin geleceği. Yaşayacak başka bir gezegen mi buldunuz? Ayrıca niye dünyayı çöpe çevirip, yakıp yıkıp yok ederek yeni yer arıyorsunuz? Kime sordunuz dünyanın yok oluşunu hazırlarken, kime? Keşke biri cevap verebilse sorularıma…

1 santimetre kalınlığındaki üst toprak oluşumu 200 / 400 yıl sürerken, tarıma elverişli, katmanları tam gelişmiş olgun bir toprağın oluşması ise 3.000 ila 12.000 yıl arasında bir zaman alırken, toprağı yakmak için sadece 1 saniye zaman harcıyorsunuz. Ve tüm ekosistemi geri dönülmeyecek şekilde tahrip ediyorsunuz. Ne için? Otel mi? Ev mi, villa mı? Beton için mi yakıyorsunuz dünyanın kabuğunu…

Orman yangını denince ilk aklımıza gelen ağaçların ve çalıların alev alması, oysa yangının en tehlikeli boyutu "Toprak Altı (Örtü/Torf) Yangınları". Biyolojik Olarak Toprağın Yanması sonucunda toprağın en üst katmanında yıllarca biriken kurumuş yapraklar, dal parçaları ve çürümüş organik maddeler için için yanarak kora dönüşür. Aylarca toprak altında ilerleyebilir ve bu ilerleme sırasında toprağın canlılığını sağlayan tüm mikroorganizmaları, mantarları, solucanları ve tohumları yok eder. Yani sessiz yok oluş başlar, insan gözünün görmediği bir yok oluş!

Bir orman yandığında toprak yanar, toprak yandığında verim yok olur, su kirlenir. Bir orman yandığında dünyanın ciğerleri yok olur, nefes alamaz dünya. Bir orman yandığında vahşi yaşam evsiz kalır. Bir orman yandığında ekosistem çöker. Bir insan bir orman yaktığında artık insan değildir sadece bu yüzyılın para esiridir, kötüdür. Dünyaya kötü davrananlara, silahlanmaya, kötülüğe ses çıkarın! Korkmayın! Yoksa yaşayacak bir dünya kalmaz… Doğanın sessiz çığlığına kulak verin! Her değişime ayak uyduran doğanın bilgeliği ve Sanatın ışığında yeniden görüşene dek sağlıkla ve sevgiyle…